Ozan Fedaî, asıl adı Fedai Koç olan ve Amasya'nın Sarımeşe (Efte) köyünde doğan bir halk ozanıdır. Gençliğinde evlenip Almanya'ya gitmiş, hayatının büyük bölümünü orada tır şoförlüğü yaparak geçirmiş, şiirlerini saz eşliğinde Avrupa'daki Türk derneklerinin şölenlerinde, konserlerde ve televizyon programlarında söylemiştir. Emekli olduktan sonra Amasya'ya dönmüş, 4 Mart 2024'te Samsun'da ölmüş ve Amasya merkez mezarlığına gömülmüştür. Gurbet ve sıla özlemi, vatan, şehitlik, Çanakkale ve Sarıkamış, Cumhuriyet ve Atatürk, depremler ve Türk dünyasının acıları şiirinin başlıca konularıdır. 2003'te seksen kadar şiirini Azad Eyle adlı kitapta toplamış, 2016'da Kültür ve Turizm Bakanlığınca Somut Olmayan Kültürel Miras taşıyıcısı halk ozanı olarak tescil edilmiştir. Aynı mahlası taşıyan Yassıçallı Hak âşığı Fedâî Baba (1855-1940) başka bir kişidir; Fedai Koç mahlasını o âşıktan aldığını kendisi söylemiştir.
Hayatı
Fedai Koç, Amasya merkeze bağlı Sarımeşe köyünde, yörede Efte diye bilinen yerde doğmuştur. Ailesi hayvancılıkla geçinirdi. Babası Kore gazilerindendir ve Kunuri Muharebesi'nde çemberi yarıp kurtulan askerler arasında anılır; 1992'nin Aralık ayı sonunda ölmüştür. Annesi Şerife Hanım köyde "Büyük Çerkez" diye tanınan, iyi bir terziydi. Ana ve babası daha önceki evliliklerinden dörder çocuk sahibiyken eşlerini yitirip birbirleriyle evlenmişlerdi; Fedai bu sekiz üvey kardeşten sonra dünyaya gelen dokuzuncu çocuktur ve öz kardeşi yoktur. Ailesinde ve yakın çevresinde âşık bulunmadığını kendisi belirtir. Çocukluğu yokluk içinde geçmiş; ilkokulu köyünde, ortaokulu Aydınca nahiyesinde okumuştur.
1975'te bir akrabasıyla evlenip aile birleşimi yoluyla Almanya'ya gitmiştir. Kasım 1976 ile Haziran 1978 arasında askerliğini Türkiye'de yapmış, ardından yeniden Almanya'ya dönmüştür. Burada uzun yıllar bir fabrikada tır şoförü olarak çalışmış ve 2003'te emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babası olan ozan, gurbet yıllarında Ozan Arif, Yusuf Polatoğlu ve Hilmi Şahballı gibi halk şairleriyle yakın dostluk kurmuştur. Almanya'dan döndükten sonra hayatını Amasya'da sürdürmüş, memleketinde düzenlenen festivallere, şiir dinletilerine, yayla şenliklerine ve gecelere katılmaya özen göstermiştir. 4 Mart 2024'te Samsun'da, tedavi gördüğü hastanede ölmüş, mezarı Amasya merkez mezarlığına yapılmıştır.
Amasya ile Bağı
Ömrünün büyük bölümü gurbette geçse de Fedai Koç'un hayatı Amasya'da başlayıp Amasya'da kapanır. Ailesinin yaşadığı köyde doğup büyümüş, ölünceye kadar memleketiyle bağını koparmamış, emekliliğinde şehre dönmüş ve orada toprağa verilmiştir. Mahlası ise onu şehrin eski âşıklarından birine bağlar. Yassıçal'ın Ebemü köyünden, asıl adı Hüseyin Gümüş olan ve 1940'ta ölen Fedâî mahlaslı âşığın, yani Fedâî Baba'nın adını taşıması, kendisine ayrıca bir mahlas aramamasının gerekçesi olmuştur. Amasya şiirlerinin ayrı bir yeri vardır: "Amasya'da" ve "Heri Heri" adlı şiirlerinde şehrin tarihini, şehzadelerini, Ferhat ile Şirin efsanesini, Yeşilırmak'ı, darüşşifasını, hanlarını ve hamamlarını, Gani Baba, Ergonaş Baba ve Serçoban gibi evliyalarını anlatmıştır. "Heri Heri"de yöre ağzının "ya, yahu, artık" anlamındaki sözünü redif olarak kullanması, Amasya ağzını şiirine taşıdığı ender örneklerdendir. Adaşının hayatı Yassıçal'ın Hak âşığı Fedâî Baba yazısında ayrıca ele alınmış, Amasya'nın öteki âşıkları Amasya'da âşıklık geleneği başlıklı yazıda bir araya getirilmiştir.
