Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Himmet eyle gideyim de geleyim
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Şah İbrahim nesli Derviş Ali’yem
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Şurdan gideyim de adımız kalsın
İrfan sohbetinde tadımız kalsın
Bektaşi Veli’ye emanet olsun
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Sürmeli kız ağlamasın avunsun
Şükür etsin Yaradan’a sığınsın
Malatya’dan Kırşehir’e dolansın
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Azrail geldi de gönül sınıyor
İsrafil’de ecel canım sunuyor
Bizim ile bir od düşmüş yanıyor
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Kırklardan gel oldu açıldı nalı
İşaret gösterdi belli nişanı
On iki İmamlar arzular canı
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Biçilsin kefenim ılısın suyum
Okuyup Yasin’i hem beni yuyun
Kılınsın namazım kabrime koyun
Bizi seven canlar ağlamasınlar
Hüseyin’im eydür eyleme bizi
Vade tamam oldu görmedim yazı
Şefaatçim olsun Hüseyin Gazi
Bizi seven canlar ağlamasınlar

Günümüz Türkçesiyle

1. Himmet eyle de gideyim, sonra yine geleyim; bizi seven canlar ağlamasınlar. Ben Şah İbrahim neslinden Derviş Ali'yim; bizi seven canlar ağlamasınlar.

2. Buradan gideyim de adımız kalsın; irfan sohbetinde tadımız kalsın; Hacı Bektaş Velî'ye emanet olsun. Bizi seven canlar ağlamasınlar.

3. Sürmeli kız ağlamasın, avunsun; Yaradan'a şükretsin, ona sığınsın; Malatya'dan Kırşehir'e dolaşsın. Bizi seven canlar ağlamasınlar.

4. Azrail geldi de gönlümü sınıyor; İsrafil'de ecel canımı sunuyor. Bizimle birlikte bir ateş düşmüş, yanıyor; bizi seven canlar ağlamasınlar.

5. Kırklardan çağrı geldi, nal açıldı; işaret belli nişanı gösterdi. On İki İmam canı arzuluyor; bizi seven canlar ağlamasınlar.

6. Kefenim biçilsin, suyum ılınsın; Yasin okuyup beni yıkayın; namazım kılınsın, beni kabrime koyun. Bizi seven canlar ağlamasınlar.

7. Hüseyin'im der ki bizi alıkoymayın; vade tamam oldu, yazı göremedim. Şefaatçim Hüseyin Gazi olsun; bizi seven canlar ağlamasınlar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

İlk dörtlükte konuşan kişi kendini "Şah İbrahim nesli Derviş Ali" diye tanıtır ve bu, aidiyet üzerine bir soru işareti bırakır. Şah İbrahim, Alevî ocakları arasında bilinen bir ocağın adıdır; dize, deyişin bu ocağa bağlı bir Derviş Ali ağzından ya da onun için söylendiğini düşündürebilir. Işık bu konuda açıklama yapmaz ve metni Halil Sezgin'in aktarımıyla Kul Hüseyin'in deyişleri arasında yayımlar. "Bizi seven canlar ağlamasınlar" nakaratı ilk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizede, sonra dördüncü dizelerde duyulur; öteki dörtlüklerin ilk üç dizesi uyaklıdır ("kalsın, kalsın, olsun", "avunsun, sığınsın, dolansın", "sınıyor, sunuyor, yanıyor", "nalı, nişanı, canı", "suyum, yuyun, koyun", "bizi, yazı, Gazi"). Yedi dörtlük on birli hece ölçüsündedir; Işık türü güzelleme olarak verir. Son dörtlükte mahlas "Hüseyin'im" diye geçer. Makale "yuyun" sözünü yöre ağzında "yıkayın" diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Ölümün yaklaştığını bilen bir derviş burada vedalaşır. Konuşan kişi topluluktan himmet ister, adının ve irfan sohbetinde bıraktığı tadın kalmasını diler ve kendini Hacı Bektaş Velî'ye emanet eder. Azrail'in gönlü sınaması, ecelin gelmesi, Kırklardan gelen çağrı ve On İki İmam'ın canı arzulaması, ölümü bir kavuşma ve çağrılış olarak gösterir. Bu bakış, ölümü "Hakk'a yürümek" diye adlandıran Alevî anlayışıyla uyumludur.

Altıncı dörtlükte cenaze hazırlığı bütün ayrıntısıyla anlatılır: kefenin biçilmesi, suyun ılınması, Yasin okunarak yıkanmak, namazın kılınması ve kabre konmak. Üçüncü dörtlükteki "sürmeli kız" ise geride kalan bir sevgiliyi ya da aileden bir kızı düşündürür; ona ağlamaması, şükredip avunması öğütlenir. Son dörtlükte şefaatçi olarak Hüseyin Gazi anılır; Hüseyin Gazi, Battal Gazi anlatılarıyla birlikte Alevî geleneğinde saygıyla anılan bir erendir. Nakaratın her dörtlükte tekrar eden dileği, ölenin değil geride kalanların acısına yönelir ve şiire teselli edici bir ton verir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar