Özgün Metin

Dünyâ diyen gişiye bir vâyedür,
Yimek içmek bu câna bir dâyedür,
Dünyâ bir geçüt durur gelen geçer,
İllâ server yigide sermâyedür.

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünya denen şey insana verilmiş bir nasip, bir kısmettir; yiyip içtiklerimiz ise bu can için bir dadı gibidir (onu besler, büyütür).

2. Dünya bir geçittir, gelen geçer; ama yiğitlikte baş olan kişi için bir sermayedir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir dört mısralık bir tuyuğdur. Birinci, ikinci ve dördüncü mısralar "vâyedür", "dâyedür" ve "sermâyedür" kelimeleriyle kafiyelenir; kafiye "-âye" sesi, redif ise ek-fiil "-dür"dür. Üçüncü mısra "geçer" ile serbest kalır. Metin Nevzat Özkan'ın makalesinden KBD 597/9-10 göstergesiyle alınmıştır ve divanın tuyuğ bölümünden gelir. Kaynak vezni göstermez. Kime ve hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor. Şairin divanı, neşirleri ve öteki şiirleri Kadı Burhaneddin: Edebî Kişiliği, Divanı ve Şiirleri yazısında ele alınmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Tuyuğ, dünya hayatı üzerine bir hikmet sözüdür ve TDV İslâm Ansiklopedisi'nin tuyuğ için söylediği, eski tuyuğa hâkim hikmet anlayışının açık bir örneğini verir. Şair önce dünyayı insana ayrılmış bir pay olarak tanımlar; "vâye" kelimesi nasip, kısmet demektir. Yemek ve içmek can için bir "dâye", yani dadıdır: bedeni besleyip ayakta tutan bir hizmetçi gibidir. Üçüncü mısrada dünya bir geçide benzetilir; gelen kalmaz, geçip gider. Bu benzetme dünyanın geçiciliğini anlatan eski ve yaygın bir düşünceye dayanır.

Asıl yeni söz dördüncü mısradadır. Şair dünyanın geçici olduğunu kabul eder ama bundan dünyayı terk etmek gerektiği sonucunu çıkarmaz; yiğitlikte baş olan kişi için dünya bir sermayedir, yani üzerinde iş görülecek, kazanılıp harcanacak bir varlıktır. Özkan bu tuyuğu, mücadeleci bir insan olan Kadı Burhaneddin'in dünya hayatını nasıl değerlendirdiğine örnek olarak verir ve makalesinin sonunda şairin dünyayı ancak yiğitler için değeri olan bir geçit yeri olarak nitelediğini söyler. "Vâye", "dâye" ve "sermâye" kelimelerinin aynı sesle birbirine bağlanması, dört mısraa sıkı bir ahenk verir; "server" ile "sermâye" arasındaki ses yakınlığı da dikkati çeker. Bu ses ilgileri tespitimizdir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar