Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

….
Cennet mekânı Kul Hüseyin demden
Ali’dir Firavun suya gark eden
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Ali’dir cenneti cehennem yapan
Ali’dir kâfirin tuğunu tepen
Hayber kalesinin kapısın yıkan
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Ali’dir cümle alemin sahibi
Şanına indirdi yüz dört kitabı
Vücudun mescidi gönlün mihrabı
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Ali’dir gün olup dünyaya şavkan
Gökte yağmur olup yerlere yağan
Ali’dir Miraç da habibin eğen
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Ali’dir şu cümle alemin başı
Yerne vekil kodu Hacı Bektaşı
Uçmaktadır daim deryanın kuşu
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Hasan’la Hüseyin diler mabudun
İmam Zeynel bekler zindanın dibin
Üç yüz yıl bağlandı İfritin elin
Bana söylerseniz Ali’den söylen
İmam Bakır doğru gider yoluna
İmam Cafer kaim durur diline
Yapışalım Musa Rıza’n eline
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Muhammed Taki’dir hem Ali Naki
Onlardır dini İslam’ın direği
Vücudum evine gönlüm devranı
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Hasan Askeri’den Mehdi’nin yolu
Müminler sürerler Kevser’i balı
Sekiz kapı uçmak sürülür yolu
Bana söylerseniz Ali’den söylen
Kul Hüseyin kanamadım dolumdan
Ali’nin sevgisi gitmez serimden
Hem severim hem kalkarım âlimden
Bana söylerseniz Ali’den söylen

Günümüz Türkçesiyle

1. [İlk dize derlemede bulunamamıştır.] Cennet mekânı Kul Hüseyin demden; Firavun'u suya boğan Ali'dir. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

2. Cenneti de cehennemi de yapan Ali'dir; kâfirin tuğunu tepeleyen, Hayber kalesinin kapısını yıkan Ali'dir. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

3. Bütün âlemin sahibi Ali'dir; yüz dört kitap onun şanına indirildi. Vücudun mescidi, gönlün mihrabıdır; bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

4. Ali güneş olup dünyaya ışık saçan, gökte yağmur olup yerlere yağandır; Miraç'ta Habib'in önünde eğilen de Ali'dir. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

5. Bütün âlemin başı Ali'dir; yerine vekil olarak Hacı Bektaş'ı koydu. Denizin kuşu her an uçmaktadır; bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

6. Hasan ile Hüseyin Rablerinden diler; İmam Zeynel zindanın dibinde bekler; ifritin eli üç yüz yıl bağlandı. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

7. İmam Bakır doğru yoluna gider; İmam Cafer dilinde dimdik durur. Musa ile Rıza'nın eline yapışalım; bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

8. Muhammed Taki ile Ali Naki, İslâm dininin direkleri onlardır; vücudumun evinde gönlümün devranıdırlar. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

9. Mehdi'nin yolu Hasan Askerî'dendir; müminler Kevser'in balını sürerler, sekiz kapılı cennete giden yol sürülür. Bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

10. Ben Kul Hüseyin dolumdan kanamadım; Ali'nin sevgisi başımdan gitmez. Hem severim hem de âlimden ayrılırım; bana bir şey söyleyecekseniz Ali'den söyleyin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

On dörtlüğün çoğu "Ali'dir" diye başlayan dizelerle kurulur ve her dörtlük "Bana söylerseniz Ali'den söylen" nakaratıyla kapanır. Bu en uzun düvaz-ı imamlardan birinin ilk dizesi ise derlemede bulunamamıştır: Işık'a göre bazı arifler onu "Ali'dir Arş-u Ala'da oturan" diye tamamlamaya çalışır, ama bu dize sahada Kul Hüseyin'in dizesi olarak ele geçmemiştir; ikinci dize de "Cennet mekân Kul Hüseyin Dedem'den" biçiminde aktarılır. Ölçü on birli hecedir. Dörtlüklerin ilk üç dizesindeki uyaklar şunlardır: "yapan, tepen, yıkan", "sahibi, kitabı, mihrabı", "şavkan, yağan, eğen", "başı, Bektaşı, kuşu", "mabudun, dibin, elin", "yoluna, diline, eline", "Naki, direği, devranı", "yolu, balı, yolu", "dolumdan, serimden, âlimden". Makale "şavkan" sözünü parlayan, "yerne"yi yerine diye açıklar. Kaynak kişi Halil Sezgin'dir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, Hz. Ali'yi kâinatın merkezine koyan bir övgüdür ve Alevî-Bektaşî inancında Ali'ye verilen yüce yeri halkın anlayacağı imgelerle sıralar. Firavun'u suya boğmak, cenneti ve cehennemi yapmak, Hayber kalesinin kapısını yıkmak, güneş olup ışık saçmak, yağmur olup yere yağmak, Miraç'ta görünmek Ali'ye bağlanır. Bu anlatılar, Ali'nin peygamberlerin mucizelerinde ve doğanın düzeninde gizli olarak bulunduğu inancını yansıtır. Beşinci dörtlükte Ali'nin yerine Hacı Bektaş'ı vekil koyduğu söylenir; böylece Bektaşî yolunun meşruiyeti Ali'ye bağlanır.

Altıncı dörtlükten sonra deyiş düvaz-ı imam düzenine geçer ve On İki İmam'ı sırayla anar: Hasan ile Hüseyin, zindanda bekleyen Zeynelabidin, Bakır, Cafer, Musa Kâzım ve Rıza, Taki ve Naki, Hasan Askerî ve Mehdi. Son dörtlükte şair "dolumdan kanamadım" diyerek aşk kadehine doymadığını söyler. İlk dizenin kayıp olması ve ikinci dizenin farklı biçimlerde aktarılması, deyişin sözlü gelenekte nasıl yaşadığını gösterir; Işık metni alandaki hâlini bozmadan aktarmayı seçmiştir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar