Amasya beylerbeyi Seyfeddîn Torumtay evlâdından Nâsıreddîn Muhammed Bey bin Mübârizeddîn Mûsâ Bey'in oğlu olup Amasyalıdır. Irâk hâkimi Büyük Şeyh Hasan'ın inhizâmına binâ'en kazandığı şöhret sâyesinde 737 senesi evâ'ilinde Amasya emîri oldu. Âzerîler'in nüfûz ve ikbâli hitâma erdi. Küçük Şeyh Hasan Bey, Anadolu'da Büyük Şeyh Hasan Bey'in yerini tutdu.
Amasya defterdârı Büyük Şemseddîn Muhammed Nahcıvânî ihtifâ edib yerine Gümüşlüzâde Emîr Celâleddîn Abdullah Çelebi müstevfî oldu. Ya‘kûb Şâh oğlu Mu'îneddîn Süleyman Bey cândâr, Musliheddîn Kutlu Bey muhtesib oldu. Kadı ve nâibi yerlerinde kaldı. Mevlânâ Rükneddîn Ahmed Sinôbî sadru'l-ulemâ ve müftî-i belde oldu.
Bu esnâda sahne-i siyâsetde üç sîmânın yıldızı parlakdı: Ya'kûb Şâh, Eretna, Ulu Beyler. Bunun için Muhammed bin Alî el-Acemî, "Mecma'u'l-Ensâb" adlı eserinde "Ahvâl-i Emîr Eretne ve evlâd-ı Emîr Torumtay ve Sebüktây" diyerek bir fasıl açmış, Eretna Bey'le Torumtay ve Sebüktay oğullarının münâsebetini ve ahvâlini beyân etmişdi.
Mü'ellifin "Emîr Eretne" dediği, Sivas emîr-i kebîri meşhûr Reşîdeddîn Eretna Bey'dir. "Evlâd-ı Emîr Torumtay" dediği Emîr Şeyh Hasan-ı Sagîr'in serdârı ve Amasya vâlîsi olan Torumtay oğlu Ya'kûb Şâh ve evlâdıdır. [18]
"Evlâd-ı Sebüktây" dediği de Tokat emîri ve Şeyh Hasan-ı Sagîr'in gözdesi olan Sebüktay oğlu Mühezzebeddîn Ulu Bey ve evlâdıdır.
Ancak Eretna Bey pek zekî ve siyâsî bir zât idi. Amasya ümerâsından Baba İlyâs Horasânî oğulları Kutlu, İlyâs, Mes'ûd Beyler'i ve Türkmen beylerinden Kürt ve Taşan Beyler'i birer sûretle elde ederek Ya'kûb Şâh nüfûzunu kırmak istiyordu.
Nûreddîn Kutlu Bey, vezîr-i meşhûr Şemseddîn Mahmûd Tuğrâ'î bin Baba İlyâs'ın mahdûmu Emîr Celâleddîn Fîrûz Bey'in oğludur. Birâderleri İlyâs ve Mes'ûd Beyler'dir. Mahdûmları Alâ'eddîn Ali Şâh ile Hayreddîn Halîl Bey'i Eretna Bey'in nezdine göndermişdi.
Eretna Bey'in bunlara telkîn etdiği fikrin gâyesi, zâhirde Sultân Mes'ûd'un şehzâdesi Sultân Altunbaş'ın ecdâdından mevrûs olan Amasya tahtına iclâsı idi. Hakîkat-i hâlde Ya'kûb Şâh'ı ber-taraf edib Amasya vilâyetini elde etmekdi. Ya'kûb Şâh pek şecî' ve müdebbir bir zât idi. Eretna Bey, bunun nüfûzundan pek ziyâde çekiniyordu.
Emîr Bahâ'eddîn Kürt Bey⁴⁶⁵ Sultân Altunbaş'ın dâmâdı ve hâmî-i yegânesi idi. 719 senesinde Selçûk şehzâdeleri katliâm edildiği esnâda Sultân Altunbaş'ı çiftliğinde ihfâ ederek katlden kurtaran Kürt Bey'di. Emîr Timurtaş'ın Sivas'dan Mısır'a firârında [19] Sultân Ebû Sa'îd'in afvına mazhar olan Sultân Altunbaş, Taşan Bey'in idâresinde bulunan Simre çiftliğinde münzeviyâne yaşıyordu.
Kürt Bey, Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân'ın ümerâ ve süferâsından Amasyalı Sunkur oğlu Şihâbeddîn Ahmed Bey⁴⁶⁶ sâyesinde tahsîl-i emâret ederek Sultân Ebû Sa'îd'in manzûru olmuşdu. Oğulları Kutlu Şâh, Togan Şâh, Kazan Şâh pek meşhûr idi. Bunlar Sultân Altunbaş'ın kerîmezâdeleriydi.
Büyük Şeyh Hasan Bey, Timurtaş oğlu Küçük Hasan Bey'in harbinde münhezim olduğu münâsebetle Horasân beylerinin yanında nüfûz ve i'tibârı kalmamışdı. Bu yüzden Horasân beyleri Moğol hükümdârı Muhammed Hân'ı tanımadılar. Cengiz'in birâderi Cüci Aksar bin Baysuka Bahâdır evlâdından Toga Timur Hân bin Sutay bin Baba Bahâdır Ebûkâr bin Tur bin Cüci Aksar'ı 737 senesi şa'bânında hükümdâr yapdılar.
Küçük Şeyh Hasan Bey, bu vak'adan bi'l-istifâde yanına aldığı bir kuvvetle Tebrîz üzerine yürüdü. Büyük Şeyh Hasan Bey'i harben kaçırdı. Sultân Muhammed Hân'ı i'dâm ederek yerine ceddi Emîr Çoban'ın menkûhası olan Sati Bey Sultân binti Sultân Muhammed Olcaytu Hân'ı 738 senesi zilhiccesinin yirmisinde tahta iclâs etdi.
Lâkin Sati Hân'ın saltanatı şerî'at-ı islâmiyyeye muhâlifdi. Bu yüzden [20] Irâk ve Diyârbekir beyleri Sati Bey'i tanımadılar. Aralarında Hülâgu hânedânından Cihân Timur Hân bin Alakonuk bin Geyhatu Hân bin Abaka Hân bin Hülâgu Hân'ı 739 senesi saferinde sultân yapdılar.
Küçük Hasan Bey, Sati Bey'in saltanatı kendisini halkın nazarından düşüreceğini anladı. Kendisi de Sati Bey'i hal' edib yerine Hülâgu hânedânından Sultân Süleyman Hân bin Muhammed Hugay bin Sengî yâhud Cumûdâr bin Yeşmût bin Hülâgu Hân'ı 739 senesi rebî'ülevvelinde Tebrîz tahtına iclâs etdi.
"Nüzhetü'l-Kulûb"da yazıldığı üzere "739'da ümerâ-i Çobâniyân ve Âzerbaycân ve Gürcistân, Süleyman Hân nebîre-i Hugay nevâde-i Hülâgu Hân'ı ve ümerâ-yı Dîyârbekir ve Bağdâd, Cihân Timur Hân püser-i Alakonuk bin Geyhatu Hân'ı ve ümerâ-yı Horasân ve Rûm dahi Toga Timur Hân bin Cüci Kasâr'ı Moğol tahtına iclâs ederek fırka fırka olmuşlardır.
Müverrih-i fâzıl Ahmed Tevfîk Beyefendi'nin bana lutfen verdiği bir gümüş akçenin bir yüzünde "es-Sultânu'l-Melikü'l-Kâmil Toga Timur sene tis'in ve selâsîne ve seb'i-mi'e" diğer yüzünde "duribe bi-Amasya" yazılıydı. Bundan anlaşılır ki Eretna Bey'in nüfûzu Anadolu beylerini Büyük ve Küçük Hasan Beyler'in nüfûzundan uzaklaşdırmak için Horasân sultânı olan Toga Timur Hân'a bey'at etdirmişdir.
Çünkü Eretna Bey, zâten Diyârbekir vâlîsi Hacı Togay ile Irâk vâlîsi Emîr Şeyh Hasan-ı Kebîr'in tecâvüzâtından korkarken Emîr Timurtaş oğlu Küçük Şeyh Hasan Bey'in gitdikçe artan nüfûz ve ikbâlinden [21] pek endîşe ediyor, Hasan Bey'in mu'în ve mu'temedi olan Amasya emîri Hacı Ya'kûb Şâh'ın dilîrâne harekâtından kuşkulanıyordu. Hele yanı başında Elbistân beyi olan Dulkadir oğlu Zeyneddîn Karaca Bey bin Alî Bey'den hiç emîn değildi.
Karaca Bey, Bozok Türkmenleri'nin beyi olup nüfûz ve kuvveti şâyân-ı ehemmiyetdi. Kendisi Mısır hükümdârı Melik Nâsır Muhammed bin Kalavun'a tâbi' ve tarafından emîr olduğu münâsebetle hükûmet-i Mısriyye'nin yardımıyla Sivas'ı istîlâ ve havâlîsini gâret etmeye mevki'i müsâ'iddi.
Bundan dolayı Eretna Bey kendi mevki'ini tahkîm için Mısır hükümdârı Melik Nâsır Muhammed bin Kalavun dergâhına Babazâde Nûreddîn Kutlu Bey'i sefîr gönderdi. Ağır hediyeler takdîm etdi. "Kitâbü's-Sülûk"da mufassalan yazıldığı üzere melik-i müşârün-ileyhe arz-ı mutâva'at, Melik Nâsır nâmına hutbe kırâ'at, sikke darb edeceğine söz verdi. Himâyesini taleb etdi. Hükûmet-i Mısriyye tarafından matlûbu is'âf edilerek "nâib-i bilâdu'r-Rûm" unvânı verildi.
Diğer tarafdan Amasya beylerini Ya'kûb Şâh aleyhine çevirmeye teşebbüs ederek Simre Çiftliği'nde kendi hâlinde oturan Sultân Altunbaş bin Mes'ûd-ı Selçûkî'yi pek ziyâde iltizâm ediyor, Sultân Altunbaş'ı Amasya tahtına iclâs etmeye çalışan Kürt ve Taşan Beyler'i himâye ve teşcî' etmekden geri durmuyordu.
Hacı Ya'kûb Şah, bu iki emîrin harekât ve teşebbüsâtından şübhe etdiği cihetle ta'kîbâta kıyâm ederek bunları Sivas'a kaçırdı. Bundan dolayı Emîr [22] Timurtaş oğlu Şeyh Hasan Bey'e olan irtibâtını tahkîm ederek mevki'ini ve Amasya emâretini Eretna Bey'in istîlâ ve tecâvüzâtından korumak istedi.
739 senesi evâsıtında Küçük Hasan Bey, Ya'kûb Şâh'ı Tebrîz'e da'vet ederek Sultân Süleyman Hân nüfûzunu Anadolu beylerine kabûl etdirmeye çalışıyordu. Emîr Ya'kûb Şâh, büyük mahdûmu olan Emîr Mu'îneddîn Süleyman Bey'i kendi yerine kâ'im-makâm nasb ederek Tebrîz'e gitmişdi.
Emîr Süleyman Bey, pederinin emâretini kabûl eden Türkmen beylerinin nüfûzuna istinâd ederek Amasya vilâyetini pederi nâmına idâre ediyordu. Bunu haber alan Kürt ve Taşan Beyler Sivas'dan avdet ederek Amasya havâlîsinde olan Türkmen beyleriyle ittifâk ve Sultân Altunbaş'ı iclâs etmeye ahd ü mîsâk etdiler. Pervâne Beyzâde Emîr Alameddîn Süleyman Bey olanca kuvvetiyle bu mîsâkı tervîc ediyordu.
Çünkü Sultân Altunbaş, Emîr Mu'îneddîn Süleyman Pervâne Bey'in kerîmezâdesi idi. Pervâne Beyzâde Alameddîn Süleyman Bey de Sinop emîri idi. Kastamonu emîri Cândar oğlu Hüsâmeddîn Süleyman Paşa ansızın Sinop'a hücûm edib Süleyman Bey'i Amasya'ya kaçırmış, Ya'kûb Şâh'a sığındırmışdı.
Süleyman Bey, Sinop'u kurtarmak için Yakûb Şâh'dan istimdâd etdiği hâlde Ya'kûb Şâh birtakım mevâ'îd ile imdâdını ta'vîk ederek Süleyman Bey'i kızdırmışdı. Hacı Ya'kûb Şâh, Amasya'dan tebâ'üd eder etmez Eretna Bey'e mürâca'at ve muktezâ-yı karâbet Sultân Altunbaş'ın tarafdârlarına muzâharet etmişdi.
[23] Kürt Bey'i iltizâm eden Amasya beyleri içinde Sunkur Oğulları el-Hâc Kemâleddîn İsmâ'il ve Şücâ'eddîn Süleyman Beyler'le mümtâz beylerden Gül Bey oğlu İzzeddîn Muhammed Bey vardı. İşte bunların yardımıyla Kürt ve Taşan Beyler, Sultân Altunbaş'ı çiftliğinden kaldırıp izzet ü ikrâm ile Amasya'ya getirdiler. Tahta iclâs ederek ölmüş saltanat-ı Selçûkiyye'yi diriltmeye çalışdılar.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya beylerbeyi Seyfeddîn Torumtay'ın soyundan Nâsıreddîn Muhammed Bey bin Mübârizeddîn Mûsâ Bey'in oğludur ve Amasyalıdır. Irak hâkimi Büyük Şeyh Hasan'ın yenilgisi sayesinde kazandığı şöhretle 737 [1336-37] yılının başında Amasya emîri oldu. Azerîlerin nüfuz ve talihi sona erdi. Küçük Şeyh Hasan Bey, Anadolu'da Büyük Şeyh Hasan Bey'in yerini tuttu.
Amasya defterdarı Büyük Şemseddîn Muhammed Nahcıvânî gizlendi; yerine Gümüşlüzâde Emîr Celâleddîn Abdullah Çelebi müstevfî oldu. Ya'kûb Şâh'ın oğlu Mu'îneddîn Süleyman Bey candâr, Musliheddîn Kutlu Bey muhtesib oldu. Kadı ve naib yerlerinde kaldı. Mevlânâ Rükneddîn Ahmed Sinôbî sadru'l-ulemâ ve şehrin müftüsü oldu.
Bu sırada siyaset sahnesinde üç kişinin yıldızı parlıyordu: Ya'kûb Şâh, Eretna ve Ulu Beyler. Bu yüzden Muhammed bin Alî el-Acemî, "Mecma'u'l-Ensâb" adlı eserinde "Emîr Eretna'nın, Emîr Torumtay'ın ve Sebüktay'ın çocuklarının durumları" başlığıyla bir bölüm açmış, Eretna Bey'le Torumtay ve Sebüktay oğullarının ilişkisini ve hâllerini anlatmıştı.
Yazarın "Emîr Eretna" dediği, Sivas büyük emîri ünlü Reşîdeddîn Eretna Bey'dir. "Emîr Torumtay'ın çocukları" dediği, Emîr Şeyh Hasan-ı Sagîr'in komutanı ve Amasya valisi olan Torumtay oğlu Ya'kûb Şâh ile çocuklarıdır.
"Sebüktay'ın çocukları" dediği de Tokat emîri ve Şeyh Hasan-ı Sagîr'in gözdesi olan Sebüktay oğlu Mühezzebeddîn Ulu Bey ile çocuklarıdır.
Ancak Eretna Bey çok zeki ve siyasetten anlayan bir kişiydi. Amasya emirlerinden Baba İlyâs Horasânî'nin oğulları Kutlu, İlyâs ve Mes'ûd Beyler'i ve Türkmen beylerinden Kürt ve Taşan Beyler'i çeşitli yollarla kendi tarafına çekerek Ya'kûb Şâh'ın nüfuzunu kırmak istiyordu.
Nûreddîn Kutlu Bey, ünlü vezir Şemseddîn Mahmûd Tuğrâ'î bin Baba İlyâs'ın oğlu Emîr Celâleddîn Fîrûz Bey'in oğludur. Kardeşleri İlyâs ve Mes'ûd Beyler'dir. Oğulları Alâeddîn Ali Şâh ile Hayreddîn Halîl Bey'i Eretna Bey'in yanına göndermişti.
