Amasyalıdır. Kâdızâde İlyâs Efendi’nin mahdûmu olup hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ve ma’ârif tahsîl ederek İstanbul’da mâliye kalemine girdi. Orada tefeyyüz ederek [390] mukâta’a kâtibi oldu. 1006 senesi şevvâlinde Amasyalı Gonçazâde Hızır Paşa vezâretle Mısır vâlîsi oldukta dîvân kâtibi olarak beraber Mısır’a gitdi.
Orada emvâl-i Mısriyye’nin ıslâhına bezl-i makdûr ederek sıyt ü şöhret kazandı. Ba’dehû efendisi kubbe-nişîn olarak İstanbul’a geldikte beraber gelip vefâtına kadar hizmet-i kitâbetinde bulundu. 1018’de müşârün-ileyhin irtihâline binâ’en tezkire-i sadâret oldu.
1020’de Mısır defterdârı olup sânîyen Mısır’a gitdi. Orada yedi yıl kadar îfâ-yı hizmet ederek 1027’de Mısır ümerâsından oldu. 1035’de sânîyen Mısır defterdârı olup Lâdiklizâde Bayram Paşa’nın zamân-ı vilâyeti hitâma erdikte 1038’de azl edildi.
Ba’dehû ihtiyâr-ı tekâ’üd edib ba’zı hayrât ihdâsıyla emlâkini vakf edib 1044’de vefât etdi. “Vakf-ı Hasan-ı Rûmî-i Defterî” demekle meşhûr olan vakfı üç asır kadar devâm etdi. Hatt-ı siyâkatta mâhir, hattât, ma’âriften haberdâr idi. [391]