Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn H.1319 (M.1901-1902)’da Şeyhülislâm Mehmed Cemâleddîn Efendi’nin takdîriyle Surre-i Hümâyûn Niyâbet-i şer’iyyesine tayin olmuş ikinci kez Şâm ve Hicâz’a gitmiştir. Dönüşünde Köprü naibliğine tayin olduğu esnâda Amasya’da araştırmalarına devam etmiş, H.1321 yılı Muharrem ayının ilk günü (M. 30 Mart 1903) işe başlamış bir taraftan da Köprü’ye dâir araştırmalarını tamamlamaya çalışmıştır.
Köprü’deki görevini tamamladıktan sonra H.1323 şabanının yirmisinde (M. 20 Ekim 1905) Osmancık nâibliğine nakl edilmiş, Meşrûtiyet’in ilân edilmesinin ardından Nîksâr nâibliğine tayin olmuş, H.1326 Zilkadesinde (M. Kasım /Aralık 1908) işe başlamıştır.
Niksar’dan sonra 14 Nisan 1911’de Refahiye nâibliğine getirilmiş ve aynı zamanda Evkaf Nezareti tarafından Kuyûd-ı Kadîme Arapça Mütercimliği görevi verilmiştir. Bu nezarette Mülhaka Kalemi Mümeyyizliği, Levâzım ve Mebânî Mümeyyizliği ve Kuyûd Kalemi Mümeyyizliği görevlerinde bulunmuştur.¹⁶
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, İstanbul’a tayin edilmesi sonrasında, kütüphaneleri teftiş etmek amacıyla da görevlendirilmesi ona Amasya Tarihi için daha fazla vesika bulma imkanı sağlamıştır.¹⁷ Kütüpnahelerdeki vakfiyeleri tasnif etmek amacıyla oluşturulan komisyonda yer alması vakıflarla ilgili malumatını artırmış ve bu birikimini Amasya Tarihi’ne de yansıtmıştır. 1911 yılında Evkaf-ı İslamiyye Matbaası Müşahidliği’ne 500 kuruş mukabilinde atanmış ardından Ayasofya’da özel bir odada evrak tasnifi ile görevlendirilmiştir. Zaten Amasya Tarihi içerisinde sık sık Ayasofya mahzeninde bulunan evraklara atıflar yapması muhtemelen bu sırada da Amasya ve Amasyalılar ile ilgili vesika toplamaya devam ettiğini göstermektedir. 1917 yılında Kuyûd-ı Vakfiye Kalemi Arabî Mütercimliği’ne getirilmiş ve bu sürede ilmi çalışmalarına da devam etmiştir. 1921 yılında Topkapı Saray-ı Hümâyûnu’nda bulunan Bağdat ve Revan Köşkü Kasr-ı Hümâyûnları kütüphanelerinin, Topkapı Saray-ı Hümâyûnu Kütüphanesi’nin ve ayrıca bütün İstanbul kütüphanelerinin en kıymetli müellif hattı kitaplarının incelenmesi amacıyla kurulan komisyonda görev almıştır.¹⁸
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in Vakıf Kayıtları İdaresi Mümeyyizliği görevini üstlenmiş olması onun arşiv belgeleri hakkındaki bilgi ve tecrübesini artırmıştır. Bu görevi üstlendiği sırada vakıf kayıtlarının tasnifi ile de ilgilenmiştir. Onun döneminde “Umûmî Vakfiye Fihristi” (üç cilt) de denilen eser hazırlanmıştır. Eser, Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in el yazısı ile kaleme alınmıştır. Bu Fihrist Defterleri; Vakfiye Fihristleri (üç cilt), İl Fihristleri (Her il için ayrı), İstanbul Fihristi (Padişah, Sultan ve Paşalara aittir) olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bu defterler; eski vilâyet taksimatına göre, vâkıfların adları ile şahsiyetlerinin hangi Esas defterinde kayıtlı olduğunu gösteren ön bilgiler Vakfiye, Hazine ve Esas defterlerindeki kayıtlardan hareketle oluşturulmuştur.¹⁹
Günümüz Türkçesiyle
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, Hicrî 1319'da (Miladî 1901-1902) Şeyhülislâm Mehmed Cemâleddîn Efendi'nin takdiriyle Surre-i Hümâyun Şer'î Nâibliği'ne atanmış ve ikinci kez Şam ve Hicaz'a gitmiştir. Dönüşünde Köprü naipliğine atandığı sırada Amasya'da araştırmalarına devam etmiş; Hicrî 1321 yılı Muharrem ayının ilk günü (Miladî 30 Mart 1903) göreve başlamış, bir yandan da Köprü'ye ilişkin araştırmalarını tamamlamaya çalışmıştır.
Köprü'deki görevini bitirdikten sonra Hicrî 1323 Şaban'ın yirmisinde (Miladî 20 Ekim 1905) Osmancık naipliğine nakledilmiş; Meşrutiyet'in ilanından sonra Niksar naipliğine atanmış ve Hicrî 1326 Zilkade'sinde (Miladî Kasım/Aralık 1908) göreve başlamıştır.
Niksar'dan sonra 14 Nisan 1911'de Refahiye naipliğine getirilmiş ve aynı zamanda Evkaf Nezareti tarafından Eski Kayıtlar (Kuyûd-ı Kadîme) Arapça Mütercimliği görevi verilmiştir. Bu nezarette Mülhaka Kalemi Mümeyyizliği, Levâzım ve Mebânî Mümeyyizliği ve Kuyûd Kalemi Mümeyyizliği görevlerinde bulunmuştur.
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in İstanbul'a atanmasından sonra kütüphaneleri denetlemekle görevlendirilmesi, ona Amasya Tarihi için daha fazla belge bulma imkânı sağlamıştır. Kütüphanelerdeki vakfiyeleri sınıflandırmak için kurulan komisyonda yer alması vakıflarla ilgili bilgisini artırmış ve bu birikimini Amasya Tarihi'ne de yansıtmıştır. 1911'de Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası Müşahitliği'ne 500 kuruş karşılığında atanmış, ardından Ayasofya'da özel bir odada evrak tasnifiyle görevlendirilmiştir. Amasya Tarihi'nde sık sık Ayasofya mahzenindeki evraka atıf yapması, muhtemelen bu sırada da Amasya ve Amasyalılarla ilgili belge toplamaya devam ettiğini gösterir. 1917'de Kuyûd-ı Vakfiye Kalemi Arapça Mütercimliği'ne getirilmiş ve bu sürede ilmî çalışmalarını da sürdürmüştür. 1921'de Topkapı Sarayı'ndaki Bağdat ve Revan Köşkü kütüphanelerinin, Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nin ve ayrıca bütün İstanbul kütüphanelerinin en değerli yazar el yazması kitaplarının incelenmesi amacıyla kurulan komisyonda görev almıştır.
