Rahmî Mehmed Efendi'nin şiirleri bir zamanlar Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın elindeydi: tarihçi onları güçlükle ele geçirdiğini, fakat yandıklarını yazar. O yangından sonra, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Amasya'da "şâir-i meşhûr" diye anılan bu şairin kaleminden tek dize kalmamıştır. Hüsameddin onu tezkireci Abdî Efendi'nin kayıp eserinde yer alan şairler arasında da sayar. Yağmurköylü bir âlim ailesinden gelen Rahmî hattat olarak tanınmış, mahkeme kâtipliğinden kasaba kadılıklarına geçmiş ve 1091'de (1680) ölmüştür.
Hüsameddin'in Kaydı
Onuncu cildin "Rahmî Mehmed Efendi-Hâcezâde" maddesi, tarihçinin şiirlerle ilgili kişisel notunu da içerir:
Amasyalıdır. Yağmurköylü Hâce İsmâ'îl Efendizâde Abdurrahmân Efendi'nin mahdûmudur. Pederinden ve Dervîş Ali Efendi'den tahsîl-i ulûm ve ahz-ı hutût ederek ders-i âm ve ba'dehû mahkeme kâtibi oldu. Ba'dehû kasabâta kadı olup 1091'de vefât etdi. Âlim, kâmil hattât, şâir-i meşhûr idi. Mahdûmu, ricâlden el-Hâc Lütfullâh Efendi pek meşhûr olup evlâdına "Hacı Lutoğulları" dendi. Müşkilât ile elde etdiğim eş'ârı yandı. Tezkire-i Abdî ricâlindendir.
Sade Türkçeyle: Amasyalıdır. Yağmurköylü Hâce İsmâil Efendi'nin oğlu Abdurrahman Efendi'nin oğludur. Babasından ve Derviş Ali Efendi'den ilim okuyup hat öğrendi; bir süre talebe okutan bir ders-i âm olarak çalıştıktan sonra mahkeme kâtibi oldu. Ardından kasabalarda kadılık yaptı ve 1091'de öldü. Bilgin, olgun bir hattat ve ünlü bir şairdi. Devlet adamlarından olan oğlu el-Hâc Lütfullah Efendi çok tanınmıştı; onun çocuklarına "Hacı Lutoğulları" dendi. Güçlükle elde ettiğim şiirleri yandı. Abdî Efendi'nin tezkiresinde yer alan kişilerdendir.
Ailesi
Rahmî'nin dedesi, kitabın yedinci cildinde kendi maddesi bulunan Yağmurköylü el-Hâc İsmâil Efendi'dir. Amasya'nın batısındaki Yağmur köyünden gelen bu âlim, şehrin medreselerinde uzun yıllar ders vermiş, Hızır Paşa Medresesi müderrisliğinden emekli olmuş ve 1038'de (1629) ölmüştü. Hüsameddin onun oğulları olarak Abdurrahman ve Mehmed Efendileri sayar. Rahmî'nin babası Abdurrahman Efendi, aynı kitabın bir başka maddesinde "kudâtdan", yani kadılardan biri olarak geçer.
O madde, Abdurrahman Efendi'nin bir başka oğlunu anlatır: İsmâil Efendi-Yağmûrîzâde. Dedesinin ve Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'nin öğrencisi olan bu İsmâil Efendi, 1071'de (1661) Amasya müftüsü olmuş, Sivas kadılığına kadar yükselmiş ve 1083'te (1672-73) ölmüştür. Babasının adı ile soyu Rahmî'ninkiyle aynı olduğuna göre müftü İsmâil Efendi, Rahmî'nin kardeşidir; Hüsameddin iki maddeyi birbirine bağlamadığı için bu, kaynaktan çıkarılan bir sonuçtur.
