Özgün Metin
Vezin: Fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilün (vezin tespiti bizimdir)
Şehr bünyâd eylemek olsa müyesser Ḥaḳ bilür
Vażʿ idem meyḫâneler yapdırmayam dükkân-ı berş
Yıllar ile anı cerrâh-ı ecel ancaḳ çeker
Her kimüñ cânına batsa zehrlü peykân-ı berş
İtse daʿvâ bir müselmânı ṭutup öldürmege
Rûy-ı zerd ü püşt-i ḫamdur ḥüccet ü bürhân-ı berş
Âdemi öldürmege dirgürmege ḳâdir durur
Râstı nâfiẕ durur ten mülkine fermân-ı berş
Latîfî'ye göre kasidenin sonlarındaki, berşi öven beyit:
Gerçi çoḳ zemm eyledük ammâ gel inṣâf idelüm
Hîç birine beñzemez evvel gelen cevlân-ı berş
Günümüz Türkçesiyle
1. Hak bilir, bir şehir kurmak nasip olsa meyhaneler kurarım, ama berş dükkânı yaptırmam.
2. Berşin zehirli oku kimin canına batsa, onu ancak yıllar sonra ecel cerrahı çekip çıkarabilir (yani berşin tutsağı ancak ölümle kurtulur).
3. Berş bir Müslümanı tutup öldürmeyi dava etse, sararmış yüz ile bükülmüş bel onun delili ve ispatıdır.
4. Berş adamı öldürmeye de diriltmeye de kadirdir; doğrusu beden ülkesinde onun fermanı geçer.
5. Gerçi onu çok yerdik, ama gel insaf edelim: berşin ilk gelen coşkusu (ilk etkisi) hiçbir şeye benzemez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Afyon Macununa Kaside
"Berş", afyonla hazırlanan bir macundur; Kınalızâde de Refîkî'nin bu kasidesini anlatırken onu tuhaf ve nadir maddelerden karıştırılmış bir "maʿcûn" diye anar. Latîfî kasidenin berşi, berş satıcısını ve "leben-i ḫaşḫaş"ı, yani haşhaş sütünü, kısacası afyonu yermek için yazıldığını söyler. Redif olarak bir maddenin adını seçen ve her beyitte onu yeni bir tamlamayla anan bu tür kasideler, eski meclislerde şarap ile esrar ya da afyonu karşılaştıran şakacı tartışmaların devamı gibidir. Refîkî'nin tercihi ilk beyitte açıkça söylenir: şehir kursa meyhane kurar, berş dükkânı açtırmaz.
Kasidenin dili hukuktan, savaştan ve cerrahiden ödünç alınmış imgelerle örülüdür. Berşin bir oku, "peykân"ı vardır ve canına battığı kişiden onu ancak ecel cerrahı çıkarabilir. Üçüncü beyitte berş bir davacıdır; delili tiryakinin sararmış yüzü ve bükülmüş belidir. Dördüncü beyitte ise bir hükümdar olur, beden ülkesine fermanı geçer. Afyon bağımlılığının yüzde ve vücutta bıraktığı izler, XVI. yüzyıl okurunun yakından tanıdığı manzaralardı.
İnsaflı Son
Latîfî, kasidenin sonlarında şairin berşi öven bir beyit de söylediğini not eder. Bu beyitte Refîkî bütün yergiden sonra insafa çağırır ve berşin ilk etkisinin hiçbir şeye benzemediğini itiraf eder. Yergiyle başlayıp itirafla biten bu kuruluş, kasideye şakacı bir hava verir. Kınalızâde'nin aktardığı metin bazı yerlerde farklıdır: "cerrâh-ı ecel" yerine "cellâd-ı ecel", "yıllar ile" yerine "yeller ile" okur. Kınalızâde'nin berş kasidesinden söz ettiği madde Refîkî Ali Çelebi (İbrîzâde) yazısında özetlenmiştir.
Kaynakça
- Latîfî, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ, haz. Rıdvan Canım, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 243. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 389-390. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