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in Vakıf Kayıtları İdaresi Mümeyyizliği görevini üstlenmesi, arşiv belgeleri konusundaki bilgi ve deneyimini artırmıştır. Bu görevde bulunduğu sırada vakıf kayıtlarının tasnifiyle de ilgilenmiştir. Onun döneminde "Umûmî Vakfiye Fihristi" (üç cilt) de denen eser hazırlanmıştır. Eser, Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in el yazısıyla kaleme alınmıştır. Bu fihrist defterleri üçe ayrılır: Vakfiye Fihristleri (üç cilt), İl Fihristleri (her il için ayrı) ve İstanbul Fihristi (padişahlara, sultanlara ve paşalara ait). Bu defterler, eski vilayet bölünmesine göre vakıf sahiplerinin adlarını ve şahsiyetlerinin hangi esas defterinde kayıtlı olduğunu gösteren ön bilgilerden oluşur; Vakfiye, Hazine ve Esas defterlerindeki kayıtlardan hareketle hazırlanmıştır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- surre-i hümâyun: padişah adına her yıl Mekke ve Medine'ye gönderilen para ve hediye heyeti
- niyâbet-i şer'iyye: kadı adına bakılan hukuk görevi, naiplik
- nâib: kadının vekili olarak yargı ve noterlik işlerine bakan görevli
- Meşrûtiyet: anayasalı yönetim; 1908'de yeniden ilan edildi
- Evkaf Nezareti: Vakıflar Bakanlığı
- kuyûd-ı kadîme: eski kayıtlar
- mütercim: çevirmen
- mümeyyiz: kayıtları denetleyen memur
- mülhaka: bağlı vakıflar
- levâzım ve mebânî: malzeme ve binalar
- vakfiye: vakıf belgesi
- tasnif: sınıflandırma
- fihrist: dizin
- mahzen: yeraltı deposu
Görevleri Sırayla
Ansiklopedi maddesi, yazarın bu görev sırasını aynı tarihlerle doğrular: 1901'de Cemâleddin Efendi'nin takdirine mazhar olup Surre-i Hümâyun Niyâbet-i Şer'iyyesi'ne atanması, ardından Vezirköprü naipliği (göreve Mart 1903'te başlama), Ekim 1905'te Osmancık, sonra Niksar ve 1911'de Refahiye. Giriş yazısındaki "Köprü" ile ansiklopedideki "Vezirköprü" aynı yerdir. Son memuriyet Evkaf Nezareti'nde eski kayıtlar mütercimliğidir.
Taşra Görevleri
Yazarın Vezirköprü, Osmancık, Niksar ve Refahiye gibi kazalarda naiplik yapması, Amasya çevresindeki yerleşimlerle yakından ilgilenmesine uygun düşer. Giriş yazısı, yazarın Köprü'de görevliyken bu yere ilişkin araştırmalarını tamamlamaya çalıştığını belirtir. Bu görevlerin yazının sonraki ciltlerine ne ölçüde yansıdığına dair bir kaynakta bilgi bulunamadı.
Târîh-i Osmânî Encümeni
Ansiklopedi maddesine göre yazar, Târîh-i Osmânî Encümeni'nin kuruluşundan itibaren üyesidir. Encümen, II. Meşrutiyet döneminde, halka millî şuur ve vatan sevgisi kazandırmak amacıyla Sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa'nın teklifi ve Sultan Mehmed Reşad'ın iradesiyle 27 Kasım 1909'da kurulmuştur. Encümenin yayın organı Târîh-i Osmânî Encümeni Mecmuası'nın ilk sayısı 14 Nisan 1910'da çıkmıştır. Mecmuada yaklaşık elli yazarın kaleme aldığı 280 kadar makale yayımlanmıştır. Encümen 1931'de kapatılmış, yerini Türk Tarihi Tedkik Cemiyeti almış, bu kuruluş 1935'te Türk Tarih Kurumu adını almıştır.
Evkaf Kayıtları ve Amasya Tarihi
Ansiklopedi maddesi, yazarın İstanbul'da kütüphanelerde, mahkeme sicillerinde, vakfiyelerde, kitabelerde ve mezar taşlarında bulduğu ilk elden kaynaklara başvurduğunu belirtir. Aynı maddede kütüphaneler denetleme komisyonunda Bursalı Mehmed Tâhir ve Kilisli Rifat Bilge ile birlikte çalıştığı bildirilir. Yazarın 1916-17'de İbnülemin Mahmud Kemal ile birlikte yazdığı Evkāf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i Teşkîlâtı ve Nüzzârın Terâcim-i Ahvâli adlı eserin tarihçe bölümü ona aittir. Bu iş, vakıf kayıtları konusundaki tecrübesinin bir ürünüdür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, Giriş Cildi, s. 17–18. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar