Amasyalıdır. Kibâr-ı züamâdan Küçük Ali Bey’in mahdûmu olup evâil-i hâlinde Enderûn Sarayına girdi. Orada Baltacı ocağına kaydedilib ta’lîm ve terbiye gördükden sonra tefeyyüz ederek Baltacılar kethüdâsı oldu.

Bu esnâda Kayseriyyeli “Kalaylıkoz” demekle meşhûr Ahmed Paşa ile ülfet ve yekdiğerine muhabbet eylediğinden 1099 senesi muharreminde tebeddül-i saltanât üzerine azl ve saraydan ihrâç edildi. Bir kaç mâh sonra Ahmed Paşa kapudân-ı deryâ oldukda dâiresine girib kethüdâsı oldu.

1104’de Ahmed Paşa’nın Sivas Valiliği esnâsında Sivas mütesellimi olup geldi. 1108’de paşasının ref-i vezâretiyle [94] nefyinde Amasya’ya gelip 1109’da Sivas, Amasya, Çorum sancaklarının bedel-i südciyân mukâtaâsı mültezimi oldu. Beş yıl devam eden bu iltizâm sayesinde hayli servet ü sâmân edindi.

1114 senesi rebîülevvelinde Daltaban Mustafa Paşa sadrâzam oldukda ser-çeşme olup 1115 senesi cumâdelâhiresinin on birinci günü bâ-rütbe-i mîr-i mîrâni Amasya sancâğı mutasarrıfı ve 1116 senesi cumâdelûlâsının yirmi sekizinci günü efendisi Ahmed Paşa sadrâzam oldukda cumâdelâhiresinin sekizinci günü rütbe-i vezâretle Bursa muhâfızı oldu.

1116 senesi recebinde yeniçeri ağası olarak İstanbul’a gelip şa’ban-ı şerîfin yirmi yedinci günü efendisinin sadâretden azlini müteâkib azl edilerek mansıb-ı evveli olan Bursa sancâğı muhâfazasına gönderildi.

1118 senesi cumâdelûlâsında Mısır vâlîsi olup 1119 senesi cumâdelâhiresinde azl edildi. Bu esnâda yolda gelirken vefât etdi. Erbâb-ı basiretden kabil-i istihdâm bir zât idi. [95]

Râşid Mehmed Efendi Târih’inde(c.3 s.153) Sadr-ı a’zam Kalaycıkoz Ahmed Paşa’nın kethüdâsı ve sadâretinde vezâretle Bursa muhâfızı olan sâhib-i terceme “Asitâneye davet ve yeniçeri ağalığı ihsânıyla hukûk-ı kadîmeye riâyet edilen Bosnavî Hüseyin Paşa” diyor ve azlini nakl ederken “Vezîr-i a’zam-ı sâbık Kalaylı Ahmed Paşa irâdesiyle yeniçeri ağası olan Bosnavî Hasan Paşa azl olunub yine mansıb-ı evveli olan Hüdavendigâr sancâğına gitmek fermân olundu.” diye yazıyor.

Burada iki sehv-i kalem vardır. Birincisi Kalaylı Ahmed Paşa’nın kethüdâlığından tefeyyüz eden Küçük Alizâde Hüseyin Paşa’dır. Hasan Paşa değildir. İkincisi bu Hüseyin Paşa’nın Amasyalı olduğu kuyûd-ı mâliye ve sicillât-ı şer’iyye ve evlâd ve akrâbasının Amasyalı olmasıyla sâbitdir. Bosnalı değildir. Bosnalı Hüseyin Paşa da başkâdır.

Çünkü Hüseyin Paşa, Küçük Ali Bey’in en küçük oğludur. Büyükleri Ahmed, Mehmed, Hasan Beylerdir. Bu Ahmed Bey’in mahdûmu Yeğen Ali Bey vezîr [96] müşarün ileyhin hem yeğeni, hem dâmâdı idi. Yeğen Ali Bey’in evlâdı bugüne kadar yeğenzâdelikle meşhûrdur.

Hüseyin Paşa’nın kızı Fatıma Hânım Amasya’da ikâmet ederek 1148’de Mehmed Paşa Mahallesi’nde bir medrese binâ edib emlâkını bu medrese mesâlihine vakfederek vakfının tevliyetini kendisinden sonra Yeğen Ali Beyzâde İbrâhim Bey’e ve bunun evlâdına şart ve müderrisliğine de ulemâdan Hâfız Hüseyin Efendi’yi tayin etdiği kuyûd-ı vakfiye ile sâbitdir.