İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · İKİNCİ DEVRE

İbrâhim Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 528–529 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Sâbık mîrlivâdır. Zûr-ı bâzûsuyla gelip 1015 senesi saferinin yirmi birinci günü Amasya sancağı beyi olduğunu i'lân ve bir kıt'a fermân ibrâz etdi. Amasya erkânı âkıbet-i hâle intizâren inkıyâda mecbûr oldu.

On gün sonra ya'nî rebî'ulevvelinin ikinci günü taraf-ı pâdişâhîden me'mûren bostancıbaşı Hızır Ağa Amasya'ya geldi. Zât-ı şâhânenin Îrân harbine gideceğini ve Amasya'ya geleceğini i'lân ederek Amasya sarâyını ta'mîre ibtidâr etdi.

Birkaç gün sonra da otuz beşinci bölükde mukayyed sipâhî meşâhîrinden Şeytânoğlu İbrâhim Ağa Amasya kethüdâyeri ve iki yüz seksen birinci bölükde mukayyed sipâhî müteneffizânından Murâd Çavuşoğlu Alî Ağa Kedağra [369] (Köprü), Havza ve Merzifon sipâhîlerine kethüdâ olup geldi.

Amasya alaybeyisi Seydî Beyzâde Alî Bey, meşâhîr-i zu'amâdan ve yiğitlerdendi. Bunlar, İbrâhim Bey'in gözünü oldukça korkutacak adamlardı. Hızır Ağa'nın vürûdu ve Sultân Ahmed'in azîmeti haberi İbrâhim Bey'i fenâ sarsdı.

İbrâhim Bey, derhâl tertîb ve takdîm etdiği ağır hediyelerle Hızır Ağa'ya yanaşıp kendisinin sâdık bir devlet bendesi olduğunu arz ederek Hızır Ağa'nın teveccühâtını kazandı. Bu esnâda Sivas vâlîliğine Ahmed Paşa ta'yîn edilmişdi.

Bostancıbaşı Hızır Ağa, aldığı emir üzerine rebî'ulevvelin sonlarında İstanbul'a gitdi. İbrâhim Bey, Amasya sancağında mevki'ini te'mîn etdikden sonra eski hâline avdet ederek zulüm ve ceberûtunu artırdı.

1015 senesi cumadelûlâsında İbrâhim Bey, gûyâ Sivas beylerbeyi olduğunu iddi'â ederek sâhte bir fermân gösterdi. Sivas'a gideceğinden bahisle mütesellim ta'yîn etdiği kethüdâsı Bacı Süleyman Ağa'yı Sivas'a gönderdi.

Ahmed Paşa, derhâl sûret-i hâli bâb-ı âlîye yazdı. 11 cumadelâhire târîhinde aldığı fermân-ı âlîde bunun asıl ve esâsı olmadığı ve İbrâhim Bey'in azliyle yerine Amasya alaybeyisi Alî Bey'in ta'yîn edildiği bildirildi. [370]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Eski sancak beyidir. Kol gücüyle gelip 1015 yılı safer ayının yirmi birinci günü [1606-07] Amasya sancağı beyi olduğunu ilan etti ve bir ferman gösterdi. Amasya ileri gelenleri işin sonunu bekleyerek boyun eğmek zorunda kaldı.

On gün sonra, yani rebîülevvelin ikinci günü, padişah tarafından görevlendirilen bostancıbaşı Hızır Ağa Amasya'ya geldi. Padişahın İran savaşına gideceğini ve Amasya'ya uğrayacağını ilan ederek Amasya sarayını onarmaya girişti.

Birkaç gün sonra da otuz beşinci bölüğe kayıtlı ünlü sipahilerden Şeytânoğlu İbrâhim Ağa Amasya kethüdâyeri, iki yüz seksen birinci bölüğe kayıtlı sipahi ileri gelenlerinden Murâd Çavuşoğlu Alî Ağa da Kedağra (Köprü), Havza ve Merzifon sipahilerine kethüdâ olarak geldi.

Amasya alaybeyi Seydî Beyzâde Alî Bey, ünlü zeamet sahiplerinden ve yiğitlerdendi. Bunlar İbrâhim Bey'i oldukça korkutacak adamlardı. Hızır Ağa'nın gelişi ve Sultan Ahmed'in yola çıkacağı haberi İbrâhim Bey'i fena sarstı.

İbrâhim Bey hemen hazırladığı değerli hediyelerle Hızır Ağa'ya yaklaşıp kendisinin sadık bir devlet kulu olduğunu arz ederek Hızır Ağa'nın gönlünü kazandı. Bu sırada Sivas valiliğine Ahmed Paşa atanmıştı.

Bostancıbaşı Hızır Ağa, aldığı emir üzerine rebîülevvelin sonlarında İstanbul'a gitti. İbrâhim Bey, Amasya sancağında konumunu sağlamlaştırdıktan sonra eski hâline dönerek zulmünü ve baskısını artırdı.

1015 yılı cumadelûlâsında İbrâhim Bey, sözde Sivas beylerbeyi olduğunu ileri sürüp sahte bir ferman gösterdi. Sivas'a gideceğini bahane ederek mütesellim atadığı kâhyası Bacı Süleyman Ağa'yı Sivas'a gönderdi.

Ahmed Paşa durumu hemen Babıâli'ye yazdı. 11 cumadelâhire tarihinde aldığı yüce fermanda bunun aslı ve dayanağı olmadığı, İbrâhim Bey'in azledilip yerine Amasya alaybeyi Alî Bey'in atandığı bildirildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • sâbık mîrlivâ: eski sancak beyi
  • zûr-ı bâzû: kol gücü
  • bostancıbaşı: saray bostancı ocağının başı; padişah adına çeşitli görevlerle taşraya da gönderilirdi
  • alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahilerin komutanı
  • müteneffizân: sözü geçen, nüfuzlu kişiler
  • ceberût: baskı, zorbalık
  • gûyâ: sözde, güya

Sahte Ferman ve Sivas Beylerbeyiliği

Yıldızlı İbrâhim'in Sivas beylerbeyi olduğunu ileri sürerek sahte ferman göstermesi, Hüsameddin'in anlatımına göre Babıâli'nin tepkisiyle sonuçlanır. Mustafa Akdağ ise Celâlî başbuğlarına verilen görevleri sıralarken Yıldızlı İbrâhim'in Rum (Sivas) beylerbeyliğine atanmış göründüğünü belirtir. İki anlatı arasındaki bu fark, Akdağ'ın dayandığı belge burada incelenemediği için çözülemedi.

Padişahın Gelişi Haberi

Metindeki bostancıbaşının Amasya'ya padişahın İran seferine çıkacağı ve şehre geleceği haberiyle gelmesi, merkezin bölgedeki durumu denetim altına almak istediğini gösterir. Okuduğumuz kaynaklarda bu sırada Sultan Ahmed'in Amasya'ya geldiğine dair bir kayda rastlanmadı. TDV'nin Kuyucu Murad Paşa maddesine göre İran seferini ileri süren I. Ahmed olmuş, Murad Paşa ise önce Anadolu'daki âsileri ortadan kaldırmayı tercih etmiştir. Amasya sarayının hangi yapı olduğu da kaynaklarda belirtilmiyor.

Bölük Numaraları

Metinde sipahilerin "otuz beşinci" ya da "iki yüz seksen birinci" bölükte kayıtlı olduğu belirtilir. Akdağ'a göre Celâlî başbuğlarının adamları, sancak beyi olmuyorlarsa sipah ve silahtar bölükleri gibi kapıkulu bölüklerinden birine yazılıyor, böylece ulûfe ve yükselme imkânı elde ediyorlardı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 528–529. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

3. Cilt içindekiler