Köprülüdür. Köprülü Mehmed Paşa ana bir kardaşı Kozlıcalı Ali Ağazâde Amca Hasan Ağa’nın mahdûmudur. Köprü’de doğdu. 1067’de pederiyle beraber İstanbul’a gidip tahsîl-i ma’ârifden sonra ibtidâ Köprülü Mehmed Paşa’nın birâderzâdesi Hüseyin Bey’in kerîmesi Âmine Hânım ile evlendi.
Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın sadâretinde mektubî-i sadr-ı âlî kaleminde hulefâdan olup “Hüseyin Çelebi” demekle [87] iştihâr etdi. Kayın pederinin Cidde Beyi ve şeyhülharem olduğu esnâda Hicâz’a gidip geldi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed ve Kara Mustafa Paşalar’ın sadâretlerinde bol bol iltifât ve i’zâza nâil olduğu halde terakki yüzü göremedi.
Muahharan halîlesinin vefâtıyla pederinin akrabasındân Süleyman Paşa’nın kerîmesi Emine Hânım ile teehhül edib müreffeh bir hayat içinde imrâr-ı hayat etmekde iken Merzifonî Kara Mustafa Paşa’nın i’dâmı üzerine Sadr-ı a’zam olan Kara İbrâhim Paşa’nın nazar-ı dikkatini celb ediyordu.
Çünkü Köprülü hânedânına sadr-ı müşârün-ileyhin adâveti var idi. 1095 senesi rebîülâhirinde Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa’nın ref-i vezâretiyle tekâüde sevki ve Kara Mustafa Paşa’nın yeğeni olup Şehr-i Zor Beylerbeyi olan Hüseyin Paşa’nın katli üzerine Şehr-i Zor beylerbeyi oldu.¹⁴
1097 senesi cumâdelûlâsında Sadr-ı a’zam Sarı Süleyman Paşa’ya pederinin ricâsı üzerine Çardak muhâfızı olarak İstanbul’a gelip sonra Çanakkale’ye gitdi. Orada üç [88] yıldan ziyâde mensî bir halde kaldı.
1099 senesi gurre-i recebinde Seddü’l-bahr muhâfızı olan vezîr Tekfurdağlı Mustafa Paşa sadrâzam ve tersâne emânetinden kethüdâ-yı sadr-ı âlî olan Çelebi Mehmed Ağalarla öteden beri hüsn-i ülfet ve muâşereti var idi.
1100 senesi şa’banında Seddü’l-bahr muhâfızı Suyolcu Vezîr Ali Paşa’nın irtihâline binâen şu iki zâtın himmetiyle bâ-rütbe-i vezâret Seddü’l-bahr muhâfızı oldu. 1101 muharreminde sadrâzam olan Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa’nın zaman-ı sadâretinde ikbâl yüzü görüb 1102 senesi şa’banında rikâb-ı hümâyûn kâ’im-makâmı olarak İstanbul’a geldi.
1104 senesi şa’banında Merzifonî Hacı Ali Paşa’nın sadâretden azl edildiğinden birkaç mâh sonra kâ’im-makâmlıktan azl edilib Seddü’l-bahr muhâfazasına iâde edildi. 1105 senesi cumâdelûlâsında İstanbul kâ’im-makâmı olup geldi. Fakat şevvâlin evâsıtında sâlisen Seddü’l-bahr muhâfızı olarak iâde edildi.
1106 senesi cumâdelûlâsının ondördüncü günü [89] kâpudan-ı deryâ olup geldi. Ancak cumâdelâhiresinde tebeddül-i saltanât ve ba’dehû istilâya marûz olan Sakız’ın fethi ve tahliyesinde Mezamorta Hüseyin Ağa’nın küllî hizmeti sebk eylediğinden ramazân-ı şerîfin evâhirinde Hüseyin Ağa kapudân-ı deryâ oldukda Sakız muhâfızı olarak gitdi.
1107 senesi şevvâlinde Konya ve Adana vilâyetlerine vâlî olup Rûmeli ordusuna me’mûr ve 1108 senesi saferinde Belgrad muhâfızı oldu. 1109 senesi saferinde şehîd olan Elmas Mehmed Paşa’nın yerine rebîülevvelinin ikinci günü sadrâzam oldu.
Tam beş yıl, bir ay, on gün mesned-i sadâretde kalıb devletin menâfiine hâdim olan bir sulhe muvaffak oldu.
Hayfâ ki Şeyhülislâm Erzurumî es-Seyyid Feyzullah Efendi’nin nüfûz-ı istiklâl harekâtına mâni olması ve öteden beri esdıkâ-yı muhibbânından olan Kıblelizâde Ali Bey’in müşârün-ileyhin nüfûzuyla bağdeten katli merakına dokunduğundan 1114 senesi rebîülâhirinin onikinci günü isti’fâ edib sadâretden çekildi. [90]
Ba’dehû Edirne’den kalkıb hasta olduğu halde Silivri kurbunda vâkî çiftliğine geldi. 1114 senesi rebîülâhirinin selhinde dâr-ı bekâya irtihâl edib na’şı İstanbul’a nakl edilerek Sarâchâne başında kâin Dârulhadîsi ittisâlindeki türbesine defn edildi.
Sadr-ı müşârun-ileyh gâyet dindâr, âkil, müdebbir, umûrunda basiretkâr âl-i cenâb, kerîm, sâhib-i hayrât bir zât idi. Bu gibi zevâtın müsâderesi devletce müttehaz olan usûle muhâlif olduğu halde vefâtından sonra Şeyhülislâm Efendi’nin nüfûzuyla bilcümle emvâl ve emlâki müsâdere ve etbaı bile habs ve müsâdere edildi.
Ancak sadr-ı müşârün-ileyh, hayatında Sarachâne başında yaptırmış olduğu Dârulhadîs medrese-i âliyesiyle mescid-i şerîfi ve dârü’l-kurrâsı ve sebili ve türbesi mesâlihine vakf eylediği emlâki müsâdereden masûn kaldı erkek evlâdı olduğu anlaşılamadı. Kerîmeleri Ayşe, Sulhiye Hânımlar ve dâmâdı Amasyalı Rus Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa’dır. Eniştesi Ali Efendi ricâldendir. [91]
Ayşe Hânım, zevci Ahmed Paşa’nın vefâtından sonra Ali Paşazâde İbrâhim Bey’e vardı. 1124’de Süleymaniye civârında güzel bir Dârulhadîs binâ edib emlâkini vakf ederek vakfiyesini tanzîm etdirdi. 1138’de vefât edib vakfına zevci İbrâhim Bey ve ba’dehû mahdûmu Ahmed Bey mütevellî oldu.