Özgün Metin

Vezin: Mefāʿilün feʿilātün mefāʿilün feʿilün

Kitāb-ı kevni muvāfıḳdır itseler taʿbīr
Kitāb-ı mümteniʿ elḥall-i ḳableʾt-tefsīr
Nemed maḳāṣıd-ı ṭūl u dırāz ʿömr-i ḳaṣīr
Ḥuṣūl-i maʾrifet-i ḥażret-i ilāh-i ḳadīr
Baḳılsa cümle cihān ʿaynı maḳṣada ḫadim
Bu ittiḥāda ḫalel virmez iḫtilāf-ı keŝīr
Tıbāʾ-ı ḫalḳ-ı taḥarrī-i ḫālıḳa mecbūl
İder ḳabāʾiḥe nefret, maḥāsini tevḳīr
Nüfūs-ı nāṭıḳa ʿirfānı nisbetinde ider
Vücūd u ḳudret-i ḥaḳḳı taṣavvur u taṣvīr
Egerçi ʿacz-i beşer ḥāʾil-i ḥaḳīḳatdir
Faḳat odur iden Allāh u ekberi tekbīr
Yazıḳ envāʿ-i şerīfi düşürdi birbirine
Bu gīr-ü-dār-ı teḳāżā-yı ʿālem-i tedbīr
Birāderān iken evlād-ı Ādem ü Havvā
İder belāyı cehāletle birbirin tedmīr
Kimi mezellet-i vaḥşetle bādeye peymā
Kimi refāh-ı temeddünle vaḳfe-gīr-i maṣīr
Kimi vücūdu beni nevʿini ider ihlāk
Kimi ḫamāid-i hem-cinsini ḳılar tenvīr
Kemāle meyl cibillīdir ādem oġlunda
Uṣūl-i terbiye nāḳıṣ, delīl-i pür-taḳṣīr

Günümüz Türkçesiyle

1. Varlık kitabını yorumlamaya kalkarlarsa bu uygundur; ama o, tefsirden önce çözülmesi imkânsız bir kitaptır.

2. Kısa ömrün uzun maksatlarının sonu, her şeye gücü yeten Allah'ın marifetine ermektir. (Mısra başındaki kelime açık değildir.)

3. Bakılırsa bütün cihan aynı maksada hizmet eder; sayısız farklılık bu birliğe halel getirmez.

4. İnsanların tabiatı Yaratanı aramaya yatkın yaratılmıştır; çirkinliklerden nefret eder, güzellikleri ağırlar.

5. Düşünen nefisler Hakk'ın varlığını ve kudretini irfanları ölçüsünde tasavvur eder ve tasvir eder.

6. Gerçi insanın âcizliği hakikate bir engeldir; ama "Allahu ekber" diye tekbir getiren de odur.

7. Yazık, tedbir âleminin bu kapış kapış çekişmesi şerefli insan türünü birbirine düşürdü.

8. Âdem ile Havva'nın çocukları kardeş oldukları hâlde, cehaletle birbirlerini belaya sokup helak ederler.

9. Kimi vahşetin alçaklığı içinde çölleri arşınlar, kimi medeniyetin refahıyla şehirlerde durak bulur.

10. Kimi kendi türünün varlığını helak eder, kimi hemcinsinin karanlığını aydınlatır.

11. Âdemoğlunda kemale yöneliş yaratılıştandır; ama terbiye usulü eksik, rehber de kusurludur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Hayretin Üç Bölümü

Tezde 39, 40 ve 41 numaralı manzumeler ayrıca (1), (2) ve (3) diye işaretlenmiştir ve ilkinin başında "Tahayyür", yani hayrete düşme başlığı vardır. Üçü aynı vezinde yazılmış, aynı soruların etrafında dolaşan bir dizi oluşturur: kâinat nedir, insan onu nasıl okuyabilir, insanlık neden kendi kendini yıkar. Bu ilk bölüm soruyu kitap benzetmesiyle açar. Varlık bir kitaptır ve yorumlanabilir, ama tefsirinden önce çözülmesi imkânsızdır; yani onu okumak için önce bir anahtara ihtiyaç vardır.

Üçüncü ve dördüncü beyitler bir tür ahlak felsefesidir: cihanın bütün farklılıkları tek bir amaca hizmet eder ve insan tabiatı Yaratanı aramaya, çirkini sevmemeye ve güzeli ağırlamaya yatkındır. Altıncı beyitte paradoks vardır. İnsanın âcizliği hakikati görmesine engeldir, ama "Allahu ekber" diye tekbir getiren de o âcizliktir; büyüklüğü tanımak, küçüklüğü bilmekten doğar.

Öğretmenin Teşhisi

Yedinci beyitten sonra ton değişir ve manzume insanlığın hâline döner. Âdem ile Havva'nın kardeş çocukları cehaletle birbirini helak eder; kimi çölde vahşet içinde, kimi şehirde medeniyet refahı içinde yaşar; kimi kendi türünü yok eder, kimi hemcinsini aydınlatır. Son beyit, ömrünü öğretmenlikle geçirmiş bir şairin teşhisini koyar: insanın kemale yönelişi yaratılıştandır, kusur terbiyenin usulünde ve rehberin yetersizliğindedir. Cehaleti savaşların ve düşmanlığın kaynağı sayan bu bakış, Meşrutiyet döneminin eğitimle kurtuluş düşüncesine yakındır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 47-48 (şiir no. 39; yazma vr. 14b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar