Amasyalıdır. Hacı Hamza Bey Mescid-i Şerîfi hazîresinde medfûn olan Bâlî Beyzâde Abdurrahman Efendi’nin mahdûmudur. Amasya ulemâsından tahsîl-i ulûm etdikden sonra İstanbul’a gidip Tâcizâde Sa’dî Çelebi dersine mülâzemet ederek müşârün-ileyhden icâzetnâme aldı.
Ba’dehû Şeyhülislam Cemalîzâde Zenbîlî Ali Efendi’ye mülâzemet edib ders-i âm ve müderris iken müşârün-ileyhin irtihâlinde bilâd-ı cesîmeye kadı oldu. Ba’dehû terk-i kazâ edib Amasya’ya avdetle vâlî Şehzâde Sultân Mustafa Sarayı gılmânına muallim ve medrese-i Hüseyniyye müderrisi olmuştu. [177]
960’da Şehzâde-i müşârün-ileyhin şehâdeti üzerine tekâüd edilip 963 senesi evâhirinde dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Pederinin yanında medfûndur. Âlim, kâmil, müeddeb, âfif bir zât-ı sütûde-simât idi.