Edirneli Nazmî, büyük nazire mecmuası Mecma‘u'n-nezâ'ir ile Türk edebiyatının en hacimli divanının sahibi, Türkî-i Basît denen sade Türkçe şiir denemeleriyle de tanınan on altıncı yüzyıl şairidir. Asıl adı Mehmed'dir. Asker bir aileden gelir, yeniçeri ve sipahi olarak Yavuz Sultan Selim ile Kanuni Sultan Süleyman'ın seferlerine katılmıştır. Şehzade Mustafa ile yakın bir ilişkisi vardır: divanında şehzadeyi öven iki kaside, ona sunulmuş bir arz-ı hâl, ölümüne yazılmış beş bentlik bir mersiye ve tarih kıt'aları bulunur.

Nazmî'nin Amasya ile bağı Şehzade Mustafa üzerinden kurulur. Şehzade önce Manisa'da, 1541'den 1553'e kadar da Amasya'da sancakbeyi olarak bulundu. Ziya Avşar, Nazmî'nin şehzadenin hizmetinde bulunmasının büyük ihtimalle Manisa sancağında gerçekleştiğini düşünür. Şairin Amasya'ya gittiği bilinmemektedir; şehzadeye yazdığı şiirlerin hangilerinin onun Amasya yıllarına ait olduğu da belirlenememiştir.

Hayatı

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki maddeye göre Nazmî'nin hayatı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi yoktur. Çaldıran seferine katılmış olmasından hareketle on beşinci yüzyılın son çeyreğinde doğduğu düşünülür. Tezkirelerde Nazmî Mehmed Çelebi, Nazmî Beg, Nazmî Mehmed Beg gibi adlarla anılır; şair de birkaç şiirinde asıl adının Muhammed olduğunu söyler. Bütün kaynaklar Edirneli olduğunu belirtir. Beyânî onu "Sultân Süleymân Hânun bendezâdelerinden zümre-i sipâh-ı zafer-penâhdandur" (Sultan Süleyman Han'ın kullarının çocuklarından, zafer sığınağı sipahi zümresindendir) diye tanıtır. Ailesinin kuloğulları arasında olduğu, tezkirelerden ve divanındaki "Arz-ı Hâl Be-Pâdişâh" başlıklı mesneviden öğrenilir.

Aynı mesneviye göre Nazmî önce yeniçeri olarak Yavuz Sultan Selim'in İran ve Mısır seferlerine katıldı, sonra Kanuni zamanında sipahi olarak savaşlarda bulundu, ahkâm kâtipliği yaptı. Âşık Çelebi'nin de belirttiği gibi topal olduğu için silahdarlara serbölük yapıldı. Recep Hasar, silahdarlık makamına getirilmesiyle padişaha yakınlık kazandığını belirtir. Divanında çeşitli alanlardaki bilgisine rağmen devlette kendisine layık bir göreve gelemediğinden yakınır. Ölüm tarihi kaynaklarda 955, 962, 966 ve 970 olarak farklı verilir. Mehmet Fatih Köksal'ın ortaya çıkardığı ve Nazmî'ye ait olduğu düşünülen Tevârîh-i Antâkiyye'deki tarihlere göre ise şair 993 (1585) yılından sonra ölmüş olmalıdır.

Eserleri ve Edebî Kişiliği

Nazmî'nin en tanınmış eseri Mecma‘u'n-nezâ'ir'dir. Köksal'ın neşrettiği bu büyük nazire mecmuası 357 şaire ait 5527 şiir içerir ve şiirleri kafiye harflerine ve aruz bahirlerine göre düzenler. Şairin kendi divanı da Türk edebiyatının en hacimli divanıdır: Sibel Üst'e göre 7002 gazel, 16 kaside, yüzlerce musammat, 364 tarih manzumesi ve 16 mesnevi içerir. Bunların yanında Attâr'ın Pend-nâme'sinin bir tercümesi ile bir münşeat mecmuası da ona atfedilir. Nazmî, Türk edebiyatında kullanılmamış vezinler denemesi, edebî sanatları sistemli biçimde uygulaması ve özellikle Arapça, Farsça kelimelerden arınmış, Eski Anadolu Türkçesinin kelimeleriyle yazdığı "Türkî-i Basît" şiirleriyle tanınır. Fuad Köprülü bu şiirleri millî edebiyat cereyanının ilk müjdecileri arasında saymış, sonraki araştırmacılar ise bunun bir akımdan çok şairin kişisel bir sanat denemesi olduğunu ileri sürmüştür. Çok yazması ve şiirinde lirizmin kaybolması kaynaklarda eleştirilmiştir.

