Merzifon kazâsı dâhilinde Vâ’ize (Fâ’ize) köyünden İsmâil bin Hasan bin Ömer’in mahdûmudur. 1272’de doğdu. 1288’de Amasya’ya gelip Mehmed Paşa Medresesinde ikâmetle Gürcü el-Hâc Osmân Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek mücâz ve ders-i âm oldu.
Üstâdı müftü oldukta kemerbaşı, Mehmed Paşa Câmii imâm ve hatîbi şeyhü’l-kurra Hâfız el-Hâc Mehmed Efendi’nin vefâtında mahlûlünden [777] câmi-i mezbûra imâm ve kürsî şeyhi olduğu halde 1337’de vefât etdi. Âlim vâ’iz, halûk, kara yağız bir zât idi. Oğulları İstanbul’da iskân kalemi mümeyyizi Osmân Feyzi Bey ile kunduracı İsmâil Efendi’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifon kazasına bağlı Vâize (Fâize) köyünden, Ömer oğlu Hasan'ın oğlu İsmâil'in oğludur. 1272'de [1855-56] doğdu. 1288'de [1871-72] Amasya'ya gelip Mehmed Paşa Medresesi'nde kaldı. Gürcü Hacı Osman Efendi'nin ders halkasına devam ederek icazet aldı ve genel ders (ders-i âm) verecek yetkiye kavuştu.
Hocası müftü olunca kemerbaşı oldu. Mehmed Paşa Camii imamı ve hatibi, kıraat âlimlerinin şeyhi Hâfız Hacı Mehmed Efendi'nin ölümüyle boşalan görevine geçerek bu caminin imamı ve kürsü şeyhi iken 1337'de [1918-19] vefat etti. Bilgin, vaiz, yumuşak huylu, esmer bir kişiydi. Oğulları, İstanbul'da iskân kalemi denetmeni Osmân Feyzi Bey ile kunduracı İsmâil Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- mülâzemet: bir hocanın derslerine düzenli devam etme
- mücâz: icazet almış, ders vermeye yetkili kılınmış
- ders-i âm: camilerde halka açık ders veren görevli
- şeyhü'l-kurra: Kur'an okuyuş (kıraat) bilginlerinin başı
- mahlûl: boşalmış, sahibi ölmüş ya da ayrılmış görev
- câmi-i mezbûr: adı geçen cami
- halûk: yumuşak huylu, iyi ahlaklı
- mümeyyiz: denetleyici memur
- kemerbaşı: metinde bu görevin ne olduğu açıklanmıyor; ders halkasındaki bir öğrenci görevi olduğu düşünülebilir, kesin karşılığı doğrulanamadı
Kürsü Şeyhi Ne Demektir
Hüsameddin, Ahmed Efendi'nin Mehmed Paşa Camii'nde "imam ve kürsü şeyhi" olduğunu yazar. Kürsü, camilerde ve medreselerde vaaz ya da ders vermek için kullanılan, üstüne genellikle merdivenle çıkılan yüksekçe yerdir. Cuma günleri kalabalık cemaate namazdan sonra vaaz edilmesi Osmanlılar'da köklü bir gelenekti. Cuma hutbeleri o dönemde Arapça okunduğundan vaizler namazdan sonra hutbeyi açıklar, halka öğüt verirdi. Bu göreve "cuma vâizliği" ya da "kürsü şeyhliği" denirdi ve vakıf gelirlerinden maaş bağlanırdı.
İstanbul'daki büyük camilerde bu görevliler bir sıra izlerdi. En alt basamakta Eyüp Sultan Camii vaizliği, en üstte Ayasofya kürsü şeyhliği bulunurdu. Bu görevi yapanlar çoğu zaman bir tekkenin de şeyhi olduklarından "şeyh" diye anılırdı. Kaynaklarda kürsü şeyhlerinin şeyhülislâmlık makamınca atandığı belirtilir. Aynı vaizlerin müderrislik, ders-i âmlık, müftülük ve imamlık gibi başka görevleri de birlikte yürüttüğü görülür. Amasya'daki bir mahalle camisinde "kürsü şeyhi" unvanının nasıl verildiğine dair bir bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in ifadesi, Ahmed Efendi'nin hem imamlık hem de vaizlik yaptığını gösteriyor. Başlıktaki "Kara Vâ'iz" adı, metindeki "kara yağız" tarifiyle uyuşur.
Mehmed Paşa Camii ve Medresesi
Ahmed Efendi'nin hem öğrenci hem imam olarak bağlı olduğu Mehmed Paşa Camii için bazı kaynaklarda şunlar yazılır: yapı Yeşilırmak'ın sağ kıyısında, Bimarhane'nin biraz aşağısındadır, caminin ana kapısı üzerindeki kitabenin 891 (1486) tarihini taşıdığı ve yaptıranın II. Bayezid'in Amasya valiliği sırasındaki vekili Mehmed Paşa olduğu yazılır. Bu bilgi tam metni okunamayan bir sayfadan alındığı için doğrulanamadı. Aynı kaynağa göre caminin karşısındaki medrese tamamen yıkılmıştır. Hüsameddin'e göre Ahmed Efendi'nin 1288'de [1871-72] Mehmed Paşa Medresesi'nde ikamet etmesi, medresenin 19. yüzyılın son çeyreğinde hâlâ öğrenci barındırdığını gösterir.
Amasya'nın Son Dönem Müderrisleri
Amasya'da kırktan fazla medrese bulunduğu bilinir. Şehir Selçuklu döneminden beri bölgenin önemli bir eğitim merkeziydi ve Osmanlı döneminde "Şehzadeler şehri" olarak anıldı. II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) ilmiye mensuplarının hayat bilgileri Meşîhat Arşivi'nde kayıt altına alınmıştır. Bu arşive dayanan bir çalışma, Amasya müderrislerinin icazetnamelerindeki hoca silsilesinin Ebû Saîd Muhammed el-Hâdimî'de birleştiğini, buradan Buhârî'ye ve Ebû Hanîfe'ye uzanan iki koldan sürdüğünü saptar. Ahmed Efendi'nin "icazet aldı" demesi de bu geleneğin içindedir. Çalışmada incelenen sekiz müderris arasında Ahmed Efendi yer almaz.
Başka Kaynaklarda
Başka kaynaklarda Vâize köyünden Ahmed Efendi'ye, ailesine ya da hocası Gürcü Hacı Osman Efendi'ye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 240–240. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Kürsü", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kursu
- "Ayasofya Kürsü Şeyhliği", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ayasofya-kursu-seyhligi
- "Cuma Vâizliği", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cuma-vaizligi
- Hasan Telli, "Meşihat Arşivi'ne Göre Amasya Müderrisleri", Kocatepe İslami İlimler Dergisi, 2024, https://acikerisim.aku.edu.tr/xmlui/handle/11630/12210
Diğer kaynaklar