Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın yazdığına göre Şâkir İbrâhim Efendi, hamisi idam edilince kederinden ölmüştür. Bu müderris ve şair, Caniklizâde Tayyar Mahmud Paşa'nın Amasya'ya hükmettiği yıllarda paşanın amcasının oğlu, mütesellim Hasan Bey'in meclisinde yer almıştı. Dırâkiye Medresesi'nde ders okutur, Hasan Bey'in nedimleri arasında sayılır, tarihe ve muhâdarât denen sohbet edebiyatına merak duyardı. Şiirleri kayıptır.
Hüsameddin'in Kaydı
Ş harfiyle başlayan Amasyalılar arasında yer alan Şâkir İbrâhim Efendi-Hacıköylüzâde maddesinin Amasya Tarihi'ndeki tam metni:
Amasyalıdır. Müderris Halil Efendi'nin mahdûmudur. Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi'nin dersinde ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve 1212'de Dırâkiye müderrisi Hâfız Ömer Efendi'nin üzerinden Dırâkiye müderrisi oldu. Amasya mütesellimi Mikdâd Paşazâde Hasan Bey'e intisâbı olduğundan 1229'da mumâ ileyh'in i'dâmında zehre-çâk olarak vefât etdi. Tayyar Mahmûd Paşa'nın zamân-ı ikbâlinde hayli nüfûz ve ikbâle nâil olmuş âlim, edîb, şâir, idi. Hasan Bey'in nüdemâsından sayılırdı. Tevârih ve muhâzarâta intisâbı var idi.
Maddenin bugünkü Türkçesi şöyledir: Amasyalıdır, Müderris Halil Efendi'nin oğludur. Öğrenimini Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi'nin derslerinde tamamlayıp ders-i âm, yani camide halka açık ders verme yetkisi olan bir müderris oldu. 1212'de (1797-98) Dırâkiye müderrisi Hâfız Ömer Efendi'nin yerine Dırâkiye müderrisliğine geçti. Amasya mütesellimi Mikdâd Paşazâde Hasan Bey'e bağlı olduğu için, onun 1229'daki idamında ödü patlayarak öldü. Tayyar Mahmud Paşa'nın parlak günlerinde epeyce nüfuz ve itibar kazanmış âlim, edip ve şair biriydi. Hasan Bey'in nedimlerinden sayılırdı; tarihlere ve muhâdarât kitaplarına ilgisi vardı.
Hayatı
Doğum yılı bilinmeyen Şâkir'in hangi kuşaktan geldiğini hocasının tarihi gösterir. Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi, Hüsameddin'in yıl yıl tuttuğu Amasya kroniğine göre 1206 Rebîülevvel'inde (Ekim-Kasım 1791) ulemâ ve âyânın ittifakıyla Amasya müftüsü olmuştu. Şâkir'in onun derslerinde yetişmesi, öğreniminin XVIII. yüzyılın son çeyreğine düştüğünü gösterir. 1212'de Dırâkiye Medresesi'ne müderris olduğunda artık şehrin tanınan hocaları arasındaydı.
Hayatının asıl kırılma noktası Caniklizâdelerin Amasya'daki hâkimiyetidir. Trabzonlu Caniklizâde Tayyar Mahmud Paşa 1214 (1799) yılında Amasya muhassılı oldu ve sancağı kendi mülkü gibi yönetti. Amcasının oğlu, eski Amasya mutasarrıfı Mikdâd Ahmed Paşa'nın oğlu Hasan Bey, 1214 Zilhicce başında (Nisan-Mayıs 1800) onun adına Amasya mütesellimi oldu. Hüsameddin, Hasan Bey'i zevk ve sefaya dalan, taraftarlarını koruyup muhaliflerini ezen, halkın malına el uzatan biri olarak anlatır. Şâkir İbrâhim Efendi bu meclisin nedimlerindendi ve Tayyar Paşa'nın güçlü olduğu yıllarda büyük bir nüfuz kazandı.