Eretna Bey'in bunlara aşıladığı fikrin amacı, görünüşte Sultan Mes'ûd'un şehzadesi Sultan Altunbaş'ı, atalarından kalan Amasya tahtına oturtmaktı. Gerçekte ise Ya'kûb Şâh'ı ortadan kaldırıp Amasya vilâyetini ele geçirmekti. Ya'kûb Şâh çok cesur ve tedbirli bir kişiydi. Eretna Bey onun nüfuzundan çok çekiniyordu.
Emîr Bahâeddîn Kürt Bey, Sultan Altunbaş'ın damadı ve tek koruyucusuydu. 719 [1319-20] yılında Selçuklu şehzadeleri öldürüldüğü sırada Sultan Altunbaş'ı çiftliğinde gizleyerek ölümden kurtaran Kürt Bey'di. Emîr Timurtaş'ın Sivas'tan Mısır'a kaçışı üzerine Sultan Ebû Sa'îd'in affına uğrayan Sultan Altunbaş, Taşan Bey'in idaresinde bulunan Simre Çiftliği'nde kendi hâlinde yaşıyordu.
Kürt Bey, Sultan Ebû Sa'îd Bahâdır Han'ın emirlerinden ve elçilerinden Amasyalı Sunkur oğlu Şihâbeddîn Ahmed Bey sayesinde emirlik elde ederek Sultan Ebû Sa'îd'in gözdesi olmuştu. Oğulları Kutlu Şâh, Togan Şâh, Kazan Şâh çok ünlüydü. Bunlar Sultan Altunbaş'ın kızının oğullarıydı.
Büyük Şeyh Hasan Bey, Timurtaş oğlu Küçük Hasan Bey'le yaptığı savaşta yenildiği için Horasan beylerinin yanında nüfuz ve itibarı kalmamıştı. Bu yüzden Horasan beyleri Moğol hükümdarı Muhammed Han'ı tanımadılar. Cengiz'in kardeşi Cüci Aksar bin Baysuka Bahâdır'ın soyundan Toga Timur Han bin Sutay bin Baba Bahâdır Ebûkâr bin Tur bin Cüci Aksar'ı 737 [1336-37] yılı şaban ayında hükümdar yaptılar.
Küçük Şeyh Hasan Bey, bu olaydan yararlanarak yanına aldığı bir kuvvetle Tebriz üzerine yürüdü. Büyük Şeyh Hasan Bey'i savaşta kaçırdı. Sultan Muhammed Han'ı idam ederek yerine, Küçük Hasan'ın büyük babası Emîr Çoban'ın nikâhlı eşi olan Sati Bey Sultan binti Sultan Muhammed Olcaytu Han'ı 738 [1337-38] yılı zilhiccesinin yirmisinde tahta oturttu.
Fakat Sati Han'ın saltanatı İslâm şeriatına aykırıydı. Bu yüzden Irak ve Diyarbekir beyleri Sati Bey'i tanımadılar. Aralarında Hülâgû hanedanından Cihân Timur Han bin Alakonuk bin Geyhatu Han bin Abaka Han bin Hülâgû Han'ı 739 [1338-39] yılı safer ayında sultan yaptılar.
Küçük Hasan Bey, Sati Bey'in saltanatının kendisini halkın gözünden düşüreceğini anladı. O da Sati Bey'i tahttan indirip yerine Hülâgû hanedanından Sultan Süleyman Han bin Muhammed Hugay bin Sengî veya Cumûdâr bin Yeşmût bin Hülâgû Han'ı 739 [1338-39] yılı rebîülevvelinde Tebriz tahtına oturttu.
"Nüzhetü'l-Kulûb"da yazıldığı üzere: "739'da Çobanîlerin, Azerbaycan'ın ve Gürcistan'ın emirleri, Hülâgû Han'ın torununun torunu Hugay'ın torunu Süleyman Han'ı; Diyarbekir ve Bağdat emirleri, Geyhatu Han'ın torunu Alakonuk oğlu Cihân Timur Han'ı; Horasan ve Rûm emirleri de Cüci Kasar'ın soyundan Toga Timur Han'ı Moğol tahtına oturtarak gruplara ayrılmışlardır."