Oğlu el-Hâc Lütfullah Efendi'yi Hüsameddin "ricâlden", yani devlet hizmetinde öne çıkmış kişilerden sayar ve onun soyuna "Hacı Lutoğulları" dendiğini yazar. Lütfullah Efendi'nin hangi görevlerde bulunduğuna dair maddede tek kelime yoktur.
Rahmî Ahmed Efendi ile Karışıklık
Amasya Tarihi'nde Rahmî mahlasını taşıyan bir başka şair daha vardır: Küçük Hâce Mehmed İlmî Efendi'nin oğlu, 1058'de (1648) ölen kadı Rahmî Ahmed Efendi. İki kaydın benzerliği göze çarpar. İkisinin de aile adı bir "hâce"ye çıkar, ikisi de kadılık yapmış, ikisinin de Lütfullah adında tanınmış bir oğlu olmuştur. Üstelik Ahmed Efendi'nin mahlasının Rahmî olduğu, Hüsameddin'in sözleriyle "sonradan anlaşılmıştır". Bu benzerlikler, bir bilginin iki kişiden birine yanlışlıkla bağlanmış olabileceğini akla getirir. Buna karşılık babaların adları (Abdurrahman ile Mehmed İlmî), kendi adları (Mehmed ile Ahmed) ve ölüm yılları (1091 ile 1058) farklıdır ve Hüsameddin onları iki ayrı kişi olarak kaydeder. Mehmed Efendi'nin Rahmî mahlası ise maddesinin başlığında açıkça yazılıdır. Yağmurköylü aileyi Küçük Hâce'nin soyundan gelen Hâcezâdeler'e bağlayan bir kayıt da yoktur; "Hâcezâde" lakabı iki ailede ayrı birer "hâce"den gelir. Mevcut bilgiyle iki Rahmî'yi birleştirmeye yetecek bir kanıt yoktur.
Abdî Efendi'nin Tezkiresi ve Kaybolan Şiirler
"Tezkire-i Abdî ricâlindendir" cümlesi, Rahmî'nin şairliğinin çağdaşları tarafından da kabul edildiğini gösterir. Abdullah Paşa Medresesi müderrisi Abdî Efendi, XVII. yüzyıl Amasya şairlerini bir tezkirede toplamış, 1087'de (1677) ölmüştü; yani Rahmî'nin ölümünden yalnızca dört yıl önce. Şair, tezkirecinin kendi kuşağındandır. Bu eser bugün kayıptır. Hüsameddin tezkireyi görmüş, birçok şairin hayatını ve şiirini oradan aktarmıştır; onun aktarmasıyla kurtulan tezkire şiirleri arasında Rahmî'ye ait bir beyit yoktur.
"Müşkilât ile elde etdiğim eş'ârı yandı" cümlesinin ardında bir derleme emeği vardır: tarihçi Rahmî'nin şiirlerini zahmetle bulup bir araya getirmiş, derleme ise bir yangında yok olmuştur. Hüsameddin'in elindeyken kaybolan başka Amasya şairlerinin metinleri için de kitapta aynı üzüntü dile getirilir. Bu yüzden Rahmî Mehmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hattatlığından da geriye bir iz kalmamıştır; elinden çıkmış bir levha ya da mushaf bilinmiyor.
Kronoloji
1038 (1629): Dedesi Yağmurköylü el-Hâc İsmâil Efendi ölür.
1087 (1677): Rahmî'yi tezkiresine alan Abdî Efendi ölür.
1091 (1680): Kasaba kadılıkları yapmış olan Rahmî Mehmed Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 42-43 (Rahmî Mehmed Efendi-Hâcezâde maddesi; e-kitap s. 204-205). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page204.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 132 (İsmâil Efendi-Yağmurköylü el-Hâc maddesi; e-kitap s. 305). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page305.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 138-139 (İsmâil Efendi-Yağmûrîzâde el-Hâc maddesi; e-kitap s. 307). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page307.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 510 (Ahmed Efendi-Hocazâde maddesi; e-kitap s. 162). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page162.html
Çevrimiçi kaynaklar
