Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün (remel)
Al idüp ol lâle-ruh güller sokunmış başına
Gör ne hoş-bû nesneler katmış güzellik aşına
Bu ne yüzden hüsn ü sûretdür ki cânâ her gören
Sad-hezârân âferîn eyler anuñ nakkâşına
Merve hakkiçün bulurdum Ka‘be-i maksûda râh
Ger habîbüm yüz süreydüm iç işigüñ taşına
Cem‘ idüp evbâşa her kûy-ı mugândan bir kadeh
Hayruma vakf eyledüm mey-hâneler evbâşına
Ey Refîkî ‘ömr-i sermed isteyen kılsun nazar
Dâyimâ ol dil-berüñ çeşm ü dehân u kaşına
Günümüz Türkçesiyle
1. O lale yanaklı al giyip başına güller takmış; bak, güzellik aşına ne güzel kokulu şeyler katmış.
2. Ey sevgili, bu ne biçim bir güzellik ve suret ki her gören onun ressamına yüz binlerce aferin der.
3. Merve hakkı için, ey sevgilim, senin iç eşiğinin taşına yüz sürebilseydim maksadın Kâbe’sine yol bulurdum.
4. Her meyhane sokağından ayak takımı için birer kadeh toplayıp onları sevabıma meyhanelerin ayak takımına vakfettim.
5. Ey Refîkî, sonsuz ömür isteyen, o sevgilinin gözüne, ağzına ve kaşına hep baksın (göz, ağız ve kaş: ‘ayn, mim ve râ harfleriyle “‘ömr” yazılır).
Edebî ve Tarihî Yorum
Matlaı Tezkirelerde, Bütünü Mecmualarda
Bu gazelin matlaı, Refîkî’nin tezkirelerde en çok anılan beyitlerinden biridir. Latîfî ve Kınalızâde onu şairin örnek beyitleri arasında aktarır; sitede bu matla ayrıca Beyit 1 başlığıyla yayımlanmıştır. Nazire mecmuaları ise gazelin beş beyitlik bütününü korur. Nazmî’nin ve Pervâne Bey’in mecmualarındaki metinler neredeyse aynıdır; Mecma‘ matlaın ilk kelimesini “Al”, Pervâne “Āl” okur, ikinci beyitte Pervâne “Ṣad hezārān” der. Matla, mutfak dilinden alınmış bir benzetmeyle kurulur: sevgili al giyip başına güller takınmış, “güzellik aşı”na güzel kokulu katıklar katmıştır.
‘Ayn, Mîm, Râ
Mahlas beyti, Refîkî’nin harf şekilleriyle kurduğu oyunların bir örneği olarak okunabilir. Sonsuz ömür (“‘ömr-i sermed”) isteyen, sevgilinin gözüne, ağzına ve kaşına bakmalıdır. Göz Arapça “‘ayn” demektir ve aynı adı taşıyan harfe benzetilir; ağız mim harfine, kavisli kaş râ harfine benzer. ‘Ayn, mim ve râ yan yana gelince “‘ömr”, yani ömür kelimesi yazılır. Beyit bu harfleri adıyla anmaz; ama Refîkî’nin başka gazellerinde elif ile daldan “ad”, dal, râ ve daldan “derd” çıkardığı düşünülürse (Gazel 10 ve 30), okumanın tesadüf olmadığı söylenebilir.
Dördüncü beyit vakıf diliyle şakalaşır. “Hayruma vakf eyledüm”, bir hayır eserini sevabı kendine yazılmak üzere vakfetmek demektir; şair her meyhane sokağından topladığı kadehleri meyhanelerin ayak takımına vakfeder. Ömrünün sonunda bir vakfın mütevellisi olan Refîkî’nin vakfiye diliyle böyle oynaması dikkatle okunabilir; ama bu iki bilgi arasında kurulacak bağ, şiirin söylediği değil, okurun çıkarımıdır. Üçüncü beyitteki “Merve hakkıçün” yemini Gazel 17’de de geçer. İkinci beytin ikinci mısraı, Hayâlî’nin (Abdülkerîmzâde) zemin gazelindeki “Sad hezârân âferîn şol sûretüñ nakkâşına” mısraını hemen hemen aynen tekrarlar; iki mecmua da gazeli bu zeminin nazireleri arasında verir.
Kaynakça
Resmî kaynaklar
- Edirneli Nazmî, Mecma‘u’n-Nezâ’ir, haz. M. Fatih Köksal, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 1366, şiir no. 4153. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
- Pervâne b. Abdullah, Pervâne Bey Mecmuası, haz. Kamil Ali Gıynaş, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 2263, şiir no. 6232, vr. 493a [490a]. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194492/pervane-bey-mecmuasi.html
Kitaplar
- Mehmet Fatih Köksal, "Refîkî/Refi'î", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/refiki
Çevrimiçi kaynaklar






