İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar

ÖN SÖZ

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, Giriş: Eser ve Yazar

Özgün Metin

Amasya ve Amasyalılar için olduğu kadar Türk tarihi, kültürü ve edebiyatı için de muazzam bir eser olan Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn Yasar’ın “Amasya Tarihi”nin basımı Amasya Belediyesi ve Amasya Üniversitesi’nin ortak gayretleriyle sonuca ulaşmıştır. Uzun bir zaman önce hazırlıklarına başlanan eserin cildleri alanında uzman öğretim üyeleri tarafından günümüz alfabesine aktarılarak editör kuruluna teslim edilmiştir. Editör kurulunun yaklaşık bir yıl süren titiz çalışmasının ardından, 12 ciltten oluşan bu eser, araştırmacıların ve Amasya tarihi meraklılarının dikkatine sunulmuştur.

Eserin baskısında ortak bir dil ve imla belirleyebilmek adına bazı kurallar tespit edilmiş ve eserde geçen kelimelerin mümkün olduğunca günümüz Türkçesi’ndeki kullanımları tercih edilmiştir.

Bu eserin ilk dört cildi ve bakıyyesi matbu olup sonunda hata savab cetveli ile baskı hataları düzeltilmiş olsa da zaman zaman bunların dışında da eserde bazı yazım yanlışlıkları bulunmaktaydı. Editör kurulu ve yayına hazırlayanlar tarafından bu yazım yanlışları düzeltilmiştir. Eserde editörler tarafından yapılan eklemeler dipnotlarda (Ed.) yayına hazırlayanlar tarafından yapılan eklemeler (Haz.) kısaltması ile belirtilmiştir.

Müellif hattı olan 6-12. cildlerde de nadiren bazı ifadeler, herhangi bir işaret ve dipnot olmaksızın düzeltilmiştir. Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn kendi hattı ile yazdığı ciltlerin bazı yerlerinde tamamlamak üzere bazı boşluklar bırakmıştır. Bu yerler eserde dipnotlarla belirtilmiştir. Yine müellif bazı dipnotlar için zaman zaman rakam koymuş ama ilgili yerde dipnot bulunamamıştır. Muhtemelen sonraya bıraktığı bu yerleri tamamlamaya ömrü vefâ etmemiştir.

Müellifin eserinde Arapça ve Farsça olarak yazmış olduğu pek çok bölüm bulunmaktadır. Bunların yazımında eğer Farsça ve Arapça ifadeler bir kişinin methi şeklinde, onun sıfatlarını anlatıyorsa anlaşılmasının kolay olması bakımından Latin harfleriyle yazılması tercih edilmiştir. Arapça olarak yazılan diğer bölümlerinse uygun görülen yerlerde yayına hazırlayanlar ve editörler tarafından tercümeleri dipnotlarda verilmiştir. İlk üç cilt ve dördüncü cildin bakıyyesini hazırlayan merhum Prof. Dr. Mehmet Arslan’ın çalıştığı metinde Arapça ve Farsça ifadelerin eksik kalması nedeniyle bu yerler ve diğer yazım hataları editörler tarafından düzeltilmiştir. Müellifin kaydettiği bazı şiirlerdeki baskı veya yazım hataları da şairlerin divanlarından bulunarak tashih edilmiştir. Farsça şiirler ise Arap harfleri ile yazılmıştır.

Eserin yazımında dikkat edilen hususlardan bazıları şunlardır;

Sâkin hemze harfleri kesme işareti (’) ile belirtilmiş, hemzeden ve ayndan önceki harf sâkin olduğunda yine kesme işareti (’) kullanılmış ve kelimenin başındaki ayn ve hemzeler gösterilmemiştir. Med harfleri (uzun a, i ve u sesleri) şapka (^) işâretiyle gösterilmiştir. Şiirler hariç kalın harfler a, u, ı sesleriyle, ince harfler e, ü, i sesleriyle hissettirilmeye çalışılmıştır. Işk, fursat, kapu, bağçe gibi kelimelerin bugünkü telaffuzla aşk, fırsat, kapı, bahçe şeklinde yazılması tercih edilmiştir. Türkçe fiiller, isimler, takılar ve ekler vezin ve kafiye zarûreti yoksa bugünkü telaffuza göre yazılmıştır. Eklerde sertleşme hususuna dikkat edilmemiştir (idüb – edip, itmek – etmek, gösterüb – gösterip gibi). Arapça ve Farsça terkip kurallarına göre meydana getirilmiş kelimelerden Türkçeleşmiş olanlar herhangi bir kesme işareti ya da tire işareti kullanılmaksızın yazılmıştır (alelâde, alelhusûs, ba’dehû, bilcümle, bilfiil, bilhassa, binâenaleyh, fevkalâde, mûmâileyh, velhâsıl vb.).

“El” (ال) harf-i tarifleri, metin içinde küçük harfle yazılmışken Türkçe’nin kurallarına uygun olarak cümle başında büyük harfle yazılmıştır. Ayetlerde ise sûre ismi, sûre sırası/ayet numarası (Bakara, 2/113) şeklinde dipnot olarak verilmiştir.

Farsça tamlamalar şu şekilde yazılmıştır: bâb-ı cedîd, gül-i ra’nâ, dâr-ı ilm, kitâb-ı ilâhî, Hazret-i Dâvûd. Farsça birleşik sıfatlara da özellikle dikkat edilmiş bu türlü ifadeler tamlama ile karıştırılmamaya özen gösterilmiştir (sulh-perver, hikmet-şinâs, hak-perver, can-güdâz. Arapça tamlamalar şu şekilde yazılmıştır;bâtınü’l-kalb, hanefiyyü’l-mezheb, rabbü’ş-şems, resûlü’s-sakaleyn, rabbü’l-mağribeyn gibi).

Ayrıca eser isimleri tırnak işareti ile yazılmış, diğer noktalama işaretlerinde metne sadık kalınmıştır. Sayfa numaraları ise orjinal metindeki sayfa numaralarına uygun olarak satır atlamadan köşeli parantez ve koyu punto ile yazılmıştır. Kelimelerin tam ortasına gelen sayfa numaraları kelimenin başına veya sonuna taşınmıştır. Ciltlerin sonunda bulunan fihrist kısımları müellif nüshasındaki sayfa numaralarına göre verilmiştir.

Arap aylar bitişik ve metnin aslına sadık kalınarak, cümle içinde küçük harfle yazılmıştır (Cumâdelâhire gibi).

Editör Kurulu

Amasya- 2022

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya ve Amasyalılar için olduğu kadar Türk tarihi, kültürü ve edebiyatı için de büyük bir eser olan Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn Yasar'ın "Amasya Tarihi"nin basımı, Amasya Belediyesi ile Amasya Üniversitesi'nin ortak çabalarıyla sonuçlanmıştır. Hazırlıklarına uzun zaman önce başlanan eserin ciltleri, alanında uzman öğretim üyeleri tarafından günümüz alfabesine aktarılarak editör kuruluna teslim edilmiştir. Editör kurulunun yaklaşık bir yıl süren titiz çalışmasının ardından, 12 ciltten oluşan bu eser araştırmacıların ve Amasya tarihine meraklı okurların dikkatine sunulmuştur.

Eserin baskısında ortak bir dil ve yazım belirlemek için bazı kurallar konmuş, eserde geçen sözcüklerin mümkün olduğunca günümüz Türkçesindeki kullanımları tercih edilmiştir.

Eserin ilk dört cildi ve bakiyesi basılıdır ve sonunda yanlışların düzeltildiği bir cetvel bulunur; buna rağmen eserde zaman zaman bunların dışında da bazı yazım yanlışları vardı. Editör kurulu ve yayına hazırlayanlar bu yanlışları düzeltmiştir. Editörlerin eklemeleri dipnotlarda (Ed.), yayına hazırlayanların eklemeleri (Haz.) kısaltmasıyla belirtilmiştir.

Yazarın kendi el yazısıyla kaleme aldığı 6-12. ciltlerde de nadiren bazı ifadeler, herhangi bir işaret ve dipnot konmadan düzeltilmiştir. Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, kendi el yazısıyla yazdığı ciltlerin bazı yerlerinde sonradan tamamlamak üzere boşluklar bırakmıştır. Bu yerler eserde dipnotlarla belirtilmiştir. Yazar ayrıca bazı dipnotlar için zaman zaman numara koymuş, ama ilgili yerde dipnot bulunamamıştır. Muhtemelen sonraya bıraktığı bu yerleri tamamlamaya ömrü yetmemiştir.

Yazarın eserinde Arapça ve Farsça yazdığı birçok bölüm vardır. Bunların yazımında, Farsça ve Arapça ifadeler bir kişiyi övme biçimindeyse, yani onun niteliklerini anlatıyorsa, kolay anlaşılsın diye Latin harfleriyle yazılması tercih edilmiştir. Arapça yazılan diğer bölümlerin uygun görülen yerlerinde çevirileri, yayına hazırlayanlar ve editörler tarafından dipnotlarda verilmiştir. İlk üç cildi ve dördüncü cildin bakiyesini hazırlayan merhum Prof. Dr. Mehmet Arslan'ın çalıştığı metinde Arapça ve Farsça ifadeler eksik kaldığından, bu yerler ve diğer yazım hataları editörler tarafından düzeltilmiştir. Yazarın kaydettiği bazı şiirlerdeki baskı ya da yazım hataları da şairlerin divanlarından bulunarak düzeltilmiştir. Farsça şiirler ise Arap harfleriyle yazılmıştır.

Eserin yazımında dikkat edilen hususlardan bazıları şunlardır:

Sakin hemze harfleri kesme işaretiyle (’) gösterilmiş; hemze ve aynden önceki harf sakin olduğunda yine kesme işareti kullanılmış, kelime başındaki ayn ve hemzeler gösterilmemiştir. Uzun a, i ve u sesleri şapka işaretiyle (^) belirtilmiştir. Şiirler dışında kalın harfler a, u, ı sesleriyle, ince harfler e, ü, i sesleriyle hissettirilmeye çalışılmıştır. Işk, fursat, kapu, bağçe gibi kelimelerin bugünkü söyleyişe göre aşk, fırsat, kapı, bahçe diye yazılması tercih edilmiştir. Türkçe fiiller, isimler, takılar ve ekler, vezin ve kafiye zorunluluğu yoksa bugünkü söyleyişe göre yazılmıştır. Eklerde sertleşmeye dikkat edilmemiştir (idüb – edip, itmek – etmek, gösterüb – gösterip gibi). Arapça ve Farsça tamlama kurallarıyla oluşturulmuş sözcüklerden Türkçeleşmiş olanlar kesme ya da tire işareti kullanılmadan yazılmıştır (alelâde, alelhusûs, ba'dehû, bilcümle, bilfiil, bilhassa, binâenaleyh, fevkalâde, mûmâileyh, velhâsıl vb.).

"El" (ال) tanım takıları metin içinde küçük harfle yazılmışken Türkçe'nin kurallarına uygun olarak cümle başında büyük harfle yazılmıştır. Âyetlerde ise sûre adı ve sûre sırası/âyet numarası (Bakara, 2/113) biçiminde dipnot verilmiştir.

Farsça tamlamalar şu şekilde yazılmıştır: bâb-ı cedîd, gül-i ra'nâ, dâr-ı ilm, kitâb-ı ilâhî, Hazret-i Dâvûd. Farsça birleşik sıfatlara da özellikle dikkat edilmiş, bu tür ifadeler tamlamayla karıştırılmamıştır (sulh-perver, hikmet-şinâs, hak-perver, can-güdâz). Arapça tamlamalar şu şekilde yazılmıştır: bâtınü'l-kalb, hanefiyyü'l-mezheb, rabbü'ş-şems, resûlü's-sakaleyn, rabbü'l-mağribeyn gibi.

Ayrıca eser adları tırnak içinde yazılmış, diğer noktalama işaretlerinde metne sadık kalınmıştır. Sayfa numaraları özgün metindeki sayfa numaralarına uygun olarak satır atlamadan köşeli parantez ve koyu yazıyla verilmiştir. Sözcüklerin tam ortasına gelen sayfa numaraları sözcüğün başına ya da sonuna taşınmıştır. Ciltlerin sonundaki fihrist kısımları yazarın nüshasındaki sayfa numaralarına göre verilmiştir.

Arap ayları bitişik ve metnin aslına sadık kalınarak, cümle içinde küçük harfle yazılmıştır (cumâdelâhire gibi).

Editör Kurulu

Amasya - 2022

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • matbu: basılı
  • hata savab cetveli: yanlış-doğru cetveli, düzeltme listesi
  • müellif: yazar
  • tashih: düzeltme
  • bakıyye: kalan, ek bölüm
  • tercüme: çeviri
  • hemze, ayn: Arapça'da ses duraklaması ve boğazdan çıkan iki harf
  • med harfleri: uzun okunan ünlüler
  • tamlama: iki sözcüğün Arapça ya da Farsça kurallarla birbirine bağlanması
  • fihrist: dizin

Bu Yazımın Okura Etkisi

Yayına hazırlayanların aldığı kararlar, okunan metnin neden kimi yerde sade, kimi yerde ağır göründüğünü açıklar. Sözcük yapısı günümüz yazımına yaklaştırılmış, ama Arapça ve Farsça tamlamalar ile şapkalı ünlüler korunmuştur. Bu yüzden "idüb" gibi biçimler "edip" olmuş, buna karşılık "bâb-ı cedîd" gibi tamlamalar özgün kuruluşuyla durmaktadır.

Ön sözde adı geçen Prof. Dr. Mehmet Arslan, ilk üç cildi ve dördüncü cildin bakıyyesini aktaran araştırmacıdır. Köksal'ın bildirisinde de eserin aktarım projesinde çalışan akademisyenlerden biri olarak anılır.

Müellif Hattı Ciltler ve Boşluklar

Ön sözde yazarın bazı yerleri sonradan doldurmak için boş bıraktığı, bazı dipnot numaralarının karşılıksız kaldığı söylenir. Bu, 6-12. ciltlerin bir temize çekilmiş, ama son okumadan geçmemiş metin olduğunu gösterir. Amasya Üniversitesi'nden bir bildiri özetine göre bu ciltler yazar tarafından 1931-1939 yılları arasında temize çekilmiş, basım imkânı bulunamadığı için 2022'ye kadar el yazması olarak kalmıştır. Yazarın yaşamının son yılları bu çalışmayla geçmiştir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Giriş: Eser ve Yazar içindekiler