Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün

‘Ālemde beni şīfte-ḥāl eyleme yā-rab
Levḥ-i dilümi meşḳ-i melāl eyleme yā-rab
Ḳurtar girih-i kākül ü ebrū hevesinden
Üftāde-i ḳayd-ı ḫaṭ u ḫāl eyleme yā-rab
Vāreste it ālāyiş-i esbāb-ı hevādan
Dil-dāde-i sevdā-yı muhāl eyleme yā-rab
Ḳıl çeşm-i dil ü dīde-i ümmīdümi bīdār
Maḥmūr-ı mey-i ḫᵛāb u ḫayāl eyleme yā-rab
Ẕeyl-i ‘amelüm dāmen-i kūtāh ḥayātum
Ālūde-i çirk-āb-ı ḍalāl eyleme yā-rab
Endīşemi murġ-ı çemen-i āl-i ‘abā it
Bī-gāne hezār-ı gül-i āl eyleme yā-rab
Na‘t-ı şeh-i kevneyne zebānum ḳalem eyle
Ālūde-i bī-hūde-maḳāl eyleme yā-rab
Ferdā varıcaḳ ‘arṣageh-i rūz-ı su’āle
Ṣāḥib ḳuluñ ol ḥīnde lāl eyleme yā-rab

Günümüz Türkçesiyle

1. Ya Rabbi, beni bu dünyada perişan hâlli eyleme; gönlümün levhasını kederin karalama sayfası eyleme.

2. Beni kâkülün düğümüne ve kaşın hevesine kapılmaktan kurtar; ayva tüyünün ve benin bağına düşmüş biri eyleme, ya Rabbi.

3. Beni nefsin istediği sebeplerin kirinden azat et; olmayacak bir sevdaya gönül vermiş biri eyleme, ya Rabbi.

4. Gönlümün gözünü ve umudumun gözünü uyanık kıl; uyku ve hayal şarabıyla sermest eyleme, ya Rabbi.

5. Amelimin eteğini, hayatımın kısa eteğini sapkınlığın pis suyuna bulaşmış eyleme, ya Rabbi.

6. Düşüncemi Âl-i Abâ'nın (Peygamber ve ehl-i beytinin) bahçesinin kuşu eyle; onu kırmızı gülün bülbülüne yabancı eyleme, ya Rabbi.

7. Dilimi iki cihanın padişahının (Peygamber'in) övgüsüne kalem eyle; boş söze bulaşmış eyleme, ya Rabbi.

8. Yarın sorgu gününün meydanına varınca, kulun Sâhib'i o anda dilsiz eyleme, ya Rabbi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Sekiz beyitlik bu münâcât, gazelin sevdiği güzellik mazmunlarını birer tehlike listesine çevirir. Kâkülün düğümü, kaşın kavsi, yanaktaki ayva tüyü ve ben, başka bir şiirde âşığı bağlayan zincirlerdir; burada şair Allah'tan tam olarak bu bağlardan kurtarılmayı ister. Her beyit "eyleme yā-rab" redifiyle, yani olumsuz bir dilekle kapanır; ilk mısralar ise çoğu zaman olumlu bir istekle açılır: "ḳurtar", "vāreste it", "bīdār ḳıl", "ḳalem eyle". Böylece her beyit bir isteği ve bir korkuyu yan yana koyar.

İlk beyitte gönül bir yazı levhasına benzetilir ve şair onun kederin "meşk"i, yani hattatın alıştırma için karaladığı sayfa olmasını istemez. İkinci beyitteki "ḫaṭ" sevgilinin yüzündeki ince tüyleri anlatır, ama aynı kelime yazı demektir; levha ve meşkten sonra gelince yazı çağrışımı kendiliğinden canlanır. Beşinci beyitte "ẕeyl" ile "dāmen" ikisi de etek anlamına gelir: amelin eteği, ömrün kısa eteği ile birleşir ve ikisinin de sapkınlık çamuruna bulaşmaması dilenir.

Altıncı beyit sözcük oyununun en yoğun olduğu yerdir. "Āl-i ‘abā", Peygamber'in abasının altına aldığı Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile birlikte ehl-i beyti anar; mısranın sonundaki "gül-i āl" ise kırmızı güldür. Aynı ses iki ayrı anlam taşıyarak cinas kurar ve şair düşüncesini birinci bahçenin kuşu yapmak, ikinci bahçenin bülbülünden uzak tutmak ister. Yedinci beyit, divanda münâcâtın ardından gelen na‘ta geçişi hazırlar: dil, iki cihanın padişahını övecek bir kalem olsun. Son beyitte mahlas, sorgu gününde dili tutulmama dileğiyle anılır. Kafiye kelimesi "lāl" burada dilsiz anlamındadır; kırmızı renk ve değerli taş anlamına da gelen bu kelimenin bir önceki beyitteki "āl"in kırmızısıyla çağrışım kurması mümkündür, ancak neşir bunu bir sanat olarak işaret etmez.

Şiir aruzun "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır ve Sâhib Divanı'nın her üç nüshasında da divanın başında yer alır. Topal, nüshalar arasında yalnız dördüncü beyitte küçük bir fark kaydeder: İstanbul Üniversitesi T. 1710/6 nüshasında "çeşm-i dil" yerine "çeşm dil" yazılmıştır.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 43-44, kaside 1 "Münâcât" (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 1b; İÜ Ktp. T. 1710/6, vr. 1b; İÜ Ktp. T. 738, vr. 5b); ayrıca s. 9 (nüshalar). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar