Özgün Metin

Vezin: Mef‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün

Gelmez ḥamâm nâme-i vuṣlat ḳalur gider
Dilde bu intiẓâr-ı meserret ḳalur gider
Gelmez mi peyk-i müjde-resi vaṣl-ı yâr ‘aceb
Görmez miyiz cemâlini ḥasret ḳalur gider
Her gün miyân-ı bezm-i raḳîbe gider ḳalur
Gelmez kenâre bir şeb o âfet ḳalur gider
Hevd irkyâs-i ser nemek-âlûde câm-ı eşk
Kim dir ki bezm-i tende bu ḥâlet ḳalur gider
Pâ-der-gil-i riyâ ḳalur eşkiyle zâhidân
Gitmez bu varṭada o ḫar elbet ḳalur gider
İtmezse va‘d-i vaṣla vefâ ger o sâde-ruḫ
Mir’ât-ı dilde jeng-i küdûret ḳalur gider
Gelmezse bezme bu gece taḥḳîḳ ‘Âkifâ
Ḫâṭır o şûḫa tâ be-ḳıyâmet ḳalur gider

Günümüz Türkçesiyle

1. Güvercin kavuşma mektubunu getirmez, (mektup) kalır gider; gönülde bu sevinç beklentisi kalır gider.

2. Acaba yâre kavuşma müjdesini getiren ulak gelmez mi; onun yüzünü görmez miyiz, hasret kalır gider.

3. O afet her gün rakibin meclisinin ortasına gider, orada kalır; bir gece de bizim yanımıza gelmez, (bu dilek) kalır gider.

4. İlk mısra kaynaktaki çeviriyazıda bozuk görünür; içindeki "nemek-âlûde câm-ı eşk" (tuza bulanmış gözyaşı kadehi) sözü dışında anlamı güvenle çıkarılamadı. İkinci mısra: Kim der ki ten meclisinde bu hâl böyle kalır gider.

5. Zahitler gözyaşlarıyla riya çamuruna ayakları batmış kalırlar; o eşek bu bataklıktan çıkamaz, elbette kalır gider.

6. O sakalsız genç kavuşma vaadine vefa etmezse, gönül aynasında keder pası kalır gider.

7. Âkif, o şuh bu gece meclise gelmezse, gerçekten gönül ona kıyamete dek kırgın kalır gider.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir gazeldir ve aruzun muzâri bahrinden "mef‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ḳalur gider" sözüdür; kafiye "vuṣlat, meserret, ḥasret, âfet, ḥâlet, elbet, küdûret, ḳıyâmet" kelimelerindeki "-et" sesine dayanır. Numara, Öntürk ile Tunçadam'ın makalesindeki örnek şiir sırasıdır; şiirin divandaki gazel numarası makalede verilmemiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin temeli, redifin her beyitte farklı bir anlama bürünmesidir. "Kalır gider" kimi zaman gelmeyen bir mektubun hiç ulaşmayacağını, kimi zaman bir beklentinin ya da hasretin sürüp gideceğini, kimi zaman da çamura saplanan birinin oradan çıkamayacağını anlatır. Birinci beyitte mektup taşıyan güvercin, ikinci beyitte müjde getiren ulak, kavuşma haberinin ulaşamayışını somutlaştırır. Beşinci beyit, divan şiirinde sık görülen zahit eleştirisinin sert bir örneğidir: gösteriş için ağlayan zahitler riya çamuruna saplanmış bir eşeğe benzetilir. Altıncı beyitte gönül, keder pasının tuttuğu bir aynadır. Son beyitteki "ḫâṭır ḳalmak" deyimi, gücenmek, kırgın kalmak anlamındadır; şair, sevgili gelmezse gönlün ona kıyamete kadar küskün kalacağını söyler. Dördüncü beytin ilk mısraı kaynakta bozuk okunduğu için anlamı verilemedi.

Tarihî Bağlam

Gazelin kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez. Öntürk ile Tunçadam Âkif'in şiirlerinde aşk, sevgili ve ayrılık konularının yer aldığını, ayrılık ve vefasızlığın sık işlendiğini belirtir. Şairin hayatı için Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi yazısına bakılabilir.

Kaynakça

  • Tolga Öntürk ve Özcan Tunçadam, "Amasyalı 'Îdî-zâde Âkif Mustafa ve Divanı", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi, 6(12), 2020, s. 259-281 (metin: s. 277-278). https://doi.org/10.28981/hikmet.683811

Çevrimiçi kaynaklar