1219'da (1804) Amasya sancağı Çapanoğlu Süleyman Bey'e verilince Hasan Bey şehirden çıkmak zorunda kaldı, ardından Tayyar Paşa'nın gönderdiği kuvvetlerle Amasya'yı zorla geri aldı. Süleyman Bey'in kuvvetleri şehri kuşatıp savaşla teslim aldı ve Hasan Bey 1220 Muharrem'inde (Nisan 1805) fermanla asılarak idam edildi. Hüsameddin'e göre Hasan Bey'e bağlı olanların kimi idam edildi, kimi sürüldü. Şâkir ise "zehre-çâk" olarak, yani korku ve kederden ödü patlayarak öldü.
Ölüm Tarihi Üzerine
Şâkir'in maddesindeki tarih 1229'dur. Oysa Hasan Bey'in kendi maddesi de, onun çevresindeki başka kişilerin maddeleri de idamı 1220 Muharrem'ine koyar. Maddede ölüm doğrudan Hasan Bey'in idamına bağlandığına göre 1229 rakamı büyük ihtimalle 1220'nin yanlış dizilmiş ya da yanlış okunmuş biçimidir. Bu bir çıkarımdır; Şâkir'in hamisinin ölümünden dokuz yıl sonra öldüğünü gösteren bir kayıt bilinmemektedir. Doğru tarih 1220 ise Şâkir, Dırâkiye müderrisliğine geçişinden yedi sekiz yıl sonra ölmüştür.
Ailesi
Hüsameddin, Şâkir'in babasını yalnız "Müderris Halil Efendi" diye anar. Kitapta "Amasya ulemâsından Hacıköylü el-Hâc Halil Efendi"nin oğlu olarak tanıtılan ve 1191 (1777) yılında Fethiye Camii kürsü şeyhiyken ölen İsmâil Efendi-Hacıköylüzâde de vardır. İki Halil Efendi'nin aynı kişi, İsmâil Efendi ile Şâkir'in de kardeş olması mümkündür; ancak Hüsameddin iki madde arasında bir bağ kurmaz; İsmâil Efendi'nin Şâkir'in müderrisliğinden yirmi yıl önce ölmüş olması da kesin bir şey söylemeye yetmez. Hacıköylüzâde lakabını taşıyan, 1133 (1721) yılında ölen maliyeci İbrâhim Efendi ise kapıcıbaşı Cevher Ağa'nın oğludur ve şairle bir ilgisi yoktur.
Şiiri
Şâkir İbrâhim Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Kaydı onu "âlim, edîb, şâir" diye üç sıfatla anar, örnek vermez. Nasıl bir şiir söylediği ancak çevresinden tahmin edilebilir: bir mütesellimin nedimi olarak sözünü büyük ölçüde meclisin sohbet ve eğlence havası içinde söylemiş olmalıdır, tarihlere ve muhâdarâta merakı da nükteli, hikâyeli bir söyleyişe yatkınlığını akla getirir. İkisi de tahminden öteye geçmez. Mahlas Amasya'da yalnız ona ait değildir; bir mecmuada "Şâkir" imzasıyla çıkacak bir şiirin Hasan Bey'in nedimine mi, yoksa bir adaşına mı ait olduğu imzaya bakılarak çözülemez.
Kronoloji
1206 Rebîülevvel (Ekim-Kasım 1791): Hocası Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi Amasya müftüsü olur.
1212 (1797-98): Şâkir, Hâfız Ömer Efendi'nin yerine Dırâkiye müderrisi olur.
1214 (1799-1800): Tayyar Mahmud Paşa Amasya muhassılı, Mikdâd Paşazâde Hasan Bey Amasya mütesellimi olur.
1219 (1804): Sancak Çapanoğlu Süleyman Bey'e verilir; Hasan Bey şehri zorla geri alır.
1220 Muharrem (Nisan 1805): Hasan Bey idam edilir; Şâkir kederinden ölür. Maddede yıl 1229 olarak yazılıdır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 29 (Şâkir İbrâhim Efendi-Hacıköylüzâde maddesi; e-kitap s. 369). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page369.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 492-494 (Hasan Bey-Cânikli-zâde maddesi; e-kitap s. 626-627). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page626.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 160-161 (e-kitap s. 677), 1206 yılı olayları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page677.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 173 (İsmâil Efendi-Hacıköylüzâde el-Hâc maddesi; e-kitap s. 317). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page317.html
Çevrimiçi kaynaklar
