Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Çoktan beri gözlüyorum yolların
Ariler arifi pir safa geldin
Söyledikçe şekerlenir sözlerin
Arifler arifi pir safa geldin
Şeker dudakların inci dişlerin
Mahitap yüzlerin aydır kaşların
Aşkın deli eder bir bakışların
Arifler arifi pir safa geldin
Ruzi mahşerde sen şefaatkarım
Yoluna fedadır cismile canım
Merhaba hoş geldin aziz mihmanım
Arifler arifi pir safa geldin
Horasan ilinin urum kulpusun
Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli’sin
Muhammed torunu Ali oğlusun
Arifler arifi pir sefa geldin
Hüseyin kapında günahkâr kulun
Firdevs’i alada öter bülbülün
Müminler üstüne dolanır günün
Arifler arifi pir sefa geldin

Günümüz Türkçesiyle

1. Çoktandır yollarını gözlüyorum; ariflerin arifi pir, hoş geldin. Söyledikçe sözlerin şekerlenir; ariflerin arifi pir, hoş geldin.

2. Dudakların şeker, dişlerin inci; yüzün mehtap, kaşların ay gibi. Bir bakışın insanı aşkla deli eder; ariflerin arifi pir, hoş geldin.

3. Mahşer gününde sen benim şefaatçimsin; bedenim ve canım yoluna feda olsun. Merhaba, hoş geldin, aziz misafirim; ariflerin arifi pir, hoş geldin.

4. Sen Horasan ilinin Rum'a uzanan koluşun; pirim Hünkâr Hacı Bektaş Velî'sin. Muhammed'in torunu, Ali'nin oğlusun; ariflerin arifi pir, hoş geldin.

5. Hüseyin senin kapında günahkâr bir kuldur; yüce Firdevs'te senin bülbülün öter. Senin güneşin müminlerin üstünde dolanır; ariflerin arifi pir, hoş geldin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Nakarat, "Arifler arifi pir safa geldin", ilk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizede, sonraki dörtlüklerde son dizede yer alır. Kaynakta ilk dörtlüğün ikinci dizesi "Ariler" diye yazılmıştır, nakaratın öteki geçişlerinde ise "Arifler" biçimi vardır. Sonraki dörtlüklerin ilk üç dizesi şu uyakları taşır: "dişlerin, kaşların, bakışların", "şefaatkarım, canım, mihmanım", "kulpusun, Veli'sin, oğlusun", "kulun, bülbülün, günün". Beş dörtlük on birli hece ölçüsündedir; Işık bunları nefes ve pire güzelleme diye niteler. Son dörtlükte şair kendini yalnızca "Hüseyin" diye anar. Deyişi Âşık Cafer Aydoğdu ile Halil Sezgin aktarmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, gelişini çoktandır beklediği pire hoş geldin diyen bir müridin coşkusunu anlatır. İkinci dörtlükte pirin yüzü halk şiirinin güzelleme kalıplarıyla anlatılır: şeker dudak, inci diş, mehtap yüz, ay kaş. Bu kalıpların bir sevgiliyi değil, bir pirin cemalini anlatması Alevî-Bektaşî şiirinde yaygındır; pirin yüzünde ilahi güzelliğin görüldüğüne inanılır.

Dördüncü dörtlük övülen kişinin kimliğini açıkça söyler: Hünkâr Hacı Bektaş Velî. "Horasan ilinin urum kulpusun" dizesi, Hacı Bektaş'ın Horasan'dan Anadolu'ya, yani Rum diyarına gelişini anlatan bilinen anlatıyı hatırlatır; "kulp" sözünün burada tutamak, bağ anlamında kullanıldığı anlaşılıyor, ama okuma bizimdir. "Muhammed torunu, Ali oğlu" sözü, Hacı Bektaş'ın soyunun Ehl-i Beyt'e dayandığı inancını yansıtır. Hacı Bektaş'ın yüzyıllar önce yaşamış olmasına karşın ona "hoş geldin" denmesi, onun ruhaniyetinin cemde hazır olduğu inancıyla açıklanabilir; dergâhın çelebisine yazılmış bir karşılama olması da mümkündür, kaynak bu konuda bilgi vermez.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar