İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · ESER VE YAZAR HAKKINDA

GİRİŞ

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, Giriş: Eser ve Yazar, s. 11–12 • Hazırlayan: Doç. Dr. Songül KEÇECİ KURT

Özgün Metin

Bağımsız bir disiplin olarak şehir tarihlerinin yazımı çok eski tarihlere dayanmamaktadır. Bununla beraber diğer disiplinlerle beraber şehirlerin tarihinin yazılması çok eski dönemlerde de mevcuttur. Coğrafî keşifler, aydınlanma çağı ve ardından 18. ve 19. yüzyıllarda meydana gelen sosyal, ekonomik ve siyasi dönüşümler şehirleri hareketlendirerek bu yerlerin önem kazanmasına neden olmuştur. Böylece 19. yüzyılda şehirle ilgili çalışmalar, şehrin iktisadî ve idarî gelişimi, şehri oluşturan nüfus ve gruplar, şehirli olma kimliği, ulus-devlet ile şehirlerin ilişkisi gibi konular araştırmacılar açısından ilgi odağı haline gelmiştir.

Genel olarak Osmanlı tarih yazıcılığındaki gelişmeler ile şehir tarihi yazıcılığındaki gelişmeler birbirine paralel bir biçimde yaşanmıştır. Son dönem Osmanlı ve ilk dönem Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi tarihçi ve edebiyatçılarından Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in başından pek çok talihsizlikler geçmesine rağmen günümüze ulaşabilen muazzam eseri “Amasya Tarihi” şehir tarihleri içerisinde müstesna bir yere sahiptir. Şehirlerdeki tarihi sürekliliği kavrayabilmek adına çok önemli bir bilim dalı olan şehir tarihçiliğinin Anadolu şehirleri için ilk ve en önemli örneklerinden biri olarak aynı zamanda Anadolu’daki Türk tarihinin serüveni hakkında da bilgiler vermektedir. Şehrin adının kökeni, tarih içerisinde farklı kaynaklarda şehir ile ilgili bilgiler, Türklerin şehre hakimiyeti, şehrin etnik yapısı, nüfusu ve şehir yönetiminde bulunanlar ile şehirdeki önemli simaların zengin bir kaynak yelpazesiyle detaylı bir biçimde ele alınması eserin derinliğini artırmıştır. Selçuklu, Beylikler, Osmanlı tarihine olduğu kadar genel olarak Türk tarihine de büyük katkı sağlayan eser tarihi süreçte Amasya’nın sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel yapısıyla ilgili gelecek kuşaklara eşsiz bir miras bırakmıştır.

Söz konusu esere ömrünü adayan müellif, eserini bir kaç defa yazmak durumunda kalmış ve günümüze eserin bir bütün halinde 12 cildi ulaşmıştır. Eserin bastırılması için ayrı çaba sarf eden müellif ilk cildi 1912 yılında, ikinci cildini ise 1914 yılında bastırabilmiştir. Ne yazık ki eserinin tamamını bastırmayı başaramayan Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn ancak matbu olarak ilk dört cildi ve bakiyyesini bastırabilmiştir. Sonraki ciltler ise müellif nüshası olarak kalmıştır. H. 1331 (M. 1912-1913) senesinde Taş Musluk yangınında on birinci ciltten sonrasının tamamen yanması üzerine bu kısmını yeniden yazmak zorunda kalmıştır. “Amasya Tarihi” nin talihsizliği onun vefatından sonra da devam etmiş ve maalesef bu ciltlerin tamamının bir arada yayımlandığı bir çalışma şimdiye kadar gerçekleştirilememiştir.

Fuad Köprülü’nün “Eğer Amasya Tarihi tamamen intişar edecek olursa öyle modaya tabi kitaplar gibi iki üç senelik bir hayata değil, ebedî bir mevcudiyete kesb-i istihkak eyleyecek ve erbâb-ı ilme daimi bir müracaatgâh olacaktır.”¹ şeklinde ifade ettiği gibi on yıllar geçse de her zaman başvurulacak bu kıymetteki eserin ve müellifinin tanınması esere olan saygıyı ve itibarı daha da artıracaktır. Bu bölümde müellifin ailesi, ilmi ve mesleki hayatı, edebi şahsiyeti ve tarihçiliği, eserleri hakkında bilgi verildikten sonra “Amasya Tarihi”nin te’lif sebebi, bastırma çabaları, ciltleri ve kaynakları kısaca tanıtılmaya çalışılacaktır.

Dipnotlar

  • 1 Feyzi Çimen , "Dîvânü Lügâti’t-Türk Üzerine İlk Dizin: Dîvân Anahtarı ve Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar’ın İlmî Kişiliği", FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 2013, S. 1, s. 136-151.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Şehir tarihlerinin bağımsız bir bilim dalı olarak yazılması çok eski tarihlere dayanmaz. Bununla birlikte diğer bilim dallarıyla birlikte şehirlerin tarihinin yazılması çok eski dönemlerde de vardır. Coğrafi keşifler, aydınlanma çağı ve ardından 18. ve 19. yüzyıllarda meydana gelen toplumsal, ekonomik ve siyasi dönüşümler şehirleri hareketlendirerek bu yerlerin önem kazanmasına yol açmıştır. Böylece 19. yüzyılda şehirle ilgili çalışmalar; şehrin ekonomik ve idari gelişimi, şehri oluşturan nüfus ve gruplar, şehirli olma kimliği, ulus-devlet ile şehirlerin ilişkisi gibi konularda araştırmacıların ilgi odağı hâline gelmiştir.

Genel olarak Osmanlı tarih yazıcılığındaki gelişmeler ile şehir tarihi yazıcılığındaki gelişmeler birbirine koşut biçimde yaşanmıştır. Son dönem Osmanlı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemi tarihçi ve edebiyatçılarından Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in başından birçok talihsizlik geçmesine rağmen günümüze ulaşabilen büyük eseri "Amasya Tarihi", şehir tarihleri arasında seçkin bir yere sahiptir. Şehirlerdeki tarihî sürekliliği kavramak için çok önemli bir bilim dalı olan şehir tarihçiliğinin Anadolu şehirleri için ilk ve en önemli örneklerinden biri olan eser, aynı zamanda Anadolu'daki Türk tarihinin serüveni hakkında da bilgi verir. Şehrin adının kökeni, farklı kaynaklarda şehirle ilgili bilgiler, Türklerin şehre hâkimiyeti, şehrin etnik yapısı, nüfusu ve şehir yönetiminde bulunanlar ile şehirdeki önemli kişilerin zengin bir kaynak çeşitliliğiyle ayrıntılı biçimde ele alınması eserin derinliğini artırmıştır. Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı tarihine olduğu kadar genel olarak Türk tarihine de büyük katkı sağlayan eser, tarihî süreçte Amasya'nın toplumsal, siyasi, ekonomik ve kültürel yapısıyla ilgili gelecek kuşaklara eşsiz bir miras bırakmıştır.

Ömrünü bu esere adayan yazar eserini birkaç defa yazmak zorunda kalmış ve günümüze eserin bir bütün hâlinde 12 cildi ulaşmıştır. Eserin bastırılması için ayrı çaba harcayan yazar, ilk cildi 1912'de, ikinci cildi 1914'te bastırabilmiştir. Ne yazık ki eserinin tamamını bastırmayı başaramayan Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, ancak ilk dört cildi ve bakiyesini basılı olarak çıkarabilmiştir. Sonraki ciltler yazar nüshası olarak kalmıştır. Hicrî 1331 (Miladî 1912-1913) yılında Taş Musluk yangınında on birinci ciltten sonrasının tamamen yanması üzerine bu kısmı yeniden yazmak zorunda kalmıştır. "Amasya Tarihi"nin talihsizliği yazarın ölümünden sonra da sürmüş ve ne yazık ki bu ciltlerin tamamının bir arada yayımlandığı bir çalışma şimdiye kadar yapılamamıştır.

Fuad Köprülü'nün "Eğer Amasya Tarihi tamamen yayımlanırsa, modaya bağlı kitaplar gibi iki üç yıllık bir ömre değil, ebedî bir varlığa hak kazanacak ve bilginler için sürekli bir başvuru kaynağı olacaktır." sözünde ifade ettiği gibi, on yıllar geçse de her zaman başvurulacak bu değerdeki eserin ve yazarının tanınması, esere duyulan saygıyı ve itibarı daha da artıracaktır. Bu bölümde yazarın ailesi, ilmî ve mesleki hayatı, edebî kişiliği ve tarihçiliği, eserleri hakkında bilgi verildikten sonra "Amasya Tarihi"nin yazılış sebebi, bastırma çabaları, ciltleri ve kaynakları kısaca tanıtılmaya çalışılacaktır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • müstesna: ayrıcalıklı, seçkin
  • müellif: yazar
  • bakiyye: kalan kısım, ek cilt
  • matbu: basılı
  • intişar: yayılma, yayımlanma
  • kesb-i istihkak: hak kazanma
  • erbâb-ı ilm: bilginler
  • müracaatgâh: başvuru yeri, başvuru kaynağı
  • te'lif: yazma, eser meydana getirme

Eserin Kapsamı

Ansiklopedi maddesine göre birinci cilt Amasya'nın dinî ve kültürel kurumlarına ayrılmıştır: şehrin kuruluşu, semtleri, kaleleri, mağaraları, mahalleleri, camileri, türbeleri, şairleri ve hattatları, tarikat şeyhleri, medreseleri ve çevredeki kasabalar bu ciltte anlatılır. İkinci cilt genel Türk tarihi niteliğindedir; Türklerin nitelikleri ve soyları, Türkmen boyları, Hititler, Dânişmend Gazi, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Amasya bu ciltte işlenir. Üçüncü cilt Beylikler dönemi, Yıldırım Bayezid'in Amasya emareti ve Osmanlı devriyle Kuyucu Murad Paşa'nın 1608'de Amasya ve çevresini eşkıyadan temizlemesine uzanır. Dördüncü cilt ve bakiyesi 1608'den 1688'e kadar Amasya'da yetişen âlimlere, şeyhlere ve buraya gelen valilere ayrılmıştır.

Basım Yılları Üzerine

Yazar ilk cildi 1912'de, ikinci cildi 1914'te basmıştır; bu giriş yazısındaki bilgidir. Ansiklopedi maddesi ise birinci ciltte 1327 rûmî ve 1330 hicrî, ikinci ciltte 1329 rûmî ve 1332 hicrî tarihlerini verir. Rûmî ve hicrî yıllar birbirinden ayrı sayıldığı için bu tarihler miladî olarak 1911-1912 ve 1913-1914 dolayına gelir. Dolayısıyla yıllar kaynaklara göre bir iki yıl kayabilir; kesin yıl için ciltlerin kapak sayfasına bakmak gerekir.

Yangın ve Yeniden Yazım

Girişte anılan Taş Musluk yangını, yazarın başına gelen felaketlerin başında gelir. Yazar, yangında on birinci ciltten sonrasının tamamen yandığını ve bu kısmı yeniden yazmak zorunda kaldığını belirtir. Köksal, yazarın on birinci cildin başında "şın harfinden sonrasının bütünüyle yandığını" kendisinin kaydettiğini aktarır. Ayrıca bir tebliğde beşinci cildin basımı sırasında matbaada çıkan bir yangında yok olduğu rivayet edilir; bu rivayetin dayanağı gösterilmemiştir.

Eserin Değeri ve Eleştirisi

Alman şarkiyatçı Franz Babinger, yalnızca basılan kısmı yaklaşık 1800 sayfa tutan eserin bazı konularda "gerçek bir hazine" olduğunu söylemiş ve en azından kısmen bir Batı diline çevrilmesini önermiştir. Buna karşılık ansiklopedi maddesi, yazarın başvurduğu kaynakları çoğunlukla göstermemesinin ve bazı konularda aşırı etimolojik benzetmelere kalkışmasının bilimsel değeri hakkında kuşku doğurduğunu da belirtir. Köksal ise yazarın birçok eserden söz ettiğini, kimi yerde topluca, kimi yerde tek tek andığını, ama belge gereken pek çok yerde kaynağını vermemesinin araştırmacıları şüpheye ittiğini yazar. Okurun iki yargıyı birlikte aklında tutması yerinde olur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • Turgut Akpınar, "Hüseyin Hüsâmeddin Yasar", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İstanbul 1998, s. 551-552. (https://islamansiklopedisi.org.tr/huseyin-husameddin-yasar)
  • Mehmet Fatih Köksal, "Hüseyin Hüsâmeddîn'in Amasya Tarihi'nin Kayıp Ciltleri", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017. (https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_KOKSALF.pdf)
  • Feyzi Çimen, "Dîvânü Lügâti't-Türk Üzerine İlk Dizin: Dîvân Anahtarı ve Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın İlmî Kişiliği", FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 2013, S. 1, s. 136-151 (Köprülü alıntısının kaynağı olarak dipnotta gösterilmiştir).

Giriş: Eser ve Yazar içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.