Tahrir kâtipliğinden sancakbeyliğine yükselen Seyfî Bey, II. Bayezid'in Amasya'daki şehzadelik yıllarında onun hizmetine girmiş ve 892 (1487) yılında Memlûklerle yapılan savaşta ölmüş bir XV. yüzyıl beyidir. Soyu Hakala'nın Türkmen beyleri Âbâdoğullarına çıkar. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın ona yakıştırdığı sıfatlar "edîb, şâir, ma'ârif-âşinâ"dır. Kardeşi Kâsım Paşa ise sonraları Şehzade Ahmed'in Amasya'daki divanının başına geçmiştir. Hakkında bilinenlerin tamamı kısa bir maddeye sığar; şiirlerinden ise hiçbir şey günümüze gelmemiştir.
Hüsameddin'in Kaydı
Seyfullah ve Seyfî adlı Amasyalılar Amasya Tarihi'nin onuncu cildinde arka arkaya sıralanır; Âbâdoğlu'na ayrılan Seyfî Bey-Âbâdoğlu maddesi de bunların arasındadır:
Hakalalıdır. Âbâdoğullarından ve a'yân-ı ümerâdan Hacı Mehmed Beyzâde Abdullah Bey'in mahdûmudur. Amasya'da ilm ü kitâbet tahsîl ve Sultân Bâyezîd'e intisâb ederek dergâh-ı âlî mülâzımlarından ve 875'de muharrirînden görüldü. 882'de vilâyet-i Rûmiyye muharriri ve 886'da Sultân Bâyezîd'in cülûsunda mîrlivâ olup 892'de Mısırlılar muhârebesinde vefât etdi. Edîb, şâir, ma'ârif-âşinâ idi. Birâderi Kâsım Paşa Amasya'da Sultân Ahmed'in sâhib-i dîvânı olmuşdu.
Bugünkü dille: Seyfî Bey Hakalalıdır. Âbâdoğullarından, beylerin ileri gelenlerinden Hacı Mehmed Bey'in oğlu Abdullah Bey'in oğludur. Amasya'da ilim ve kâtiplik öğrendi, Sultan Bayezid'e bağlanarak sarayın mülazımları arasına girdi ve 875'te (1470-71) tahrir yazıcıları arasında görüldü. 882'de (1477-78) Rum vilayetinin tahrir yazıcısı oldu, 886'da (1481) Sultan Bayezid tahta çıkınca sancakbeyi oldu ve 892'de (1487) Mısırlılarla yapılan savaşta öldü. Edip, şair, bilgiye yakın biriydi. Kardeşi Kâsım Paşa Amasya'da Sultan Ahmed'in divan başkanı olmuştu.
Hayatı
Hakala, Amasya'nın kuzeyinde, bugün Suluova'ya bağlı Yolpınar köyüdür. Âbâdoğulları, adlarını Hacı Mehmed Bey'in büyük dedesi Âbâd Bey'den alan Hakalalı bir bey ailesiydi. Ne zaman doğduğu bilinmeyen Seyfî öğrenimini Amasya'da yaptı ve kalemle iş gören bir kâtip olarak yetişti. Şehzade Bayezid 1454'ten 1481'e kadar Amasya sancakbeyi olduğuna göre, Seyfî'nin "Sultân Bâyezîd'e intisâb" etmesi şehzadenin Amasya'daki sarayında olmalıdır.
Maddede iki tarih Seyfî'yi tahrir işlerinde gösterir. 875'te "muharrirînden görüldü" ifadesi, Hüsameddin'in onun adını o yılın bir defter kaydında bulduğunu düşündürür; yazar başka maddelerde de arşivde rastladığı kişiler için aynı fiili kullanır. 882'de ise Amasya'nın da içinde bulunduğu Rum vilayetinin tahririnde, yani vergi ve nüfus yazımında yazıcı olarak çalıştı.
Bayezid'in 886'da (1481) tahta çıkması, Amasya'da onun çevresinde bulunan pek çok kişinin yükselmesine yol açtı. Seyfî de bu sırada mîrlivâ, yani sancakbeyi oldu; hangi sancağa atandığı yazılı değildir. Altı yıl sonra, 892'de (1487) "Mısırlılar muhârebesinde", yani II. Bayezid devrinde Memlûklerle sürdürülen savaşta öldü. Hüsameddin çarpışmanın yerini ve ölümün nasıl olduğunu yazmaz.
Ailesi
Seyfî'nin dedesi Hacı Mehmed Bey, Fetret yıllarında Kara Devletşah'a karşı Çelebi Mehmed'in yanında yer alan Hakalalı beydir. Babası Abdullah Bey de bu hizmetlerin karşılığı olarak mîrlivâ olmuş, Çelebi Mehmed'e ve II. Murad'a hizmet edip 831'den (1427-28) sonra ölmüştü. Kardeşi Kâsım Paşa, Şehzade Ahmed Amasya'dayken vekil-i saltanat olarak şehzadenin işlerini yürüttü. Hüsameddin'in Şehzade Ahmed bahsine göre Kâsım Paşa, şehzadenin çevresini saran İranlı musahiplerden hoşnut değildi, onlara yüz verilmesinin tehlikeli olduğunu açıkça söyledi; idamına çalışıldığını sezince 909'un (1503) başında Amasya'dan kaçıp Trabzon'daki Şehzade Selim'in yanına gitti. Bu Kâsım Paşa, II. Bayezid'in vezirlerinden Cezerî Kasım Paşa ile karıştırılmamalıdır.
Ailenin soy kaydı Hüsameddin'in kitabında her yerde aynı biçimde verilmez. Hacı Mehmed Bey'in maddesinde onun oğulları yalnız Îsâ ve Hamza Beyler olarak sayılır ve "Kâsım Paşa bin Abdullah Bey" Hamza Bey'in evlâdı arasında gösterilir. Abdullah Bey'in kendi maddesi ise onu Hacı Mehmed Bey'in oğlu yapar ve oğlu olarak yalnız Kâsım Bey'i anar. Kâsım Paşa'nın yeğeni Şâhî Hâtun'un maddesinde ise Kâsım Paşa ile kardeşi İshak Bey'in babası Abdullah Bey, bir Kâsım Bey'in oğlu olarak geçer. Seyfî'nin kendi maddesindeki "Hacı Mehmed Beyzâde Abdullah Bey" ifadesi bu seçeneklerden yalnız birine uyar; hangisinin doğru olduğu kaynaklardan çözülememektedir.
Şiiri
Seyfî Bey'in şiirlerine ulaşılamamıştır. Asıl güçlük adındadır. "Seyfî", Osmanlı şairlerinin sık seçtiği mahlaslardandır ve Amasya'nın kendi kayıtlarında bile birkaç sahibi vardır:II. Bayezid'in dostu kadı Sinoplu Seyfî, XIX. yüzyılda ölen Deli Seyfî Bey ve yöre cönklerinde adı geçen halk şairi Seyfî. Hüsameddin'in "şâir" demekle yetinip tek beyit aktarmadığı Âbâdoğlu Seyfî Bey'e, bu kalabalık içinde, mecmualarda "Seyfî" imzasıyla geçen bir şiir ancak ek bir kanıtla mal edilebilir.
Kronoloji
805 (1402-03): Dedesi Hacı Mehmed Bey, Kara Devletşah'a karşı Çelebi Mehmed'in yanında yer alır.
831 (1427-28) sonrası: Babası Abdullah Bey ölür.
875 (1470-71): Seyfî tahrir yazıcıları arasında görülür.
882 (1477-78): Rum vilayetinin tahrir yazıcısı olur.
886 (1481): II. Bayezid'in tahta çıkışıyla sancakbeyi olur.
892 (1487): Memlûklerle yapılan savaşta ölür.
909 (1503) başı: Kardeşi Kâsım Paşa Amasya'dan ayrılıp Şehzade Selim'in yanına gider.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 537-538 (Seyfî Bey-Âbâdoğlu maddesi; e-kitap s. 349). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page349.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12, s. 5 (Abdullah Bey-Âbâdoğlu maddesi; e-kitap s. 557). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page557.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 66 (Şâhî Hâtun-Kasım Paşa Yeğeni maddesi; e-kitap s. 379). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page379.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 234-236 (Hacı Bey-el-Hâc Mehmed Bey maddesi; e-kitap s. 550-551). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page550.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 3, s. 245-248 (Sultân Ahmed bahsi; e-kitap s. 485-486). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page485.html
Çevrimiçi kaynaklar
