Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Molla Hasan bize selam eyledi
Ara yerde hayli elma göndermiş
Gönül bahçesine gurup kondurmuş
Ara yerde hayli elma göndermiş
Zahit suyla yıkar dışı pak olur
İçi mundar her yanı da çöp olur
Mümini erkân yıkarsa pak olur
Müminleri pak eyleyen ab odur
Hak emredip Cebrail’e buyurdu
Adem’i balçıktan yaptı yoğurdu
Çar anasırdan mayasını koydu
Su getiren cana ol nurdan kaptır
Müminin selamın daim almalı
Tarikatta tasdik olup durmalı
Üç sünneti yedi farzı kılmalı
Kırk makamda dört duvarın bab olur
Marifet eridir baha biçilmez
Yetmiş iki deryası var geçilmez
Hakikat kilidi sırdır açılmaz
Hak katında makbul olan bab odur
Azrail gelince çekilir zahmet
Kabre varıncağız kopar kıyamet
Rabbim Allah deyip nebim Muhammed
Ol makamda söz budur cevap budur
Kul Hüseyin’im der bilmem ki aslını
Üç halife heceledik ismini
Öfkelenmeden arıt cismini
Baht olmasına mana ayet budur
Günümüz Türkçesiyle
1. Molla Hasan bize selam gönderdi; araya pek çok elma, yani soru göndermiş. Gönül bahçesine bir topluluk kondurmuş; araya pek çok elma göndermiş.
2. Zahit suyla yıkanır, dışı temizlenir; içi pis kalır, her yanı çöp olur. Mümini erkân yıkarsa temiz olur; müminleri arıtan su odur.
3. Hak emredip Cebrail'e buyurdu; Âdem'i balçıktan yapıp yoğurdu, mayasını dört unsurdan koydu. Cana su getiren kap o nurdandır.
4. Müminin selamını her zaman almalı, tarikatta onaylanıp durmalı, üç sünneti ve yedi farzı yerine getirmeli; kırk makamda dört duvar kapı olur.
5. Marifet ehline paha biçilmez; onun yetmiş iki denizi vardır, geçilmez. Hakikatin kilidi sırdır, açılmaz; Hakk'ın katında makbul olan kapı odur.
6. Azrail gelince zahmet çekilir; kabre varınca kıyamet kopar. "Rabbim Allah, peygamberim Muhammed" demek; o makamda söz de cevap da budur.
7. Ben Kul Hüseyin derim ki onun aslını bilmem; ismini üç halife diye heceledik. Öfkelenmeden bedenini arıt; bahtının açılması için anlam ve ayet budur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Işık'a göre bu deyiş, Molla Hasan'ın Kul Hüseyin'e sorular içeren bir deyiş göndermesi üzerine söylenmiştir; soru deyişi makalenin dipnotunda verilir. Cevabın kalıbı dörtlük sonlarında belirir: dördüncü dizeler "ab odur, kaptır, bab olur, bab odur, cevap budur, ayet budur" sözleriyle kapanır. İlk dörtlükte ikinci ve dördüncü dize "Ara yerde hayli elma göndermiş" dizesidir; ötekilerde ilk üç dize birbiriyle uyaklıdır ("pak olur, çöp olur, pak olur", "buyurdu, yoğurdu, koydu", "almalı, durmalı, kılmalı", "biçilmez, geçilmez, açılmaz", "zahmet, kıyamet, Muhammed", "aslını, ismini, cismini"). Yedi dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir; Işık metni nefes ve nasihatname olarak sınıflar. Son dörtlükte "Kul Hüseyin'im" mahlası okunur. Aktaranlar Ali İhsan Aktaş ile Halil Sezgin'dir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, halk şiirinin soru-cevap geleneğinin güzel bir örneğidir. Işık'ın dipnotta aktardığı soru deyişinde Molla Hasan şunları sorar: Âdem'in gönlündeki topluluk nedir, müminleri arıtan su nedir, balçıktan Âdem yaratılırken Sidre'den su getiren kap nedir, marifette tamamlanan kapı nedir, mezarda ilk verilecek cevap nedir ve "Hay, Sin, Nun" harflerinin anlamı nedir. Kul Hüseyin'in deyişi bu soruları sırayla cevaplar ve her dörtlüğün son dizesini sorunun kendi sözüyle, "ab, kap, bab, cevap" sözleriyle bitirir.
Cevapların özü, dış temizlik ile iç arınma arasındaki farktır. Zahit suyla yıkanır ve dışı temizlenir, ama içi kirli kalır; mümini ise "erkân", yani yolun kuralları ve cem ibadeti arıtır. Dördüncü ve beşinci dörtlükler Alevî-Bektaşî yolunun dört kapısını sıralar: tarikatta onaylanmak, marifetin geçilmez denizleri ve sır olan hakikatin kilidi. Altıncı dörtlükte kabir sorgusunun cevabı İslâm'ın bilinen sözleriyle verilir. Son dörtlükteki harf sorusunun cevabı kapalıdır; kaynak açıklama yapmaz, aktarımımız yaklaşıktır.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 6, s. 79-80; Molla Hasan'ın soru deyişi s. 79, dipnot 28). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






