Özgün Metin

Sorma sebeb-i derdim ey ‘âlic-i pür-fen kim
Izhârına yok tâkat kim bâ‘is-i kanımdır

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey çok hünerli hekim, derdimin sebebini sorma; çünkü onu açığa vurmaya gücüm yok, (o dert) kanımın (dökülmesinin) sebebidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Tek beyit olarak aktarılmıştır; iki mısra "kim" ile bağlanır ve ikinci mısra "kanımdır" sözüyle biter. Beytin bir gazelin hangi yerinden alındığı bilinmiyor. Hüsameddin vezni göstermez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, divan şiirinin bilinen âşık-hekim karşıtlığı üzerine kurulur. Âşığın derdi bir hastalıktır, ama hekimin sorusuna cevap verilemez: derdin sebebi söylenirse sır açığa çıkar, sırrın açığa çıkması ise âşığın kanına girer. "Bâ‘is-i kanım" sözü "kanımın dökülmesinin sebebi" diye anlaşılabileceği gibi, "kanımın kaynağı", yani benim varlığımın özü diye de okunabilir; bu ikinci okuma bizimdir. "Derd", "‘âlic" (tedavi eden) ve "kan" kelimeleri arasında hastalık ve tedavi çevresinde bir tenasüp vardır. İki mısrada da tekrarlanan "kim" bağlacı söyleyişe bir ağırlık verir; Hüsameddin'in dil kurallarına uymayan söyleyişlerden söz ederken bu tekrarı mı kastettiği bilinemez.

Tarihî Bağlam

Hüsameddin, Nigârî'nin divanında güzel naatlar, yüksek gazeller, yanık ve derûnî elemleri dile getiren kıt‘alar bulunduğunu, fakat bunların arasında şiir kusurları ve dil kurallarına uymayan edebî tuhaflıklar da olduğunu, bunların da şaire özgü sözler sayılması gerektiğini yazar; ardından "meselâ" diyerek dokuz parçayı art arda sıralar. Hangi beytin güzelliğe, hangisinin kusura örnek olarak verildiğini ayırmaz. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar