Özgün Metin
Müşterî oldı göñül bir ṣanem-i meh-çihre
Ki benâgûşına bir dâne s̱üreyyâ ṣalınur
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül, ay yüzlü bir güzelin alıcısı oldu; o güzelin kulak memesinde Süreyya gibi tek bir inci sallanır. (Süreyya, Ülker yıldız kümesidir; küpedeki inci ona benzetilmiştir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beyit, Âşık Çelebi'nin Meşâ'irü'ş-şu'arâ'sında Melîhî maddesinin sonunda yer alır. İki mısraı kafiyeli olmadığından bir gazelin iç beyti ya da o anda tek başına söylenmiş bir beyit olmalıdır. Tezkire neşri vezni göstermez. Neşrin nüsha farklarını gösteren notuna göre ikinci mısranın son kelimesi, tezkirenin F harfiyle gösterilen nüshasında "ṣalınur" (sallanır) yerine "aṣılu" (asılı) okunur. Bu beyti başka bir tezkireci aktarmaz.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit gök cisimlerinden kurulmuş bir tablo çizer. "Müşterî" kelimesi hem alıcı hem de Jüpiter gezegeni anlamına gelir; gönül ay yüzlü bir güzelin alıcısı olurken, gökteki Müşteri de "meh" (ay) ile yan yana gelir. İkinci mısrada güzelin kulağındaki tek inci, Süreyya'ya, yani Ülker yıldız kümesine benzetilir. Böylece ay, Müşteri ve Süreyya aynı beyitte buluşur ve bir tenasüp kurulur. "Müşterî" kelimesinin iki anlamının birlikte kullanılması tevriye sanatıdır. "Ṣanem" kelimesi aslında put demektir ve divan şiirinde güzel sevgili için kullanılır. "Benâgûş", kulağın altı ve kulak memesidir; küpe burada asılır. Süreyya'nın birçok yıldızdan oluşan bir küme olması ile küpedeki incinin "bir dâne", yani tek tane olması arasındaki ince karşıtlık da beytin nüktesine katkıda bulunur; bu son gözlem bizim yorumumuzdur.
Tarihî Bağlam
Âşık Çelebi beytin söyleniş sebebini anlatır. Melîhî bir gün kulağında tek tane inci küpe bulunan bir güzele rastlamış ve bu beyti söyleyip ona okumuştur. Tezkirecinin anlatımına göre beyit, güzeli görür görmez söylenmiş bir iltifattır. Hikâye burada bitmez. Güzel bu söze öfkelenip şaire bir tokat atmış, şairin ağzından ve burnundan kan gelmiştir. Melîhî bunun üzerine hemen ikinci bir beyit söylemiştir; o beyit bu kategoride "Lebinsüz her ne mey ki içdüm ise" başlığıyla ayrıca yer alır. İki beyit, Âşık Çelebi'nin Melîhî'yi anlattığı maddenin son sözleridir ve onun nüktedan, hazırcevap kişiliğine bir örnek olarak verilmiştir. Şairin hayatı için Melîhî (Tokatlı) yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, haz. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 354-355. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar





