Torumtay Medresesi'nde ders okutup Mecidözü'nde kadılık yapan Şâkir Abdullah Efendi, ömrünün sonunu taşra kasabalarında kadı olarak geçirmiş, XIX. yüzyılın ilk yarısında yaşamış bir İnepazarlızâde'dir. Amasya'nın bu ulemâ ailesinden çıkan âlim için Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar "âlim, şâir, edîb, kâmil bir zât" der. Yazar 1248 (1832-33) yılındaki ölümünü bile ancak bir kayıttan öğrenebilmiştir. Şair diye anılmasına rağmen şiirlerinden tek örnek tanınmaz.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin, Şâkir Abdullah Efendi-İnepazarlızâde maddesini eserinin on birinci cildinde, aynı mahlası taşıyan Şâkir Süleyman Bey ile Şâkir Mehmed Efendi'nin arasına yerleştirmiştir. Metin şudur:
Amasyalıdır. İnepazarlızâde el-Hâc Ömer Efendi bin Ahmed bin Resûl'ün mahdûmudur. Amasya ulemâsından Sarı Ahmedzâde Müftî el-Hâc Mehmed, Âkifzâde es-Seyyid Abdürrahîm Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu. Yıllarca tedrîs-i ulûm edib 1237'de Torumtay müderrisi, ba'dehû Mecidözü kadısı oldu. Sonra diğer kasabâta kadı olduysa da 1248'de vefât etdiği kayden anlaşıldı. Mahdûmu Abdullah Efendi Torumtay müderrisliğine kanâat ederek vaaz ve tedrîs ile meşgûl olduğu halde 1266'da vefât etdi. Âlim, şâir, edîb, kâmil bir zât idi.
Bugünkü Türkçeyle: Amasyalıdır. İnepazarlızâde Hacı Ömer Efendi'nin oğludur; Ömer Efendi, Ahmed'in, o da Resûl'ün oğluydu. Amasya âlimlerinden Sarı Ahmedzâde Müftü Hacı Mehmed Efendi ile Âkifzâde Seyyid Abdürrahîm Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlayıp ders-i âm, yani camide halka açık ders okutma yetkisi olan bir müderris oldu. Yıllarca ders verdikten sonra 1237'de (1821-22) Torumtay müderrisi, ardından Mecidözü kadısı oldu. Daha sonra başka kasabalarda da kadılık yaptı; 1248'de (1832-33) öldüğü bir kayıttan anlaşıldı. Oğlu Abdullah Efendi Torumtay müderrisliğiyle yetinerek vaaz ve ders vermekle uğraştı ve 1266'da (1849-50) öldü. Âlim, şair, edip, olgun bir insandı.
Maddenin son cümlesi, oğlunun ölümünden sonra yeniden babaya döner; "âlim, şâir, edîb, kâmil" nitelemesinin Şâkir Abdullah Efendi'ye ait olduğu, oğlunun ayrı maddesinde onun yalnız "âlim, vâ'iz" diye anılmasından da anlaşılır.
Hayatı
İki hocası da Amasya'nın yerli âlimleriydi; buradan Şâkir'in bütün öğrenimini şehirde yaptığı anlaşılır, doğum yılını ise bilmiyoruz. Uzun yıllar ders-i âm olarak ders okuttuktan sonra 1237'de Torumtay Medresesi'ne müderris oldu. Bu görevi bir süre sürdürdükten sonra kadılık yoluna geçti ve bugün Çorum'a bağlı Mecidözü'ne kadı olarak gitti. Hüsameddin onun daha sonra "diğer kasabât"ta, yani başka küçük kasabalarda kadılık yaptığını yazar ama bunların adlarını vermez.
Ölüm tarihinin "kayden anlaşıldı" diye verilmesi, Hüsameddin'in bu bilgiyi bir sicil ya da tevcih kaydından çıkardığını gösterir. Tarihin bir kaydı daha vardır: oğlunun maddesine göre Abdullah Efendi, 1248'de babasının ölümüyle boşalan Torumtay müderrisliğine getirilmiştir. Buradan Şâkir'in kadılığa geçtikten sonra da Torumtay'daki müderrisliği elinde tuttuğu, ölünce görevin oğluna kaldığı anlaşılıyor; madde bunu açıkça söylemez.
Ailesi
İnepazarlızâdeler XIX. yüzyıl Amasya'sının ulemâ ailelerindendir. Şâkir Abdullah Efendi'nin oğlu Abdullah Efendi, Canikli Hacı Mehmed Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlamış, babasından kalan Torumtay müderrisliğinde vaaz ve ders vererek 1266'da ölmüştür. Ailenin en tanınan üyesi ise Şâkir'in kardeşi Seyyid Hasan Efendi'nin oğlu Hakkı İsmâil Efendi'dir. Hüsameddin'in onun maddesinde "amcası es-Seyyid Şâkir Abdullah" diye andığı Şâkir, yeğeninin hocaları sayılırken ilk sırada anılır. Kapancızâde Medresesi'nin ilk müderrisi olan, Amasya livasının vakıf gelirleri için İstanbul'a gönderilen Hakkı İsmâil Efendi de şairdi; onun da Türkçe ve Arapça şiirleri olduğu rivayet edilir ama bulunamamıştır.
Ailenin soy kaydı iki maddede küçük bir farkla verilir. Şâkir'in maddesinde babası "Ömer Efendi bin Ahmed bin Resûl" diye geçer; Hakkı İsmâil Efendi'nin maddesinde ise Hasan Efendi "el-Hâc Ömer bin Resûl"ün oğlu olarak anılır ve aradaki Ahmed atlanır. İkinci maddede Şâkir'in adının başına ayrıca "es-Seyyid" unvanı eklenmiştir.
Şiiri
Şâkir Abdullah Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Kendi maddesine örnek beyit konmamıştır. Yeğeninin şiirleri için Hüsameddin'in kullandığı "bir türlü bulunamadı" sözü ise yazarın ailenin kâğıtlarını bizzat aradığını, ama elde bir şey kalmadığını düşündürür. Kitapta iki yanında duran Şâkir Süleyman Bey ile Şâkir Mehmed Efendi, mahlasın Amasya'da beyler ve efendiler arasında birden çok sahibi olduğunu gösterir; "Şâkir" imzalı bir şiir ona ancak yeni bir belgeyle bağlanabilir.
Kronoloji
1237 (1821-22): Torumtay Medresesi müderrisi, ardından Mecidözü kadısı olur.
1244 (1828-29): Kardeşi Seyyid Hasan Efendi ölür.
1248 (1832-33): Şâkir Abdullah Efendi ölür; Torumtay müderrisliği oğlu Abdullah Efendi'ye geçer.
1266 (1849-50): Oğlu Abdullah Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 32-33 (Şâkir Abdullah Efendi-İnepazarlızâde maddesi; e-kitap s. 370). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page370.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12, s. 70 (Abdullah Efendi-Şâkir Efendizâde maddesi; e-kitap s. 577). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page577.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 213-214 (İsmâil Hakkı Efendi-İnepazarlızâde maddesi; e-kitap s. 329). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page329.html
Çevrimiçi kaynaklar
