Pontus Krallığı'nın dinî hayatı tek bir damardan beslenmiyordu. Kıyıdaki Yunan kentlerinde Apollon, Zeus ve Dionysos sürdürülüyor, iç kesimlerde Anadolu'nun çok eski ana tanrıçaları ve ay tanrısı Men rağbet görüyor, hanedanın İranlı soyu ise Mithra'nın ve ışığın hatırasını saraya taşıyordu. Bu karışık dünyanın en kraliyete yakın tanrılarından biri, adını doğrudan hükümdardan alan bir ay tanrısıydı: Men Pharnakou, yani "Pharnakes'in Men'i". Kralın bu kültle kurduğu bağ o kadar sıkıydı ki Pontus krallarının resmî yemini bu tanrının adıyla edilirdi.
Tanrının merkezi, Amasya'nın doğusundaki Phanaroia ovasında, Kabeira yakınındaki Ameria adlı tapınak yerleşimiydi. Komana Pontika ve Zela ile birlikte Ameria, Strabon'un anlattığı üç büyük "tapınak devleti"nden biri sayılır. Strabon'un kendisi Amaseia'lıdır; Men Pharnakou'ya dair elimizdeki en doğrudan anlatım onun kaleminden çıkmıştır.
Men: Anadolu'nun Eril Ay Tanrısı
Men, Anadolu'nun batı iç kesimlerinde, özellikle Frigya, Pisidya ve Lidya çevresinde tapınılan bir ay tanrısıdır. Adı Yunancada "ay" ve "ay takvimi ayı" anlamına gelen mên sözcüğüyle örtüşür; kimi araştırmacılar bu adın İran dünyasındaki ay sözcüğünden, Avesta'daki mâŋha kökünden etkilenmiş olabileceğini düşünür. Strabon da onu Frigyalıların yerel tanrısı olarak anar. Başka bir görüşe göre tanrının adı Anadolu'daki yerel bir tanrı adı olan Manes'in Yunancalaşmış biçimidir; bu tartışma bugün de tam olarak kapanmış değildir. Hitit-Luvi dünyasının ay tanrısı Arma'nın yerel bir soyundan geldiği ve İran'ın ay tanrısı Mah ile, zamanla Anahita ile ilişki kurduğu da ileri sürülür.
Men'i çevresindeki ay tanrılarından ayıran en dikkat çekici özellik cinsiyetidir. Antik dünyada ay çoğunlukla bir tanrıça olarak düşünülürken Men eril bir tanrıdır. Kabartmalarda ve heykellerde genellikle başında Frigya başlığı olan, sakalsız, dalgalı saçlı bir genç olarak görünür; omuzlarının arkasından bir hilalin iki ucu yükselir. Yanında sıklıkla bir boğa ya da aslan bulunur, bazen at üstünde betimlenir. Roma İmparatorluk döneminde bu tasvir Frigya başlığı ve kemerli tunikle "Frigya tanrısı" olarak Batı'ya da geçmiş, Mithra ikonografisine yaklaşmıştır. Hilal sembolünün ve genç yüzün bu kadar yaygın olması, tanrının zamanla Attis ve Sabazios gibi başka tanrılarla da özdeşleştirilmesine yol açmıştır.
Men'in kültü tek bir merkezde toplanmamış, çeşitli yerel adlarla ayrı kutsal alanlarda yaşamıştır. Pisidya Antiokheiası'ndaki Men Askaenos tapınağı bunlardan en iyi bilinenidir; kalıtsal "rahiplerin rahibi" unvanıyla yönetilen bu tapınak, Roma'nın MÖ 25'te kenti kolonileştirmesine kadar bir tür tapınak devleti olarak varlığını sürdürmüştür. Pontus'taki Men Pharnakou, aynı büyük ailenin Karadeniz'e yakın, kraliyet adıyla damgalanmış koludur.
Kabeira Yakınında Ameria Tapınağı
Strabon (XII, 3, 31), Kabeira'yı anlatırken oradaki Men tapınağını da anar. Kabeira, Paryadres dağlarının eteğine yakın bir yerdedir; Strabon'a göre Mithradates'in sarayı, su değirmenleri, hayvanat bahçesi, av alanları ve madenleri buradaydı. Aynı pasajda Pompeius'un kenti Diospolis diye kurduğunu, sonraki dönemde Pythodoris'in onu güzelleştirip Sebaste adını verdiğini ve kraliyet konutu olarak kullandığını öğreniriz. Kabeira'nın bugünkü Niksar'a karşılık geldiği genellikle kabul edilir, ancak bu eşleştirme de "büyük olasılıkla" ifadesiyle verilen bir yoruma dayanır.
Strabon'a göre burada, "Pharnakes'in Men'i" denilen tapınak vardır. Tapınak, çok sayıda tapınak hizmetlisinin bulunduğu bir köy-kent olan Ameria'dadır ve kutsal bir araziye sahiptir; bu arazinin ürününü her zaman atanmış rahip toplar. Aynı yerin Selene'nin tapınağı olduğunu da ekler ve Arnavutlar'daki (Kafkas Albanyası'ndaki) ve Frigya'daki benzer ay tapınaklarını, yani Men Askaenos ile Antiokheia bölgesindeki bir başka Men tapınağını örnek gösterir. Böylece Ameria'nın yalnızca bir tapınak değil, rahibi, hizmetlileri ve gelir getiren toprağıyla küçük bir kutsal yönetim birimi olduğu anlaşılır. Bu yapı Komana'daki ana tanrıça tapınağının ölçeğine ulaşmasa da aynı düzenin bir benzeridir; Komana'da altı bin tapınak hizmetlisi bulunduğu ve başrahibin krallıkta kralın hemen ardından geldiği bilinir.
Ameria'nın tam yeri bugün de kesin değildir. Strabon konumu ayrıntılı vermez ve araştırmacılar uzun süre yalnızca iki öneri öne sürebilmiş, bunların ikisinde de sağlam kanıt bulunmamıştır. Son yıllarda Tokat'ın Erbaa ilçesine bağlı Bağpınar köyünün eski adı olan Emeri ile Ameria arasında ses benzerliğine dayanan bir ilişki kurulmuş, ancak bu öneri uzun süre yeterli arkeolojik ve epigrafik veriyle desteklenmemiştir. Belleten'de yayımlanan yeni bir çalışma, aynı köyden elde edilen buluntu ve yazıtları değerlendirerek meseleyi bilimsel zemine taşımayı amaçlar. Dolayısıyla tapınağın "Kabeira yakınında, bugünkü Tokat sınırları içinde" olduğunu söylemek güvenlidir; köyün adını kesin bir eşleştirme gibi vermek ise henüz erkendir.
Kuruluşu: Pharnakes I ve Hanedanın Ay Tanrısı
Kültün kurucusu olarak I. Pharnakes kabul edilir ve tapınağın MÖ 2. yüzyılın başlarında kurulduğu düşünülür. Pharnakes, Pontus tarihinin atılgan hükümdarlarındandı. Sinope'yi ele geçirerek krallığa limanlı bir başkent kazandırmış, kendi adını taşıyan Pharnakeia kentini kurmuş, ancak MÖ 179'da komşu krallıkların kurduğu bir koalisyon karşısında yenilgi yaşamıştır. Saltanatı krallığı genişletmiş, fakat ülke Yunan kıyı kentleri, İranlı soylu toprak sahipleri ve Anadolulu köylerden oluşan çok parçalı bir bütündü. Bu bütünü bağlayacak bir ortak inanç simgesine ihtiyaç duyulmuş olması akla yatkındır.
Men bu bakımdan elverişli bir seçimdi. Eski bir Anadolu tanrısı olduğu için Kapadokyalı ve Paflagonyalı halk tarafından yadırganmayacaktı; ay tanrısı olması, İranlı soylular için Mah ile, Yunanlılar için Selene ile kolayca birleştirilebilmesi demekti. Ameria'da Men Pharnakou ile Selene'nin birlikte anılması bu birleştirmenin bir sonucu olabilir. Bu görüşe göre Pharnakes, halkın tanıdığı bir tanrıyı alıp kendi adıyla anılan, kendi rahipliği ve kendi gelirleri olan bir kraliyet tanrısına dönüştürmüştür.
Bir başka yorum, bu girişimi Komana Pontika karşısındaki siyasî dengeyle ilişkilendirir. Komana'nın başrahibi yalnızca krala bağlıydı; büyük bir hizmetli kitlesine, geniş topraklara ve ciddi bir gelire hükmediyordu. Ma tanrıçasının tapınağı, İranlı soyluların Mah ile özdeşleştirdiği, Hitit çağına uzanan kadim bir merkezdi. Kıyı kentlerini egemenliğine almaya çalışan bir kral için böyle bir merkez hem manevî dayanak hem de olası bir güç odağıydı. Kendi adıyla bir ay kültü kurmak, ay tanrısı alanında rakip olmayan, doğrudan hükümdara bağlı bir merkez yaratmak anlamına geliyordu. Bu yorumun temeli antik kaynaklarda açıkça yazılı bir niyet değil, kültün sonraki işlevinden çıkarılan bir değerlendirmedir; Komana'nın gölgesini azaltma hedefi bilinçli bir plan mıydı, yoksa sonradan görülen bir sonuç mu, kesin olarak söylenemez. Kültün hiçbir zaman Komana'nın önüne geçmediği ise anlaşılmaktadır.
Adın Anlamı: Pharnakes, Tyche ve Yemin
Tanrının sıfatı, onu kuran kralın adından gelir. Pharnakes adı Eski İran dilinde Farnakah biçimindedir ve ilahî ışıltıyı, kralları seçen kutsal parıltıyı anlatan farnah sözcüğüne bağlanır. Başka bir açıklama adı "mutluluk" anlamındaki farrukh ile ilişkilendirir ve Men Pharnakou'yu "mutluluğa sahip olan Men" diye çevirir. İki açıklama aynı kavram alanında buluşur: ilahî lütuf, talih ve kralın başarısı.
Bu anlam, Strabon'un aktardığı yeminle uyum içindedir. Pontus kralları tapınağa o kadar saygı gösterirdi ki "kraliyet yemini" şu kalıpla edilirdi: "Kralın Tyche'si (talihi) ve Pharnakes'in Men'i adına." Strabon'un metnini yayımlayan Loeb çevirisinin notlarında David Robinson'a atfedilen bir görüşe göre, Men Pharnakou ifadesi buradaki Tyche basileos, yani "kralın talihi" ile eş anlamlıdır; Antiokheia sikkelerinde de Men'in Tyche yerine geçtiği görülür. Böylece yemin iki kez aynı şeyi söyleyen bir kalıba dönüşür ve ay tanrısı, hükümdarın kutsal talihinin görünen yüzü olarak ortaya çıkar.
Bu yemin, Pontus'ta resmî sözün tanrılar önünde nasıl bağlandığını gösteren nadir ayrıntılardandır. Hanedanın çoğu oğluna Mithradates, yani "Mithra'nın verdiği" adını vermesi, yeminlerin ve sözleşmelerin gözeticisi olan İranlı Mithra'ya bağlılığın bir işaretiydi. Ancak Saprykin'in dikkat çektiği gibi Pontus'ta Mithra kültünün izine neredeyse hiç rastlanmaz; kraliyet dininin ağırlığı Helen tanrılarındadır. Kralların resmî yeminini Mithra'ya değil Men Pharnakou'ya bağlamış olmaları, İranlı soy iddiasının Anadolu ve Yunan kisveli bir tanrı aracılığıyla sürdürüldüğünü düşündürür.
Sikkelerde Men Pharnakou
Kültün en somut izleri sikkelerdedir. I. Pharnakes'in kraliyet sikkelerinde, Hermes-Mithra ya da daha olası biçimde Men Pharnakou olarak yorumlanan bir figür kralın koruyucusu olarak görünür. Sol elinde bolluk boynuzu tutan bu tanrı, ayın döngüsüyle sınırlı kalmayıp bitki örtüsünün, mahsulün ve bereketin de koruyucusu olarak sunulur. Bolluk boynuzu onu Attis, Dionysos ve Zeus gibi bereket tanrılarıyla birleştirir.
Sembollerin çeşitliliği tanrının çok yönlü yorumlandığını gösterir. Saprykin'in derlediği betimlemelere göre Men Pharnakou kimi kez at üstünde, kimi kez Zeus'un yıldırımıyla, Perseus'un çift başlı baltasıyla gösterilir; boğa onu Zeus ve Dionysos'a, çam kozalağı Kybele'nin oğlu Attis'e, horoz ise Pers kültlerinde Mithra ve Ahura Mazda'ya kurban edilen kutsal kuşa bağlar. Bu özellikler birlikte düşünüldüğünde ortaya Anadolu, İran ve Yunan öğelerinin iç içe geçtiği bir tanrı portresi çıkar. Pontus sikkelerindeki yıldız ve hilal biçiminde birleşen simge, Men kültünün hanedanın sembolik diline girdiğinin başlıca kanıtı sayılır. Güneşi temsil eden yıldızın daha eski olduğu ve Mithra ile ilişkilendirildiği, hilalin ise Pharnakes ile eklendiği düşünülür. Aynı işaretin Pontus'ta uzun yıllar kraliyet amblemi olarak kaldığı, Karadeniz'in öteki kıyılarına hanedanla birlikte yayıldığı ve Byzantion'un simgesine dönüştüğü anlatılır. Osmanlı ve Cumhuriyet bayraklarındaki yıldız ve hilal ile bu kadim sembol arasında doğrudan bir süreklilik bulunduğu iddiası popüler yayınlarda sık dile getirilir; ancak bu bağ akademik yazında temkinle karşılanan bir konudur ve burada yalnızca anılmakla yetinilmektedir.
Amisos'tan gelen bir Men Pharnakou betimlemesinin bir Mithradatid kralının portresi olabileceği öne sürülmüştür. Bu, tanrı ile hükümdarın görsel olarak da birbirine yaklaştığı bir dönemi gösterir ve sonraki gelişmeyi önceden haber verir.
Mithradates VI Döneminde Kral ve Tanrı
Kültün Pharnakes ile sınırlı kalmadığı, Mithradates VI Eupator zamanında da sürdüğü Strabon'un "krallar" kelimesiyle anlattığı yemin geleneğinden anlaşılır. Daha da önemlisi bu dönemde Men Pharnakou, kralın kendi tanrısal imgesinin parçası olur. Saprykin'e göre Mithradates'in MÖ 88-87'de Pergamon'daki zaferinden sonra heykelleri ve portreleri, tanrılaştırılmış İskender gibi, Dionysos, Men, Helios, Ares, Perseus ve Herakles'in özelliklerini birleştiren idealleştirilmiş bir tanrı imgesi taşımaya başlamıştır. Bosporos'ta Pantikapaion, Phanagoreia ve Gorgippia'da basılan sikkelerde Mithradates, Men Pharnakou olarak, elinde üzüm salkımı ve thyrsos tutan ayakta Dionysos heykeliyle birlikte gösterilir.
Bu propagandanın dayanağı, Men ile Dionysos'un benzer bir görev paylaşmasıdır; ikisi de yenilenme, doğum ve iyileşme tanrıları olarak görülür. Karanlığı ve kötülüğü yenen bir ay tanrısı imgesi, kralın devleti koruyan, ülkeyi kurtaran bir hükümdar olarak sunulmasına uygundu. Böylece Pharnakes'in kurduğu kült yaklaşık yüz yıl sonra, yeni bir siyasî kullanıma açılmış olur.
Kültün gündelik düzeydeki yayılımı da belgelenmiştir. Karadeniz'in kuzey kıyısında bulunan pişmiş toprak figürinler arasında horoz üstünde Men ve dörtnala giden atın üstünde Men-Attis betimleri vardır; bunların çoğu Mithradates dönemine ve sonrasına tarihlenir ve Pontus'tan, Küçük Ermenistan'dan Bosporos'a taşındığı düşünülen kültlerin izini verir. Bu figürinlerin Pontus ordusunda görev yapan asker ve paralı askerler arasında yaygın olduğu ileri sürülmüştür.
Mithradates VI'nın Kabeira'da saray kurmuş olması da kültle yerleşim arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Strabon saray, su değirmenleri, hayvanat bahçesi, av alanları ve madenleri aynı cümlede sayar; Kabeira'nın bir kraliyet merkezi olduğu açıktır ve Men tapınağı bu merkezin dinî tamamlayıcısıdır. Kabeira sikkelerinde İmparatorluk döneminde tapınak içinde Zeus Stratios'un betimlenmesi, bölgenin kutsal kimliğinin kralların ardından da önemini koruduğuna işaret eder.