Âşıklığı
Şiire ve türküye ilgisinin çocukluğuna uzandığını kendisi şöyle anlatır: "Çocuk yaşta oğlak, kuzu güderken kâh korkumuzdan dağlarda kâh neşemizden kendi kendimize türküler söylerdik." Yazmaya ise 1979 güzünde, Almanya'da başlamıştır. Vatan ve memleket hasretinin onu önce resme, sonra şiire yönelttiğini; şiir ağır basınca da saz çalmayı öğrendiğini anlatır. Sazı kimseden ders almadan, notasız, kendi başına öğrenmiştir. Ayşe Keleş'in görüşmesinde kendisinin badeli âşık olduğunu, köyündeki Belan mevkiinde yattığına inanılan Belan adlı bir evliyanın yanında saz çalıp türkü söylediğini rüyasında birçok kez gördüğünü anlatmıştır.
Gurbetteki ilk yıllarında ustaların plaklarını, kasetlerini ve kitaplarını dinleyip okuyarak kendini yetiştirmiştir. 1980'de Türk derneklerinin kültür şölenlerinde çalıp söylemeye başlamış, 1987'de Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) kadrosuna alınmış ve bu çatı altında kasetlerini dinlediği ustalarla aynı sahneyi paylaşma fırsatı bulmuştur. Yaşar Reyhanî ve Âşık Mahzunî Şerif ile tanışıp sohbet etmeyi âşıklığının dönüm noktası saymıştır. Pir Sultan Abdal, Sümmânî, Karacaoğlan, Âşık Veysel, Mahzunî Şerif, Âşık Yaşar, Reyhanî, Seyrânî ve Erzurumlu Emrah'ı kendine usta bildiği isimler arasında sayar; sazda Mahzunî'yi, sözde Veysel ile Reyhanî'yi, şiirde ise Abdurrahim Karakoç'u örnek aldığını söyler. Kuşdemir'e verdiği bir söyleşide, yetiştiği yılların sağ-sol çatışmaları içinde milliyetçi kesimde yer aldığını, Almanya'da yaşamanın millî ve manevi duygularını güçlendirdiğini ve onu Ozan Arif gibi milliyetçi âşıkların yanına yönelttiğini anlatır.
1983'te "Almanya'dan Vatana", 1989'da "Anadolu Marşı" adlı iki kaset çıkarmıştır. Katıldığı yarışmalarda dereceler almış, Türkiye'de ve Almanya'da çeşitli ödüllere layık görülmüştür. 2003'te kendi imkânlarıyla bastırdığı Azad Eyle adlı kitabında seksen kadar şiirini bir araya getirmiştir. Son yıllarda şiirlerini sosyal medya hesabından da paylaşmıştır; Hatice Sargın'ın incelediği şiirlerin bir bölümü bu paylaşımlardan alınmıştır.
Şiiri
Telif notu: Ozan Fedaî 4 Mart 2024'te öldü; şiirleri ölümünü izleyen 70 yılın sonuna, yani 2094 yılı bitene dek telif kapsamında kalacak. Her şiire ayrı sayfa açamamamızın sebebi budur. Onu tanıtmak için buraya bir tek dörtlüğünü aldık.