Şehzade Mustafa ile İlişkisi

Hasar'a göre Nazmî'nin divanında Şehzade Mustafa'yı övmek için yazılmış iki kaside vardır. Birincisinde şair kendi dertlerini ve feleğin haksızlığını anlattıktan sonra şehzadenin himayesini ister ve Hak saltanatı ona verirse onun devrinde doğudan batıya bütün ülkelerin fethedileceğini söyler; ikincisi bir ıydiyyedir ve aynı isteği taşır. Şairin şehzadeye sunduğu arz-ı hâl ise ilişkinin niteliğini açıklar: Nazmî burada daha önce şehzadenin kulu olduğunu söyler ve "Yâ suçum bagışla yâhûd al serüm" (ya suçumu bağışla ya başımı al) mısraıyla yeniden hizmete kabul edilmek ister.

Nazmî'nin hamisi Nakşibendî şeyhi Baba Efendi, Rüstem Paşa'nın da mürşididir ve şairin paşa ile yakın ilişkisi, ona yazdığı kaside ve tarihlerden anlaşılır. Fuad Köprülü, buna rağmen şehzadeye mersiye yazmasını dikkat çekici bulur. Köksal, mersiyede Rüstem Paşa'ya doğrudan ya da dolaylı bir suçlama bulunmamasını bu ilişkiye bağlar. Gerçekten de Nazmî'nin elli beyitlik terkib-i bendi, şehzadenin babasının rızası için canını kurban ettiğini söyleyen sitemsiz bir yas şiiridir ve padişaha, Hürrem Sultan'ın oğulları Bayezid ile Selim'e uzun ömür dileyen bir duayla biter. Nazmî ayrıca şehzade ile öldürülen oğlu için birden çok tarih düşürmüş, bunlardan birinde boğdurulma hadisesinin kıyamete dek unutulmayacağını söylemiştir.

Mersiye, kasideden üç beyit, arz-ı hâlden bir beyit ve bir mısra ile tarih kıt'asından bir beyit bu kategoride ayrı yazılar olarak yayımlanmıştır. Kasidelerin ve arz-ı hâlin tam metinlerine, Hasar'ın dayandığı divan neşrine ulaşamadığımız için yer verilememiştir. Nazmî'nin binlerce şiirinden Amasya ve Şehzade Mustafa ile ilgisi bulunmayanlar bu çalışmanın kapsamı dışındadır. Öteki mersiyeler Şehzade Mustafa Mersiyeleri yazımızda, şehzadenin hayatı Şehzade Mustafa biyografisinde anlatılmıştır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Beyânî Mustafa, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 211, "Nazmî" maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55835,beyani-tezkiresipdf.pdf
  • Edirneli Nazmî, Dîvân, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (e-kitap), s. 93-100, 3842, 3960 (Hasar'daki aktarımla).

Akademik çalışmalar

  • Recep Hasar, Türk Edebiyatı'nda Padişah ve Şehzade Mersiyeleri, Yüksek Lisans Tezi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018, s. 117-120, 454-458. https://hdl.handle.net/11352/2746
  • Ziya Avşar, 16. yy Divan Edebiyatında Edirneli Nazmî ve Türkî-i Basit, Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi, Ankara, 1998, s. 21 (Hasar'daki aktarımla).
  • M. Fatih Köksal, Edirneli Nazmî, Mecma‘ü'n-Nezâ'ir, Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara, 2001, s. 91 (Hasar'daki aktarımla).

Kitaplar

  • Sibel Üst, "Nazmî, Edirneli", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nazmi-edirneli
  • Köprülüzade Mehmed Fuad, Millî Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri, İstanbul: Devlet Matbaası, 1928, s. 511 (Hasar'daki aktarımla).

Çevrimiçi kaynaklar