Pontus Dininin İçindeki Yeri
Men Pharnakou'yu Pontus'un öteki büyük kültlerinden ayıran, onun halk inancından çok krallık siyasetinin bir ürünü olmasıdır. Komana Pontika'nın Ma'sı ve Zela'nın Anaitis'i yüzyıllardır sürmüş, hanedandan önce de var olmuş kutsal merkezlerdi. Men Pharnakou ise belirli bir kralın adıyla ve belirli bir siyasî amaçla kurulmuş görünür. Bu yüzden kültün Komana kadar geniş bir halk tabanı edindiğini düşünmek için neden yoktur; Ameria'nın adı bile bugün Komana ve Zela kadar iyi bilinmez.
Öte yandan kült, Pontus'un çok katmanlı kimliğini anlamak için ayrıcalıklı bir örnektir. Aynı tanrı, Frigya kökenli bir Anadolu ay tanrısı olarak yerel halka, Mah ile bağlantısı sayesinde İranlı soylulara, Selene ile birleştirilmesi sayesinde Yunanlılara seslenebiliyordu. Strabon'un Ameria'yı Selene'nin tapınağı olarak da anması, bu ortak adın kamusal dilde gerçekten kullanıldığına işaret eder. Bu sentez, Pontus krallarının İran, Yunan ve Anadolu mirasını aynı anda üstlenme çabasının dinî karşılığıdır.
Roma egemenliğiyle birlikte kutsal düzen değişmiştir. Pompeius MÖ 63'ten sonra bölgeyi yeniden örgütlemiş, Kabeira'yı Diospolis adıyla kent hâline getirmiş, Komana'nın başrahipliğine yeni bir kişi atamıştır. Strabon'un yazdığı çağda Kabeira, Pythodoris'in Sebaste adıyla kraliyet konutu olarak kullandığı bir kenttir ve Men tapınağı hâlâ anılır. Sonraki dönemlere ait Kabeira sikkelerinde ise ağırlıklı olarak Zeus Stratios'un tapınağı görülür. Men Pharnakou'nun Roma döneminde ne ölçüde yaşadığına dair doğrudan belge bulunmamaktadır.
Kronoloji
MÖ 2. yüzyılın ilk yarısı: I. Pharnakes, Men Pharnakou kültünü Ameria'da kurar (kesin tarih bilinmiyor).
MÖ 179: Pharnakes, komşu krallıkların koalisyonu karşısında yenilir.
MÖ 88-87: Mithradates VI Eupator Pergamon'da kazandığı zaferden sonra kendini Dionysos, Men, Helios ve benzeri tanrıların özellikleriyle sunan bir tanrı imgesi altında gösterir.
MÖ 63: Mithradates'in ölümü ve Pontus'un Roma eyaleti hâline gelişi; Pompeius Kabeira'yı Diospolis adıyla kente dönüştürür.
Strabon'un yazdığı çağ: Pythodoris Kabeira'ya Sebaste adını verir; Men tapınağı ve kraliyet yemini Strabon tarafından kayda geçirilir (XII, 3, 31).
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Strabon, Coğrafya XII, 3, 29-34 (Loeb Classical Library, H. L. Jones çevirisi ve notlar).
Akademik çalışmalar
- "Arkeolojik ve Epigrafik Veriler Işığında Pontos Tapınak Devleti Ameria'nın Konumu Üzerine Yeni Bir Öneri", Belleten, Türk Tarih Kurumu (DergiPark).
Kitaplar
- Saprykin, Sergej Ju., "The Religion and Cults of the Pontic Kingdom: Political Aspects", Mithridates VI and the Pontic Kingdom, Aarhus University Press, 2009.
- McGing, Brian, "Pontus", Encyclopaedia Iranica, 2004.
Diğer kaynaklar
- Anderson, Rosie, "Men Pharnakou, moon god fit for a king", rosieanderson.net. rosieanderson.net
- "Men (deity)", Wikipedia (yardımcı kaynak). en.wikipedia.org
- Højte, Jacob Munk, "Tempelstater i Pontos: Komana Pontike, Zela og Ameria", Aarhus 2004.
Çevrimiçi kaynaklar






