Amasya târîhinin ikinci devresiyle üçüncü devresi arasında hâsıl olan bir tezebzüb-i idâre demekdir. Amasya sancağında altı yıl devâm eden bu tezebzüb zamânında Amasya'nın idâresine ba'zen Osmanlı devleti ba'zen de erbâb-ı ihtilâl hâkim olmuşlardır.
Şâyân-ı dikkatdir ki zamân-ı fetretde erbâb-ı ihtilâlden ba'zılarının i'lân-ı istiklâl ederek nâmlarına sikke darb etdirdikleri ele geçen fermânlarda, [356] ahkâm defterlerinde mezkûr olduğu hâlde erbâb-ı ihtilâlin kendi nâmlarına hutbe okutdukları meskûtdur. Fetret zamânında Amasya'yı idâre eden beyler şunlardır:
Günümüz Türkçesiyle
Amasya tarihinin ikinci devresiyle üçüncü devresi arasında ortaya çıkan bir yönetim karışıklığı demektir. Amasya sancağında altı yıl süren bu karışıklık sırasında Amasya'nın yönetimine bazen Osmanlı devleti, bazen de isyancılar hâkim olmuşlardır.
Dikkate değer ki karışıklık döneminde isyancılardan bazılarının bağımsızlık ilan ederek kendi adlarına para bastırdıkları, ele geçen fermanlarda ve ahkâm defterlerinde anıldığı hâlde, isyancıların kendi adlarına hutbe okuttukları anılmamıştır. Karışıklık zamanında Amasya'yı yöneten beyler şunlardır:
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- fetret: iki dönem arasında yönetimin zayıfladığı, düzenin bozulduğu ara dönem
- erbâb-ı ihtilâl: isyancılar, ayaklanmanın önderleri
- sikke darb etmek: para bastırmak
- hutbe okutmak: cuma ve bayram hutbesinde bir hükümdarın adını anmak, yani onu egemen olarak tanımak
- ahkâm defterleri: devlet merkezinden taşraya gönderilen hükümlerin kaydedildiği defterler
- meskût: sözü edilmeyen, söylenmemiş
Hangi Dönem Kastediliyor
Hüsameddin'in "altı yıl" dediği ara dönem, kitabın bu bölümünün devamından anlaşıldığı kadarıyla hicrî 1011 yılında [1602-03] başlar ve Kuyucu Murad Paşa'nın Amasya'ya girdiği 1017 yılında [1608-09] sona erer. Dönemin Anadolu'daki genel adı Celâlî isyanlarıdır. Araştırmacılar 1603-1606 arasını, köylünün yurdunu bırakıp kentlere ve kıyılara çekildiği yıllar olduğu için "büyük kaçgunluk" diye anar. Amasya'nın bu olaylardan en çok etkilenen kentler arasında olduğu, yöredeki isyancı gruplarının Yeşilırmak havzasında hareket ettiği bilinir.
Amasya'ya ilişkin yerel anlatılarda 1603 yılında Karayazıcı Abdülhalîm'in adamlarının kenti yaktığı, kentin ileri gelenlerinin servetleriyle birlikte kral mezarlarına (kaya mezarları) sığınmak zorunda kaldığı yazılır. Hüsameddin'in aşağıda tek tek sayacağı beyler, bu kargaşanın içinde Amasya'ya sırayla atanmış ya da kendi kendini atamış kişilerdir.
Para ve Hutbe
İslâm devletlerinde adına hutbe okutmak ve para bastırmak, egemenliğin iki temel işareti sayılırdı. Hüsameddin'in burada dikkat çektiği nokta, isyancıların para bastırdıklarının fermanlardan ve defterlerden anlaşılması, hutbe okuttuklarının ise bu belgelerde geçmemesidir. Kitabın devamında Deli Tâhir Bey'in "Sultân Tâhir Hân" unvanını alıp adına hutbe okuttuğunu yazdığı görülür; yani yazar, genel gözlemini sonradan bir istisnayla zenginleştirir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 524–524. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Mustafa Akdağ, "Celâlî İsyanlarında Büyük Kaçgunluk 1603-1606: I", Tarih Araştırmaları Dergisi, II/2-3, 1964. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/782881
- Zeynep Kemaloğlu, "Amasya Müzesi'ndeki Osmanlı Dönemi Sikkelerinden Örnekler", Amasya İlahiyat Dergisi, 22, 2024, s. 328-374.
Resmî kaynaklar