Tarihçi ve âlim Ahmed Tevfîk Bey'in bana lütfen verdiği bir gümüş akçenin bir yüzünde "es-Sultânü'l-Melikü'l-Kâmil Toga Timur, yedi yüz otuz dokuz yılı" [739], öbür yüzünde "Amasya'da basıldı" yazılıydı. Bundan anlaşılır ki Eretna Bey'in nüfuzu, Anadolu beylerini Büyük ve Küçük Hasan Beyler'in nüfuzundan uzaklaştırmak için Horasan sultanı Toga Timur Han'a bağlılık yemini ettirmiştir.
Çünkü Eretna Bey, zaten Diyarbekir valisi Hacı Togay ile Irak valisi Emîr Şeyh Hasan-ı Kebîr'in saldırılarından korkarken, Emîr Timurtaş oğlu Küçük Şeyh Hasan Bey'in gittikçe artan nüfuz ve talihinden de çok endişe ediyor, Hasan Bey'in yardımcısı ve güvendiği adamı olan Amasya emîri Hacı Ya'kûb Şâh'ın cüretkâr hareketlerinden kuşkulanıyordu. Hele yanı başında Elbistan beyi olan Dulkadir oğlu Zeyneddîn Karaca Bey bin Alî Bey'den hiç emin değildi.
Karaca Bey, Bozok Türkmenleri'nin beyi olup nüfuzu ve gücü önemliydi. Kendisi Mısır hükümdarı Melik Nâsır Muhammed bin Kalavun'a bağlı ve onun tarafından emir olduğu için, Mısır hükümetinin yardımıyla Sivas'ı ele geçirmeye ve çevresini yağmalamaya elverişli bir durumdaydı.
Bundan dolayı Eretna Bey, kendi konumunu sağlamlaştırmak için Mısır hükümdarı Melik Nâsır Muhammed bin Kalavun'un sarayına Babazâde Nûreddîn Kutlu Bey'i elçi olarak gönderdi. Ağır hediyeler sundu. "Kitâbü's-Sülûk"ta ayrıntılı yazıldığı üzere, adı geçen meliğe itaatini bildirdi, Melik Nâsır adına hutbe okutacağına, sikke bastıracağına söz verdi. Himayesini istedi. Mısır hükümeti tarafından isteği yerine getirilerek ona "Rûm ülkeleri naibi" (nâib-i bilâdu'r-Rûm) unvanı verildi.
Öte yandan Amasya beylerini Ya'kûb Şâh'ın aleyhine çevirmeye çalışarak Simre Çiftliği'nde kendi hâlinde oturan Selçuklu Sultanı Mes'ûd oğlu Sultan Altunbaş'ı çok kayırıyor, Sultan Altunbaş'ı Amasya tahtına oturtmaya çalışan Kürt ve Taşan Beyler'i koruyup cesaretlendirmekten geri durmuyordu.
Hacı Ya'kûb Şâh, bu iki emirin hareket ve girişimlerinden kuşkulandığı için onların peşine düşerek bunları Sivas'a kaçırdı. Bundan dolayı Emîr Timurtaş oğlu Şeyh Hasan Bey'le olan bağını sağlamlaştırarak konumunu ve Amasya emirliğini Eretna Bey'in ele geçirme girişimlerine karşı korumak istedi.
739 [1338-39] yılı ortalarında Küçük Hasan Bey, Ya'kûb Şâh'ı Tebriz'e çağırarak Sultan Süleyman Han'ın nüfuzunu Anadolu beylerine kabul ettirmeye çalışıyordu. Emîr Ya'kûb Şâh, büyük oğlu Emîr Mu'îneddîn Süleyman Bey'i kendi yerine kaymakam atayarak Tebriz'e gitmişti.
Emîr Süleyman Bey, babasının emirliğini kabul eden Türkmen beylerinin nüfuzuna dayanarak Amasya vilâyetini babası adına yönetiyordu. Bunu haber alan Kürt ve Taşan Beyler Sivas'tan dönerek Amasya çevresindeki Türkmen beyleriyle ittifak kurdular ve Sultan Altunbaş'ı tahta oturtmak için ant içtiler. Pervâne Beyzâde Emîr Alameddîn Süleyman Bey bu antlaşmayı bütün gücüyle yayıyordu.
Çünkü Sultan Altunbaş, Emîr Mu'îneddîn Süleyman Pervâne Bey'in kızının oğluydu. Pervâne Beyzâde Alameddîn Süleyman Bey de Sinop emîriydi. Kastamonu emîri Cândar oğlu Hüsâmeddîn Süleyman Paşa ansızın Sinop'a saldırıp Süleyman Bey'i Amasya'ya kaçırmış, Ya'kûb Şâh'a sığındırmıştı.
Süleyman Bey, Sinop'u kurtarmak için Ya'kûb Şâh'tan yardım istediği hâlde, Ya'kûb Şâh birtakım sözlerle yardımını geciktirerek Süleyman Bey'i kızdırmıştı. Hacı Ya'kûb Şâh, Amasya'dan uzaklaşır uzaklaşmaz Eretna Bey'e başvurmuş ve akrabalığın gereği olarak Sultan Altunbaş'ın taraftarlarına destek olmuştu.
Kürt Bey'i tutan Amasya beyleri arasında Sunkur Oğulları'ndan el-Hâc Kemâleddîn İsmâ'il ve Şücâeddîn Süleyman Beyler'le, seçkin beylerden Gül Bey oğlu İzzeddîn Muhammed Bey vardı. İşte bunların yardımıyla Kürt ve Taşan Beyler, Sultan Altunbaş'ı çiftliğinden kaldırıp saygı ve ikramla Amasya'ya getirdiler. Tahta oturtarak ölmüş Selçuklu saltanatını diriltmeye çalıştılar.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- beylerbeyi: bir bölgenin en üst düzey komutanı ve valisi
- müstevfî: defterdar, mali işlerin başı
- candâr: muhafız, şehrin güvenliğinden sorumlu görevli
- muhtesib: çarşı ve pazarı denetleyen görevli
- sadru'l-ulemâ: âlimlerin başı, şehrin müftüsü
- ihtifâ etmek: gizlenmek
- tahsîl-i emâret: emirlik elde etme
- iclâs: tahta oturtma
- hal': tahttan indirme
- hutbe ve sikke: cuma hutbesinde bir hükümdarın adının anılması ve adına para bastırılması; bağlılığın iki temel işareti
- mîsâk, ahd ü mîsâk: antlaşma, ant
- nâib-i bilâdu'r-Rûm: Anadolu ülkelerinin naibi, yani valisi
- kerîmezâde: kızının oğlu, torun
- asdikâ: dostlar, yakınlar
Toga Timur, Sati Bey ve Süleyman Han Meselesi
Metnin ortasındaki hanlar zinciri, Ebû Sa'îd'in ölümünden sonra İlhanlı tahtı için yarışan kuklaların listesidir. Kaynaklara göre Hasan Kûçek 1338 yazında Çoban'ın dul eşi ve Ebû Sa'îd'in kız kardeşi Satıbey Hatun'u tahta çıkarmıştır. Horasan emirlerinin adayı Toga Timur'dur ve Hasan Büzürg, 1339 kışında onun Horasan'dan ilerlemesini istemişse de sonra bundan vazgeçmiştir. Celâyirîler Cihan Timur'u tahta çıkarınca Hasan Kûçek Süleyman Han'ı bulmuş ve kaynaklarda bu, Mayıs 1339'a konulmuştur. Hüsameddin ise Süleyman Han'ın tahta çıkışını 739 rebîülevvel'e, yani 1338 sonbaharına yerleştirir. Aradaki fark birkaç aydır; hangisinin doğru olduğu bu çalışmada belirlenemedi. Hasan Kûçek, Celâyirîleri 26 Haziran 1340'ta Meraga yakınlarındaki Zerrinrud vadisinde yenmiştir. Hüsameddin'in bir sonraki maddede Küçük Hasan'ın galibiyetini "740 zilhiccesi sonu"na koyduğu olay bu çarpışmayla örtüşüyor görünür, çünkü 740 zilhiccesi 1340 Haziran'ına denk gelir.
Eretna, Mısır ve Hutbe
Eretna'nın Memlûklere bağlılığı, metinde "Kitâbü's-Sülûk"a dayanılarak anlatılır. Bir akademik çalışmaya göre Eretna 738 [1337-38] yılında Memlûklere tâbi olarak adlarına hutbe okutmuş, sikke kestirmiş, 740 [1339-40] yılında bu taahhüdünden vazgeçmiştir. Bunu öğrenen Memlûk sultanı Nâsır Muhammed, Halep valisine emir verip Eretna'nın merkezi Sivas'a kadar akınlar yaptırmıştır. Eretna bunun üzerine Kahire'ye değerli hediyelerle elçisini göndererek taahhütlerini yerine getireceğini bildirmiştir. Bu anlatı, Hüsameddin'in bir sonraki maddede aktardığı Derende olayıyla uyumlu bir çerçeve çizer. Aynı çalışma, Eretna'nın 742 ve 743 yıllarında Samsun, Tokat ve başka şehirlerde son İlhanlı sultanları adına da sikke kestirdiğini bildirir. Hüsameddin'in elindeki Toga Timur akçesinin Amasya darbı olduğu bilgisi bu çalışmada doğrulanamadı; metinde geçen akçenin yeri ve tarihi yalnız yazarın aktarımına dayanır.
Eretna'nın kimliği için kaynaklar şunları söyler: Uygur kökenli bir komutandı, İlhanlıların Anadolu valisi Timurtaş'ın emrinde çalışmıştı, Timurtaş ile akrabalık kurmuştu. Timurtaş Mısır'a gidince Moğollara karşı ayaklandı. Hüsameddin'in metindeki "Eretna Bey çok zeki ve siyasetten anlayan bir kişiydi" yargısı bu bağlamda okunmalıdır.
Amasya'da Beylerin Taraf Tutması
Bu madde, Amasya'da iki kutbun çatışmasını anlatır. Bir tarafta Küçük Hasan'a bağlı Ya'kûb Şâh ve oğlu Süleyman Bey, öbür tarafta Eretna'nın desteklediği Kürt ve Taşan Beyler vardır. Ortada ise Selçuklu soyundan Altunbaş durur. Hüsameddin'in Amasya beylerinin akrabalık ilişkilerine ilişkin çok sayıdaki ayrıntısı, yani kimin kimin damadı, torunu, kardeşi olduğu, büyük oranda onun kendi kayıtlarına dayanır. Başka kaynaklarda bu kişilere dair ayrıntılı bilgiye rastlanmadı. Yalnızca sonraki dönemin Amasya emîri Hacı Şadgeldi'nin, babaannesi Sultan Altunbaş'ın kızı olduğu için Selçuklularla akraba sayıldığı bir araştırmada yazılıdır.
Dipnotlardaki Bilgiler
Dipnotlar, metnin okunmasına yardımcı olur. Kürt adının Türkçe kökenli olup "kayın ağacı" anlamına geldiği açıklaması, Hüsameddin'e yöneltilen aşırı etimoloji eleştirisinin örneklerindendir ve kendi başına doğrulanmış sayılmaz. Makrîzî'den alıntılanan Mısır elçiliği kaydı ise Sunkur oğlu el-Hâc Ahmed'in 732 [1331-32] yılı rebîülevvelinde Ebû Sa'îd adına Kahire'ye elçi olarak gittiğini bildirir. Bu kayıt, Hüsameddin'in Ahmed Bey'in elçilik ve emirlik geçmişine dair anlatısının dayanağıdır.
Okur İçin Not
Bu maddede Hicrî tarihler çok yoğundur ve bir olayın hangi ayda olduğu önem taşır. Hüsameddin'in verdiği tarihlerle kaynaklarda geçen tarihler arasında ayrılıklar olabilir; bunların nedeni, Hüsameddin'in çoğu yerde dayandığı kaynağı göstermemesidir. Birbirine yakın tarihli olaylar için kesin sıra vermek bu nedenle zordur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 399–401. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Eretnalı Beyliğinin Paraları", Belleten, https://belleten.gov.tr/tam-metin/2557/tur
- Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası Amasya Sosyal Bilimler Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri, Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, https://www.amasya.edu.tr/media/e2rm5hum/sosyal-bilimler-arastirmalari-13.pdf
- Doğan Koşan, "Son Anadolu Selçuklu Meliki Taceddin Altunbaş'ın Amasya'daki Medresesi ve Türbesi", Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 22/3, 2023, s. 802–819.
Diğer kaynaklar