Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün (hezec-i mahzûf)
Cihânda hîç hâtır bî-gam olmaz
Kişi gam çekmeyince hurrem olmaz
Perîşân olmaya dil bir zamân yok
Gözüm kan aglamaya bir dem olmaz
Urınmaz efser-i vaslı şular kim
Taleb râhında hâk-i makdem olmaz
Kim olmaz mahrem-i ihrâm-ı hicrân
Harîm-i vasla bir ân mahrem olmaz
Olur kişt-i murâd elbette ser-sebz
Çün ebr-i dîde-i dil bî-nem olmaz
Belâ bezminde mihnet mecma‘ında
Dilüme nây gibi hem-dem olmaz
Perî-rûlardan irmişken sitemler
Yine dîvâne göñlüm epsem olmaz
Nigârâ sini cândan sevdügümi
Dir isem olmaz [u] dimezsem olmaz
Kad ü zülf ü dehânuñ nüktesine
Kişi yol bulmayınca âdem olmaz
Refîkî her demüñ it ‘âlemüñ kim
Cihânda andan özge ‘âlem olmaz
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyada hiçbir gönül gamsız olmaz; insan gam çekmedikçe şen olmaz.
2. Gönlümün perişan olmadığı bir zaman, gözümün kan ağlamadığı bir an yoktur.
3. Talep yolunda ayak basılan toprak olmayanlar vuslat tacını giyemez.
4. Ayrılığın ihramına mahrem olmayan, vuslatın harem dairesine bir an bile mahrem olamaz.
5. Murat tarlası elbette yeşerir; çünkü gönül gözünün bulutu hiç nemsiz kalmaz.
6. Bela meclisinde, mihnet toplantısında gönlüme ney gibi dert ortağı olmaz.
7. Peri yüzlülerden nice sitem gelmişken divane gönlüm yine susmaz.
8. Ey sevgili, seni candan sevdiğimi söylesem olmaz, söylemesem olmaz.
9. Boyunun, zülfünün ve ağzının inceliğine yol bulmadıkça insan âdem olmaz (elif, dal ve mim harfleriyle “âdem” yazılır).
10. Refîkî, her anını bir âlem (eğlence) et; çünkü dünyada ondan başka âlem yoktur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Boy, Zülüf, Ağız: Âdem
Boy, zülüf ve ağız dokuzuncu beyitte bir kelimeye dönüşüyor gibidir. Divan şiirinde sevgilinin boyu dimdik elif harfine, kıvrılan zülfü dal harfine, küçük ve yuvarlak ağzı mim harfine benzetilir. Elif, dal ve mim yan yana gelince “âdem”, yani insan kelimesi yazılır. Beyit de tam bunu söyler: kişi sevgilinin boyunun, zülfünün ve ağzının nüktesine yol bulmadıkça “âdem” olmaz. Bu okuma beyitte açıkça söylenmez, harflerin adı geçmez; ama Refîkî’nin başka bir gazelinde elif ile daldan “ad” kelimesini çıkardığı düşünülürse (Gazel 10), şairin bu tür oyunlara yatkınlığı okumayı güçlendirir.
Gazel “olmaz” redifini on beyit boyunca bir dizi kesin hükümle işler. Dördüncü beyitte aynı kökten gelen üç kelime yan yana durur: “mahrem”, “ihrâm” ve “harîm”. Hacca giden ihrama girer; ayrılığın ihramına girmeyen, vuslatın haremine giremez. Altıncı beyitte ney, nefesiyle konuşan bir dert ortağıdır; “hem-dem” kelimesi tam olarak “aynı nefesi paylaşan” demektir. Sekizinci beyit âşığın çıkmazını sade bir dille söyler: sevdiğini söylese olmaz, söylemese olmaz. Mahlas beytinde “âlem” kelimesi dünya ile eğlence meclisi arasında gidip gelir: her an bir âlem yapılmalıdır, çünkü dünyada başka âlem yoktur.
Kâsım Paşa ve Cem Sultan
Nazmî gazeli, Kâsım Paşa’nın “Sabâ sünbül saçuñsuz hoş-dem olmaz / Açılmaz gül yüzüñsüz hurrem olmaz” diye açılan şiirinin peşine koymuştur. Pervâne Bey Mecmuası’nda aynı vezin ve redifteki zemin Cem Sultan’ın “Göñülde ‘ışḳuñ odı kim kem olmaz” gazelidir. Pervâne’nin altı beyitlik metninde ihram, murat tarlası, söylesem-söylemesem ve âdem beyitleri eksiktir. Matlaın ikinci mısraı Pervâne’de “Kişi ġam çekmeyince ādem olmaz” biçimindedir; böylece “âdem” kelimesi, Mecma‘da dokuzuncu beyitte gelen düşünceyi matlaya taşır.
Kaynakça
- Edirneli Nazmî, Mecma‘u’n-Nezâ’ir, haz. M. Fatih Köksal, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 673, şiir no. 1932. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
- Pervâne b. Abdullah, Pervâne Bey Mecmuası, haz. Kamil Ali Gıynaş, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 1086, şiir no. 2935, vr. 232b. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194492/pervane-bey-mecmuasi.html
Çevrimiçi kaynaklar






