Amasyalıdır. Dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından el-Hâc Hamza Ağa’nın ammizâdesi Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Hamza Ağa’nın zaman-ı ikbâlinde İstanbul’a gidip tahsîl-i ilm ü edeb ederek Bâb-ı âlîye girdi. Bir müddet Edirneli Bıçakçızâde Kara Mehmed Efendi’den ve bunun vefâtında Çankırılı Abdulkadir Hamdi Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı aldı.

Ba’dehû Ak Hasanzâde el-Hâc Halîl Paşa’nın divân kâtibi olup vezîr-i müşârün-ileyhin irtihâlinde Amasya’ya geldi [396] Sultân Bâyezîd İmareti havâlîsinde kâin hattât odasında ta’lîm-i şakirdân ile iştigâl edib sonra evkâf-ı sultânîye kâtibi olduğu halde 1214’de vefât etdi.

Ârif, müeddeb, hattât-ı meşhûr idi. Sûlüs ve nesihde mahâret-i tâmmesi olduğu elde edilen mukattaâtından anlaşıldı. Mahdûmu es-Seyyid Abdulhalîm Efendi de hattât idi. Şakirdânından Maydanozcuzâde es-Seyyid Halîl Zühdi ve Kâtibzâde es-Seyyid Kâmil Ahmed Efendi de hattât-ı meşhûr idiler.