Köprülüdür. Ulemâdan Köprücek Abdullah Efendi’nin mahdûmudur. Mukaddimât-ı ulûmu Amasya’da görüp İstanbul’a gitdi. Orada Hamîdli Kara Seydî Samsunîzâde [432] Mehmed, Tâczâde Sa’dî Çelebilerden ikmâl-i tahsîl ederek tedrîse mücâz u mülâzım olduktan sonra Kefe’ye müderris olarak gitdi.
Orada bir müddet ders-i âm u müftü olup sonra ma’zûlen İstanbul’a geldi. Ba’dehû Kastamonu’da Atâbeg müderrisi olup oraya gönderildi. Buradan Büyük Ağa müderrisi olarak Amasya’ya geldi. 940 vak’asında ma’zûlen İstanbul’a gelip Bursa’da Murâdiyye müderrisi oldu.
942’de İstanbul’a gelip Sahn ve 943’de Ayasofya müderrisi oldu. 945’de Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi olduğu hâlde Amasya’ya geldi. 949’da Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Mustafa’yı gücendirecek ba’zı hâlât olduğundan azl edildiyse de ba’de’t-teftîş berâ’eti anlaşılmağla 950’de sânîyen müftü ve müderris oldu.
Bu def’asında dahi üç yıl kadar ki cem’an yedi yıl kadar Amasya’da müftü ve müderris olduğu hâlde 952 senesinde vefât etdi. Fâzıl, muhakkik, ulûm-ı şer’iyye ve Arabiyyede mâhir, kâmil, vakûr gâyet müteşerri’ bir [433] zât-ı sütûde-simât idi.