İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Müderris

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 240 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya’da Kapancızâde Medresesi müderrisi İnepazarlı el-Hâc İsmâil Hakkızâde Mustafa Efendi’nin mahdûmudur. 1274’de doğdu. Usûlen Hâcezâde İbrâhim Efendi’nin dersine müdâvim ve ondan mücâz oldu.

1294’de pederinin vefâtı ile mahlûlünden Kapancızâde ve Torumtay Medreselerinin nısfına irsen müderris olup müderris unvanı ile iştihâr etdi. Birâderi Abdülkerîm Efendi bu nısf-ı tedrîsde müşterekti. 1324’de belediye a’zâsı olup, 1347’de vefât etdi. Halûk, âkil, ilmi kalîl idi. Birâderi kendisinden âlimdi. Oğlu Mustafa Efendi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya'da Kapancızâde Medresesi müderrisi İnepazarlı Hacı İsmâil Hakkızâde Mustafa Efendi'nin oğludur. 1274'te [1857-58] doğdu. Usulüne uygun olarak Hâcezâde İbrâhim Efendi'nin dersine devam etti ve ondan icazet aldı.

1294'te [1877-78] babasının ölümüyle boşalan görevden, Kapancızâde ve Torumtay Medreseleri'nin yarı müderrisliğini miras yoluyla alıp müderris unvanıyla tanındı. Kardeşi Abdülkerîm Efendi bu yarı müderrislikte ortaktı. 1324'te [1906-07] belediye üyesi oldu, 1347'de [1928-29] vefat etti. Yumuşak huylu, akıllı, ilmi az bir kişiydi. Kardeşi kendisinden daha bilgindi. Oğlu Mustafa Efendi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • usûlen: usulüne uygun biçimde, geleneğe göre
  • müdâvim: düzenli devam eden
  • mücâz: icazet almış, ders vermeye yetkili
  • mahlûl: boşalmış görev
  • nısf: yarı
  • irsen: miras yoluyla
  • iştihâr etmek: ün kazanmak, tanınmak
  • halûk: yumuşak huylu
  • âkil: akıllı, aklı başında
  • kalîl: az

Torumtay Medresesi: Gökmedrese

Metinde adı geçen Torumtay Medresesi, Amasya'da Gökmedrese ya da Torumtay Camii adıyla bilinen yapıyla aynı olmalıdır. Yapı, girişinin medrese olarak kullanılması ve bitişiğindeki türbenin mor firuze renkli çini ve sırlı tuğlalarla süslenmesi nedeniyle bu adı almıştır. Yaptıran, II. Gıyâseddin Keyhusrev zamanında Amasya valiliğine getirilen Seyfeddin Torumtay'dır. Torumtay'ın yaptırdığı türbe, binadan bir sokakla ayrılmıştır ve 677 (1278-79) tarihlidir. Yerinden sökülen kitabesi bulunamadığı için caminin kesin inşa tarihi bilinmez. Torumtay'ın düzenlediği vakfiye 665 (1266-67) tarihini taşıdığından yapının en geç bu yıl içinde bitirildiği kabul edilir.

Vakfiyede "Gökmedrese" olarak anılan yapı, kendi çağında hem medrese hem cami olarak kullanılmıştır. Dışa kapalı, kalın kesme taş duvarlarıyla Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşır. Yapıda yalnızca 1316 (1898-99) tarihli bir onarım kitabesi bulunur. Bu tarih, Hüsameddin'in anlattığı Ahmed Efendi'nin yarı müderrislik yaptığı yıllara denk gelir. Gökmedrese maddesinin kaynakçası, Amasya Tarihi'nin 1986 tarihli baskısına (I, s. 132-133 ve 240) atıf yapar. Camiye bitişik türbe tuğla kasnağındaki mor ve firuze sırlı tuğla ve çini süslemeleriyle dikkat çeker. İçinde yedi sandukanın bulunduğu bu türbede kimlerin yattığı bilinmemektedir. Cümle kapısının bugün Amasya Müzesi'nde bulunan, kabartma kündekâri tekniğindeki kanatları Selçuklu ahşap işçiliğinin iyi bir örneği sayılır.

Kapancızâde Medresesi

Kapancızâde Medresesi'ne dair araştırmalarda ayrıntılı bir bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in anlatımına göre bu medrese ile Torumtay Medresesi'nin müderrisliği yarı hisseler hâlinde verilmiş, 1294'te [1877-78] hisse babadan oğula geçmiş, kardeşler görevi paylaşmıştır. Hüsameddin'in "irsen müderris" demesi bu uygulamayı gösterir. Bu bilginin başka bir kaynakta doğrulanması mümkün olmadı. Medresenin bugünkü durumu hakkında da bir kayda rastlanmadı. Hüsameddin'in verdiği 1294 ve 1347 yılları 1877-78 ile 1928-29'a karşılık gelir; Ahmed Efendi'nin müderrisliği Osmanlı'nın son çeyreğinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanır.

Amasya Medreseleri ve Müderrisleri

Amasya'da kırktan fazla medrese bulunduğu bilinir. Selçuklu döneminde Halifet Gazi, Gökmedrese, Alaca Yahya ve Ata Bey gibi medreseler yapılmış, şehir bölgenin başlıca eğitim merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı döneminde bu birikim sürmüş, Amasya "Şehzadeler şehri" olarak anılmıştır. II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) ilmiye mensuplarının bilgileri Meşîhat Arşivi'nde kayda geçirilmiştir. Bu arşive dayanan bir çalışma müderrislerin kimlik bilgilerini, hocalarını, okuttukları dersleri ve icazetnamelerini inceler. Çalışmada ele alınan sekiz müderris arasında Ahmed Efendi'nin adı geçmez. Aynı çalışmaya göre müderrislerin bir kısmı devlette önemli görevlere atanmıştır.

Başka Kaynaklarda

Başka kaynaklarda Hakkızâde Mustafa Efendi'ye, oğluna ve hocası Hâcezâde İbrâhim Efendi'ye dair bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.