Eski kayıtlarda Mörek adıyla geçen Ormanözü, Amasya Merkez ilçesinde, il merkezine 29 kilometre uzaklıkta bir köydür. Bugün 273 kişinin yaşadığı köy, yirminci yüzyılın başında kısa bir süre Amasya kazasının dört nahiyesinden birine adını vermiş, on dokuzuncu yüzyılda ise şehrin medreselerinde ve camilerinde ders okutan iki ayrı "Mörekli Hasan Efendi" yetiştirmiştir. Bu iki âlimin soyu, Amasya'da yüz yıl boyunca müderris, hafız, matbaacı ve bahriye subayı olarak izlenebilir.

Mörek'ten Ormanözü'ne

Bekir Başalan'ın Amasya köy adlarındaki değişiklikleri derleyen tablosu, Ormanözü'nün eski adını Mörek olarak verir. Yeni adın hangi yıl verildiği ve Mörek sözcüğünün ne anlama geldiği konusunda bir açıklamaya ulaşılamamıştır. 1530 tarihli muhasebe defterinin Amasya kısmında da Mörek ya da ona benzeyen bir köy adı görünmez; köyün o dönemde başka bir adla mı kayıtlı olduğu, yoksa daha sonra mı kurulduğu bu nedenle bilinmemektedir. Hüsâmeddîn'in eserinde ise ad hep aynı biçimde, "Amasya'nın Mörek karyesi" olarak geçer.

Bir Nahiye Merkezi

Mörek'in idarî bakımdan öne çıktığı tek dönem yirminci yüzyılın başıdır. Sabit Genç'in Devlet Sâlnâmesi'ne dayanan tablosuna göre 1903'te Amasya kazasının yalnızca dört nahiyesi vardı: Ezine Pazar, Zara, Alevi ve Mörek. On yıl önce on ikiye çıkmış olan nahiye sayısı bu tarihte dörde indirilmiş ve Mörek, kalan dört merkezden biri olmuştur. Bu durum uzun sürmemiş, 1912 listesinde Mörek'e yer verilmemiştir; nahiyenin kaç köyü kapsadığı, müdürünün nerede oturduğu ya da ne zaman kaldırıldığı Genç'in verdiği listelerden anlaşılamaz.

Mörekli Âlimler

Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın biyografiler bölümünde Mörek'ten çıkan iki âlimin hayatı yan yana anlatılır; ikisinin de adı Hasan'dır ve aynı yıllarda Amasya'da yaşamışlardır. Birincisi, Mörek halkından Mehmed'in oğlu Hâfız Hasan Efendi'dir. Şehrin şeyhülkurrâsı el-Hâc Hâfız Hasan Vehbî Efendi'nin halkasında Kur'an'ı ezberlemiş, kıraat vecihlerini, Arapça ve şer'î ilimleri okuyarak dersiâm olmuştur. 1237 (1821-22) yılında Pervane Bey Camii'nin kürsü şeyhliğine getirilmiş, orada kıraat öğretip halka vaaz vermiş ve 1269 (1852-53) yılında ölmüştür. Hüsâmeddîn onu "âlim, mukrî, yüksek sesli" bir şeyhülkurrâ olarak anlatır.

İkincisi, Mörek halkından Ahmed'in oğlu el-Hâc Hasan Efendi'dir. 1212 (1797-98) yılında doğmuş, Amasya'da Canikli el-Hâc Mehmed, Zileli muhaddis Ali Şükrü ve Kubartalı el-Hâc Mehmed Efendilerden, İstanbul'da Harputlu Abdurrahman Efendi'den okumuş, her birinden icazet almıştır. 1243 (1827-28) yılında Mehmed Paşa Medresesi'ne müderris olmuş, yıllarca ders okuttuktan sonra 1257'de Zünnunâbâd, ardından Havza kazalarında naiplik etmiştir. 1263 yılında müftü Caniklizâde Hâfız el-Hâc Mehmed Hilmî Efendi'nin yanında müsevvid ve emînü'l-fetvâ olarak derslerine dönmüş, tefsir ve hadis okutmaya başlamış, meclis-i deâvî ve meclis-i idare üyeliklerinde bulunmuş, 1279 (1863) yılının zilkade ayında ölmüştür. Hüsâmeddîn onu fıkıh usulü ve kelamda mahir, vakur bir âlim olarak tanıtır. Medresenin müderrisler listesinde bu atamanın tarihi 1247 olarak geçer; biyografi ile medrese listesi arasındaki dört yıllık fark eserin kendi içinde giderilmemiştir.

İki Ailenin Sonraki Kuşakları

Hâfız Hasan Efendi'nin oğlu Ahmed Efendi, "Ber-Beşurum" lakabıyla tanınan ve Hüsâmeddîn'in "delice" diye nitelediği bir adamdı; onun oğulları Abdullah ve Hasan Efendilere "Berbeşurumoğulları" denmiştir. Saatçi Abdullah Efendi'nin oğullarından Mehmed Rıfat ve Ahmed Ziya Efendiler bahriyede gedikli subay olmuşlardır. Mehmed Rıfat Efendi'nin ayrı bir biyografisi de vardır: 1284 (1867-68) yılında Amasya'nın Câmi-i Enderûn Mahallesi'nde doğmuş, rüştiyeyi bitirdikten sonra İstanbul'da Tersane mektebinden gedikli subay olarak çıkmış, 1324 yılında Vezir Hanı'nda satın aldığı bir odada matbaa açarak yıllık takvimler hazırlamış, 1328'de Rodos liman reisi olmuş ve 1331 yılında İtalyan bombardımanı sırasında hayatını kaybetmiştir.

el-Hâc Hasan Efendi'nin soyu ise medresede kaldı. Oğlu İsmail Efendi, babasının yerine Mehmed Paşa Medresesi'ne müderris olmuş ve 1316 (1898-99) yılında ölmüştür. Torunu Hâfız Ahmed Efendi 1288 (1871-72) yılında doğmuş, rüştiye mektebinde okuduktan sonra Seyyid Mehmed Şükrü, Erzurumlu Ömer ve Arapkirli Osman Efendilerden Arapça, feraiz, fıkıh ve usul okumuş, Müsevvidzâde Hâfız Mehmed Tevfik Efendi'den icazet almıştır. Babasının ölümü üzerine aynı medresenin müderrisi olan Ahmed Efendi'nin bu göreve 1318'de başladığı medrese listesinden anlaşılır; sonra ibtidaî mektepte muallimlik ve dersiâmlık yapmıştır. Hüsâmeddîn, medreseler kapatıldıktan sonraki hâlini öğrenemediğini yazar. Böylece Mörek'ten şehre gelen bir köylü ailesi, üç kuşak boyunca aynı medresenin kürsüsünde kalmıştır.

Nüfus

2012 tarihli köy kaydı, Ormanözü'nde 1985'te 542, 1990'da 512 ve 2000'de 333 kişinin yaşadığını gösterir; en büyük kayıp doksanlı yıllarda yaşanmıştır. Aynı kayıtta köyün ilköğretim okulu bulunmakla birlikte faal değildi çocuklar başka bir okula taşınarak okutuluyordu; köyde sağlık evi bulunmuyordu, köy şebeke suyuna ve kanalizasyona bağlıydı, bir de posta acentası bulunuyordu. Adrese dayalı kayıtlarda tablo şaşırtıcı biçimde durağandır: 2007'de 273 olan nüfus 2014'te 316'ya çıkmış, sonraki on yılda yavaşça gerileyerek 2025'te yeniden 273'e inmiştir. Son sayımda köyde 136 erkek ve 137 kadın kayıtlıdır. Bu seri, Merkez köylerinin çoğunda görülen sürekli düşüşün Ormanözü'nde 2000'lerden sonra durduğunu gösterir.

Kronoloji

1212 (1797-98): Mörekli el-Hâc Hasan Efendi doğar.

1237 (1821-22): Mörekli Hâfız Hasan Efendi Pervane Bey Camii kürsü şeyhi olur.

1243 (1827-28): el-Hâc Hasan Efendi Mehmed Paşa Medresesi müderrisi olur.

1279 (1863): el-Hâc Hasan Efendi ölür; medrese oğlu İsmail Efendi'ye geçer.

1903: Mörek, Amasya kazasının dört nahiyesinden biridir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar