Amasyalıdır. Yörgüç Paşa vakfı mütevellîsi olan evlâdından Mehmed Bey’in mahdûmudur. Dergâh-ı âlî çavuşânı silkine dâhil olup hayli müddet tahsîlât-ı mâliyede istihdâm edildi. Nihâyet 1019 senesi rebîülevvelinde Amasya muhassılı ve zilhiccesinde Sivas defterdârı oldu.

Sivas vâlîsi Vezîr Ca’fer Paşa’ya kendisini sevdirdiğinden müşârün-ileyhin inhâsıyla 1021 senesi rebîülâhirinin on birinci günü Amasya sancâğı beyi olup defterdârlık uhdesinde kaldığından birâderi Hakalacı Mustafa Bey mütesellimi oldu.

1022 senesi şa’bânının evâsıtında vâlî Aydın sancâğına kaldırıldığı esnâda bu da Suğla sancâğına nakl edilip 1023 senesi şevvâlinde ma’zûlen Amasya’ya geldi. 1024 şa’bânında Çorum, 1026 saferinde Erzincan sancâğı beyi ve sene-i mezbûre şevvâlinde Kars ve 1028 senesi evâ’ilinde Batum Beylerbeyi oldu.

1029’da Mar’aş eyâletine nakl-i me’mûriyet edib [392]İstanbul’a geldi. Hâce-i Sultânî Amasyalı Ömer Efendi’nin mazhar-ı himâyesi olduğundan Mar’aş’a gidip halkın şikâyetlerini mûcib hareketleri Lehistân harbinden dolayı geçiştirildi. 1031 senesi evâ’ilinde azl edilip recebte vak’a-i Osmâniyye zuhûruyla Amasya’ya gönderildi. Üç yıl kadar menkûb olup 1034’de Ankara mutasarrıfı oldu. Bir sene sonra azl edilip Sonisa’da tekâ’üd vazîfesiyle ikâmet etdirildi.

1038’de Şehr-i zor Beylerbeyi olup sadr-ı a’zam Hüsrev Paşa’nın ma’iyyetinde Irâk harbine me’mûr oldu. 1040 senesinde ma’zûlen Amasya’ya gelip ceddinin vakfı tevliyetiyle tekâ’üdü icrâ edilip 1045’de vefât etdi. Mahdûmları Mehmed, Mustafa beylerdir.