Özgün Metin

Dün içre gelseyidi göŋlüme ħayâli anuŋ
Amâsiye gibi cânumda ġâret olayidi

Günümüz Türkçesiyle

1. Keşke gece onun hayali gönlüme gelseydi de Amasya'da olduğu gibi benim canımda da bir yağma olsaydı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu beyit, Kadı Burhaneddin divanındaki bir gazelden gelir ve Nevzat Özkan'ın divandaki yer adları üzerine yazdığı makalede KBD 71/16 göstergesiyle aktarılmıştır. Muharrem Ergin'in tam çeviriyazılı neşrine bu çalışmada ulaşılamadığı için gazelin bütünü verilemiyor; beyit Özkan'daki çeviriyazıyla aynen alınmıştır. Redif "olayidi", kafiye "ġâret" kelimesindeki "-âret" sesidir. Özkan'ın hemen ardından aktardığı "Ħarâb ķıldı gözüŋ göŋlümüŋ Amâsiyesin" beyti (KBD 72/2) aynı redif ve kafiyeyle "‘imâret olayidi" diye biter; iki beytin divanda birbirine çok yakın durması, aynı gazele ait olduklarını düşündürür, ancak bu kaynakta açıkça söylenmeyen bir çıkarımdır. Kaynak vezni göstermez; şair mahlas kullanmadığı için gazellerinde mahlas beyti de bulunmaz. Şairin divanı, neşirleri ve öteki şiirleri Kadı Burhaneddin: Edebî Kişiliği, Divanı ve Şiirleri yazısında ele alınmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beytin ilk kelimesi "dün", Eski Anadolu Türkçesinde gece demektir; Özkan da mısraı "gece onun hayali gönlüme gelseydi" diye anlar. Divan şiirinde sevgilinin hayali çoğu zaman geceleri, uykusuz âşığın gönlüne misafir olur. Kadı Burhaneddin bu misafirliği bir akına benzetir: hayal gelirse âşığın canı, akına uğramış bir şehir gibi yağmalanacaktır. Benzetme "gibi" edatıyla kurulmuş açık bir teşbihtir; benzeyen âşığın canı, benzetilen ise yağmaya uğramış Amasya'dır.

Beyitteki asıl incelik, âşığın bu yağmayı dilemesidir. "Gelseyidi ... olayidi" kalıbı bir şart ile bir dileği birleştirir; şair, sevgilinin hayalinin gönlünü harap etmesini özlenen bir lütuf gibi anar. Sevgiliden gelen zararın da âşık için değerli olması divan şiirinin bilinen bir düşüncesidir. Bir hükümdarın kendi rakip şehrini yağma örneği olarak anması ise beyte gazelin alışılmış dünyasının dışından gelen sert bir renk katar; bu değerlendirme bizimdir.

Tarihî Bağlam

Özkan'a göre Kadı Burhaneddin, Amasya hâkimi Hacı Şadgeldi ve oğlu Ahmed Bey ile çok uğraştığı için divanında dört ayrı yerde Amasya'dan söz eder. Amasya emiri Ahmed, Sivas'ın kuşatıldığı bir sırada Kadı Burhaneddin'e ait bazı kaleleri ele geçirmiş, kuşatma kalkınca bu kaleler yeniden alınmıştır; Özkan beyti bu olayların şiirdeki yankısı olarak okur ve Amasya'yı divanda "yağma olan yer, harap yer" diye niteler. Özkan kuşatmanın hangisi olduğunu belirtmez. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Sivas 1388'de Memlük kuvvetlerince kırk gün kuşatılmış, Kadı Burhaneddin ise 1381 sonbaharında Hacı Şadgeldi'yi yenip öldürtmüş, 1384'te Amasya emirini üst üste bozguna uğratmış, 1394'te de kendi topraklarına saldıran Ahmed Bey'in üzerine yürüyüp her tarafı yakıp yıkmıştır. Beyitteki yağma imgesi bu uzun çekişmenin bilinen bir sonucuna dayanır; gazelin hangi yıl yazıldığı ise bilinmiyor.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar