Köprülüdür. Köprü meşâyihinden Şeyh Mehmed Çelebizâde Hüseyin Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’da Uzun Müderris Mehmed Efendi’nin halka-i tedrîsinde ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu. Köprülü Mehmed Paşa’nın sadâretinde İstanbul’a gitdi.

1070’de sadr-ı müşârün-ileyhin ferâşet vekîli olduğu hâlde Hicâz’a gidip Mekke-i Mükerreme’de yıllarca mücâvir ve Harem-i şerîfte müderris olup kaldı. Ba’dehû Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın ferâşet vekîli ve Süleymaniye müderrisi ve 1086’da şeyhü’l-harem oldu.

1091’de şerîf-i Mekke’nin arzıyla ma’zûl olup, Medîne-i Münevvere’ye gitdi. 1093’de şerîf Ebu’l-Berekât’ın irtihâli üzerine sânîyen şeyhü’l-harem olup Mekke-i Mükerreme’ye avdet [426] etdi. Mekke şerîfi olan İbrâhim Efendi zamânında huzûr gördü.

1095 senesi evâ’ilinde kendisini tutan Sadr-ı a’zam Merzifonî Kara Mustafa Paşa’nın i’dâmından pek müte’essir olup Şerîf İbrâhim’in azliyle Şerîf Ahmed Mekke-i Mükerreme emîri oldukta te’essürü arttı. 1096 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Âlim, kâmil, natûk, vâ’iz, müdebbir, sahî bir zât olup ehl-i Mekke’nin teveccühâtını kazanmışdı.

Mahdûmu Mehmed Mekkî Efendi kibâr-ı fuzalâdan olup Mekke-i Mükerreme’de müfti’l-Hanefiyye olmuştu. Bunun mahdûmları vüzerâdan Hüseyin Paşa ile Ya’kûb Efendi “Mekkîzâde” demekle meşhûrdur. Ya’kûb Efendizâde eş-Şeyh Mehmed Efendi ve Hüseyin Paşazâde Mehmed Bey 1190’da Mekke-i Mükerreme a’yânından idiler.