Fedaî koşma, ilahi, taşlama, güzelleme, ağıt, manzum hikâye ve serbest şiir türlerinde şiir söylemiştir. Âşıklığın çevredeki olaylara anında karşılık vermeyi gerektirdiğini düşünür; doğaçlama söylemekte yeteneklidir ve irticalen söylediği şiirlerin pek çoğunu da kayda geçirmeye özen göstermiştir. Şiirinin merkezinde Türk-İslam anlayışıyla yoğrulmuş bir Anadolu ve vatan sevgisi durur. Gurbet ve sılaya duyulan özlem, eski günlere hasret, zamaneden şikâyet, aile sevgisi, Anadolu erenleri ve Türk büyüklerine bağlılık sık işlediği konulardır. Gurbette yaşamanın verdiği duyarlılıkla Türkiye'den gelen kötü bir habere ya da manevi değerlerdeki bir yozlaşmaya hemen şiirle karşılık vermiştir.
Hatice Sargın, Fedaî'nin şiirlerini sözlü tarih açısından incelemiş ve tarihî olayların şiirinde ne kadar geniş yer tuttuğuna dikkat çekmiştir. Kerbelâ, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Viyana kuşatması, Çanakkale Savaşı ve Seyit Onbaşı, Sarıkamış Harekâtı, Cumhuriyet, Atatürk ve 10 Kasım, Kıbrıs, Karabağ, Filistin, Uygur ve Kırım Türklerinin yaşadıkları, Arap Baharı, Ayasofya, 1999 Marmara, 2005 Pakistan ve 2023 Kahramanmaraş depremleri bu şiirlerde işlenen konular arasındadır. Sargın'a göre ozan bir şiirde tek bir olayı işlemekten çok birçok tarihî konuyu bir arada anar ve ayrıntıya ancak yer yer iner; şiirleri, resmî tarihin satır aralarında kalan halk duygusunu kayda geçirmesi bakımından değerlidir. Sivas'ın tarihini anlatan şiirleri de bu çizgidedir.
Amasya şiirleri, onun şehrin tarihine bakışını en iyi gösteren metinlerdir. Ocak 2024'te paylaştığı "Heri Heri"nin ilk dörtlüğü şöyledir:
Amasya denince ilk akla gelen
Yeşilırmak başka akıyor heri
Şirin'in aşkına dağları delen
Ferhat'ın sevdası kokuyor heri
Amasya denince ilk akla gelen Yeşilırmak'ın başka türlü aktığını, Şirin'in aşkı için dağları delen Ferhat'ın sevdasının şehre sindiğini söyler. Şiirin sonraki dörtlüklerinde şehri "tarihin alnına vurduğu mühür" ve şehzadeleriyle ünlü bir yer olarak anar, Yavuz Selim'i ve ilk kadın şair saydığı Mihrimah Hatun'u hatırlatır, Kurşunlu ile Saraydüzü'nü, Gani Baba ile Ergonaş Baba'yı ve İğneci Baba'nın kardeşi sayılan Serçoban'ı sayar, son dörtlükte de gurbetten memleketine özlemini dile getirir. "Amasya'da" şiiri de aynı çizgide şehri şehzadelerin, pirlerin ve ilim adamlarının yurdu olarak över; açık mabetleri, hamamları ve hanlarıyla şehrin tarihî dokusunu anlatır.
Kaynakların Durumu
Ozan Fedaî'nin hayatını dört çalışma aracılığıyla biliyoruz: Ayşe Keleş'in 2010'da Sazın ve Sözün Sultanları dizisinin dördüncü cildinde yayımlanan, ozanla yapılmış görüşmeye dayalı yazısı; Ali Rıza Atasoy ve arkadaşlarının 2013 tarihli Amasya şairleri antolojisi; Orhan Fatih Kuşdemir'in 2021'de yayımladığı, hayatını ve şiirlerinden örnekleri toplayan kitabı; Hatice Sargın'ın 2025'te Amasya Üniversitesi sempozyum kitabında yayımlanan incelemesi. Biz Keleş, Atasoy ve Kuşdemir'in çalışmalarını doğrudan göremedik; bilgilerini Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü maddesi ve Sargın'ın aktarımları üzerinden veriyoruz.
Kaynaklar birkaç noktada ayrılır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü ozanın doğum yılını 1959 olarak verir ve 19 yaşında Almanya'ya gittiğini yazar; Sargın ise ozanın kendi yazdığı hayat hikâyesine dayanarak 1956 yılını ve 1975'te Almanya'ya gidişini verir. Askerlik tarihlerinin (1976-1978) 1956 doğumuyla daha uyumlu olduğu söylenebilir; burada bu tarih esas alınmıştır. Mahlas konusunda da iki anlatım vardır: Keleş'e göre ozan, adı zaten Fedai olduğu için ayrıca mahlas aramamış ve Yassıçallı Fedâî'nin mahlasını benimsemiştir; Sargın ise adı Fedai olunca ustası saydığı Âşık Reyhanî'nin ona bu mahlası verdiğini de yazar. Aynı şekilde Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü ozanın kapılandığı bir ustası olmadığını belirtirken Sargın'ın aktardığı listede Reyhanî ile Mahzunî'nin adı "usta" olarak geçer; bu, ozanın usta-çırak ilişkisinden çok örnek aldığı âşıkları kastettiği şeklinde anlaşılabilir. Ölüm tarihi yalnız Sargın'ın 2025'te ozanın bir yakınıyla yaptığı görüşmeye dayanır. Yassıçal'daki adaşı için verilen bilgiler de birbirini tutmaz: Fedai Koç onu Hüseyin Gümüş adıyla anar, sitedeki ayrı yazıda kaynaklarına göre anlatılan Fedâî Baba'nın asıl adı ise Konaşoğlu Hüseyin olarak geçer.
Kronoloji
1956: Amasya'nın Sarımeşe (Efte) köyünde doğar (bir kaynakta 1959).
1975: Evlenip aile birleşimiyle Almanya'ya gider.
1976-1978: Askerliğini Türkiye'de yapar, ardından Almanya'ya döner.
1979: Şiir yazmaya başlar.
1980: Avrupa'daki Türk derneklerinin şölenlerinde çalıp söylemeye başlar.
1983: "Almanya'dan Vatana" adlı kaseti çıkar.
1987: Avrupa Türk İslam Birliği kadrosuna katılır.
1989: "Anadolu Marşı" adlı kaseti çıkar.
2003: Emekli olur; seksen kadar şiirini topladığı Azad Eyle yayımlanır.
2016: Kültür ve Turizm Bakanlığınca Somut Olmayan Kültürel Miras taşıyıcısı halk ozanı olarak tescil edilir.
2021: Orhan Fatih Kuşdemir'in hayatını ve şiirlerini inceleyen kitabı yayımlanır.
4 Mart 2024: Samsun'da ölür; Amasya merkez mezarlığına gömülür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ayşe Keleş, "Fedaî Koç (Âşık Fedaî)", Fatma Ahsen Turan, Başak Uysal (ed.), Sazın ve Sözün Sultanları: Yaşayan Halk Şairleri, c. IV, Ankara: Gazi Kitabevi, 2010, s. 148-170 (Dağlı 2019 ve Sargın 2025 aktarımıyla).
Akademik çalışmalar
- Hatice Sargın, "Amasyalı Fedai Koç (Ozan Fedaî) ve Sözlü Tarih Bağlamında Fedaî'nin Şiirleri", Hadi Belge, Ali Toraman, Keziban Kılıç Topal (ed.), Sosyal Bilimler Araştırmaları -24-, Ankara: Sonçağ Akademi, 2025, s. 45-82. https://sbe.amasya.edu.tr/media/125554/sosyal-bilimler-arastirmalari-24.pdf
Resmî kaynaklar
- Ali Rıza Atasoy, F. Aktaş, A. Ayvalı, Amasya Şairleri Seçme Şiirler Antolojisi, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2013, s. 208 (Dağlı 2019 aktarımıyla). sbe.amasya.edu.tr
Kitaplar
- Ahmet Dağlı, "Fedaî, Fedai Koç", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 06.03.2019 (güncelleme 07.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/fedai-fedai-koc
- Orhan Fatih Kuşdemir, Âşık Edebiyatı ve Amasyalı Ozan Fedaî: Hayatı, Sanatı, Şiirlerinden Örnekler, Ankara: Gece Kitaplığı, 2021 (Sargın 2025 aktarımıyla).
- Murat Erciyas, Şenol Şener (ed.), 10 Usta Kalem Şiirler, Ankara: Gülnar Yayınları, 2023, s. 67-68 (Sargın 2025 aktarımıyla).
