Özgün Metin

Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün

Seniñ ey şiʿr-ter elḥānıñı biñ gülfem öper
Leb-i maʿṣūm şeker-ḫandı bütün ʿālem öper
Jāleden ṣāfsıñ öp laʿl-i siḥir-ḫandeleri
Dehen-i ġonçayı elbette dür-i şebnem öper
Baña ʿāʾiddir o gül-būseler āġūşuñda
Anları sen, seni de ḫāme-i muʿciz-dem öper
ʿAraḳ-ālūde dudaḳlarla temās itseñ de
Pāk aġızlarda daḫı şāʿibe-i zemzem öper
Ḥüsn-i tesḫīrde bir mühr-i Süleymān gibisiñ
Seni perīler oḳur ṭut ki per-i ḫātem öper
Ḥacle-i bikr-i meʿānīye degildir maḥrem
Keyd-i ebnā-yı zamān duḫter-i nā-maḥrem öper
Cūdiyā sāġar-ı serşār-ı ṣafādır naẓmım
Ḥayret ol rinde ki meyḫānede cām-ı cem öper

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey taze şiir, senin nağmelerini bin gül ağızlı öper; masum dudağı şeker gülüşlüdür, bütün âlem öper.

2. Çiyden saf olansın, büyülü gülüşlü lal dudakları öp; goncanın ağzını elbette çiyin incisi öper.

3. Kucağındaki o gül öpücükleri bana aittir; onları sen öpersin, seni de mucize nefesli kalem öper.

4. Ter ya da rakı bulaşmış dudaklarla değsen de, temiz ağızlarda bile zemzem şaibesi öper (beyit tam açık değildir).

5. Gönül fethetmekte bir Süleyman mührü gibisin; perilerin seni okuduğunu, mühür yüzüğünün kanadının seni öptüğünü farz et.

6. Bakir anlamların gerdek odasına mahrem değildir; zamane çocuklarının hilesi namahrem kızı öper.

7. Ey Cûdî, şiirim lebalep dolu bir safa kadehidir; meyhanede Cem kadehini öpen o rinde şaşılır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bu gazelin muhatabı şiirin kendisi gibi görünür: "Ey şi'r-ter", ey taze şiir diye başlayan seslenme, bütün gazel boyunca bir sevgiliye hitap eder gibi sürer. "Öper" redifi her beyitte bir öpüşü sahneye koyar: gül ağızlılar şiirin nağmelerini öper, çiy goncanın ağzını öper, mucize nefesli kalem şiiri öper. Üçüncü beyit bu zinciri şairin kendisine bağlar: şiirin kucağındaki gül öpücükleri ona aittir, çünkü şiiri yazan kalem onundur.

Beşinci beyit şiiri Süleyman'ın mührüne benzetir: efsaneye göre periler ve cinler bu mühre boyun eğerdi; şiir de gönüllere aynı güçle hükmeder. Altıncı beyit "ebkâr-ı meânî", bakir anlamlar terimini yine kullanır: zamanenin şairleri bu anlamların gerdek odasına giremez, ancak "namahrem kızları", yani başkalarının anlamlarını öper. Bu, taklitçi ve intihalci şairlere yönelik bir taşlamadır. Makta beyti şairin kendi şiirini dolu bir safa kadehi sayar ve meyhanede Cem kadehini öpen rinde şaşar: elinde böyle bir şiir varken başka kadehe ihtiyaç yoktur.

Kaynakça

  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 109 (şiir no. 257; yazma vr. 77b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar