Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿilün feʿūlün
Sākī yine ḥayretim füzūndur
Peyveste-i rütbe-i cünūndur
Her laḥẓa-i taḳlibāt gerdūn
Bir bādire-i dīger nümūndur
Sākī müteḥassir şarābım
Ẕerrāt gözümde dāġ-ı ḫūndur
Tebḫāle-i meyden özge her şey
Müstevcib-i ʿuḳde-i derūndur
Gerdūn gerdūne-i tezelzül
Devrān deverān-ı bī-sükūndur
Bir sāḥa-i pür-nigāre düşdüm
Her naḳşı fesāne vü füsūndur
Meydir baña ḫayr-ı zād u reh-ber
İdrāk ise hemre-i zebūndur
Günümüz Türkçesiyle
1. Saki, hayretim yine arttı; delilik mertebesine bitişik hâle geldi.
2. Feleğin her an evirip çevirmesi, başka bir felaketin örneğidir.
3. Saki, şarabıma hasretim; zerreler gözümde kanlı yaralardır.
4. Şarabın köpüğünden başka her şey içte bir düğüm, bir sıkıntı doğurur. (Mısra başındaki kelimenin okunuşu kesin değildir.)
5. Felek bir sarsıntı arabasıdır; zaman durup dinlenmeyen bir dönüştür.
6. Nakışlarla dolu bir meydana düştüm; her nakşı bir masal ve bir büyüdür.
7. Bana en iyi azık ve rehber şaraptır; idrak ise zayıf bir yol arkadaşıdır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kısa Mısralı Bir Sâkînâme
Sakiye seslenerek açılan ve şarabı dünyanın karmaşasına karşı bir sığınak sayan sâkînâme geleneği, bu yedi beyitte kısaltılmış bir biçimde yaşar. Leylâ vü Mecnun mesnevilerinden tanınan kısa vezin, her beyti bir iç çekiş gibi çabuk bitirir. Hayret ile delilik arasındaki sınırın inceldiği ilk beyit, şiirin tonunu verir: şair dünyayı anlamaya çalıştıkça şaşkınlığı artar.
İkinci ve beşinci beyitler feleği iki ayrı benzetmeyle anlatır. Feleğin her dönüşü yeni bir felaketin örneğidir; felek bir "gerdûne-i tezelzül", sarsıntı arabasıdır, zaman ise durmayan bir dönüş. "Gerdûn" ile "gerdûne", "devrân" ile "deverân" kelimelerinin yan yana kullanılması, aynı kökten sözlerle kurulan cinas zevkini gösterir. Altıncı beyitte dünya nakışlarla dolu bir meydandır ve her nakış bir masal, bir büyüdür; görünenin aldatıcılığı resim diliyle söylenir.
Son beyit gazelin sonucunu verir: en iyi azık ve rehber şaraptır, idrak ise yolda insanı yarı yolda bırakan zayıf bir arkadaştır. Akıl ile cezbe arasındaki bu tercih, divanın birçok şiirinde tekrar eder; burada yalnızca meyhane mazmunuyla söylenmiştir. Üçüncü ve dördüncü beyitte birer kelime, tezin okuduğu biçimiyle cümleye girmiyor; aktarım bu iki beyitte kesinlik iddia etmez.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 38 (şiir no. 27; yazma vr. 10a-10b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






