Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿilün feʿūlün
Mestim yine bezm-i ġamda sāḳī
İmdād señiñ şu demde sāḳī
Mey ḥürmetine meded resān ol
Terk itme beni elemde sāḳī
Cān mużṭarib oldı çıḳdı bekler
Bir ḳaṭre şarāb-ı femde sāḳī
Ḳaldım ayaġıñda ser fütāde
İḥsān da seniñ keremde sāḳī
Rūḥ oldı sitem-zede ḥavādiŝ
Ġayret bu meydir ḳıdemde sāḳī
İmdād-ı vücūd ḳılmasañ sen
Ruḥ-cān görinür ʿādemde sāḳī
Feyż-i naẓarıñ ebed-nümūndur
Rūşen bu ḳażīyye cemde sāḳī
Günümüz Türkçesiyle
1. Saki, yine gam meclisinde sarhoşum; saki, şu anda yardım senden.
2. Şarap hürmetine yardıma yetiş; saki, beni elem içinde bırakma.
3. Can ıstıraba düştü, ağza geldi; saki, ağızda bir damla şarap bekliyor.
4. Başım eğik, ayağının dibinde kaldım; saki, ihsan da senin, kerem de.
5. Ruh olayların sitemine uğradı; saki, bu şarap yıllanmışlıkta bir gayrettir. (İkinci mısra tam açık değildir.)
6. Saki, sen varlığa yardım etmezsen ruh da can da yoklukta görünür.
7. Saki, bakışının feyzi ebediyetin örneğidir; bu önerme Cem'in (kadehinde) apaçıktır.
Edebî ve Tarihî Yorum
"Sâkî" redifli bu gazel, divanın onuncu varağındaki "Sâkî yine hayretim füzûndur" gazeliyle aynı kısa vezinde yazılmış bir eş şiir gibidir. Orada saki hayretin ve feleğin karmaşasına karşı çağrılıyordu; burada ise doğrudan bir imdat çağrısı vardır. Her beyit sakiye yeniden seslenir ve bu tekrar, yardım isteyen birinin ısrarını duyurur: imdat senden, beni elemde bırakma, can ağza geldi, bir damla bekliyor.
Üçüncü beyitteki tablo eski bir deyimin canlandırılmasıdır. Canın ağza gelmesi ölüm anını anlatır; şair o son anda canın ağızda bir damla şarap beklediğini söyleyerek ölümü bile bir meyhane sahnesine çevirir. Altıncı beyit sakiyi neredeyse yaratıcı bir güç gibi anar: o varlığa yardım etmezse ruh da can da yokluğa düşer. Tasavvufi okumada saki, ilahî feyzi dağıtan mürşittir ve bu beyit o okumaya açıktır.
Son beyitteki "kaziyye", mantıkta önerme demektir ve şiire bir medrese terimi katar. Sakinin bakışındaki feyzin ebediyetin örneği olduğu önermesi, dünyayı içinde gösterdiği söylenen Cem'in kadehinde apaçıktır. Mantık dili ile meyhane mazmununun böyle yan yana gelmesi, Cûdî'nin şiirinde sık görülen bir tavırdır.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 46 (şiir no. 37; yazma vr. 13b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






