Güzel yazısıyla tanınan kâtip Saîd Çelebi'nin ömrü kadı mahkemesinde ve Sultan Bayezid vakfının defterleri başında geçti. Amasya'nın Halvetî büyüklerinden Pîr Sun'ullah'ın soyundan gelir; kadılık yapmış olan Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin oğludur. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "kâtib, şâir, ehl-i dâniş" diye anar. Sultan Bayezid evkafının kâtibiyken 958'de (1551) ölmüştür. Ailesi, XV. ve XVI. yüzyıl Amasya'sına Sun'î, Celîlî ve Cenânî gibi şairler vermiş bir evdir; Saîd Çelebi'nin kendi şiirlerinden ise hiçbir örnek bilinmemektedir.

Amasya Tarihi'ndeki Maddesi

Hüsameddin'in onuncu cildindeki kayıt birkaç satırdır:

Amasyalıdır. Debbâğlar şeyhi Pîr Sun'ullâh-ı Halvetî evlâd-ı kirâmından ve kudâtdan Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin mahdûmudur. Tahsîl-i ilm ü kitâbet ederek mahkeme kâtibi oldu. Hayli müddet îfâ-yı kitâbet-i şer'iyye edib sonra Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi olduğu hâlde 958'de vefât etdi. Kâtib, şâir, ehl-i dâniş, yazısı güzel idi.

Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Debbağlar şeyhi Pîr Sun'ullah Halvetî'nin soyundan ve kadılardan Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin oğludur. İlim ve kâtiplik öğrenerek mahkeme kâtibi oldu. Uzun süre şer'iye mahkemesinde kâtiplik yaptı, sonra Sultan Bayezid vakıflarının kâtibiyken 958'de öldü. Kâtip, şair, bilgili bir kişiydi ve yazısı güzeldi.

Pîr Sun'ullah'ın Evi

Ailenin atası Pîr Sun'ullah Halvetî, Pir İlyas'ın öğrencisi ve halifesiydi. Yıllarca Saraçhane Camii'nde kürsü şeyhliği yapmış, Şeyh Paşa'nın caminin yanında yaptırdığı tekkenin şeyhiyken 847'de (1443-44) ölmüş ve halifesi Şeyh Zekeriyyâ ile birlikte caminin doğu penceresinin önündeki bahçeye gömülmüştü. Hüsameddin onu bir yerde "Saraçlar şeyhi", bir başka yerde "Debbağlar şeyhi" diye anar. Saraçhane Camii çevresindeki deri esnafıyla kurulan bu bağ, lakabın kaynağı olmalıdır.

Şeyhin soyu kalemle ve kadılıkla yükseldi. Kadıların ileri gelenlerinden Abdüsselâm Çelebi'nin evinden birkaç şair çıktı: oğlu Pîr Mehmed Çelebi "Sun'î" mahlasıyla şiir söylemiş ve 915'ten (1509-10) sonra ölmüştü. Öteki oğlu Rıdvan Çelebi, Şehzade Bayezid'in divan kâtiplerindendi ve onun oğlu Cenânî Hüseyin Çelebi Şehzade Ahmed'in çevresinde yetişen bir şairdi. Babasının adı yine Abdüsselâm Çelebi olarak geçen Celîlî Mehmed Çelebi, Münîrî'den ders almış, Şehzade Ahmed'in şairleriyle musahiplik etmiş ve 943'te (1536-37) Amasya'da ölmüştü. Hüsameddin bu kuşakları her maddede aynı sırayla vermez; Abdüsselâm Çelebi kimi yerde Sun'ullah'ın oğlu, kimi yerde torunu olarak görünür.

Saîd Çelebi'nin babası Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin bu ağaçtaki yeri belirsizdir. Hüsameddin onu yalnızca "evlâd-ı kirâm"dan, yani şeyhin soyundan diye niteler. Sun'ullah'ın maddesinde şeyhin Mehmed Çelebi adlı bir oğlundan söz edilir, ancak bu Mehmed'in Muhyiddîn lakabını taşıdığı ya da kadılık yaptığı yazılmaz. Saîd Çelebi'nin Celîlî ve Sun'î ile amca çocuğu mu, yoksa daha uzak bir akraba mı olduğu bu yüzden bilinmemektedir.

Mahkemede ve Vakıfta

Saîd Çelebi'nin bütün meslek hayatı kâtiplikle geçmiştir. Önce kadı mahkemesinde hüccet, ilam ve sicil kayıtlarını yazan şer'iye kâtipliği yapmış, Hüsameddin'in "hayli müddet" dediği uzun bir süre bu görevde kalmıştır. Ardından "Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi" olmuştur. Burada söz konusu olan, II. Bayezid'in Amasya'da yaptırdığı cami, medrese, imaret ve kütüphaneden oluşan Sultan Bayezid Külliyesi'nin vakfı olmalıdır. Vakıf kâtibi, vakfın gelirlerini, görevlilerin maaşlarını ve harcamaları deftere işleyen kişiydi; güzel yazı bu iş için bir tercih sebebiydi. Saîd Çelebi bu görevdeyken 958'de, Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatının ortalarında ölmüştür.

Doğum yılı bilinmez. Kaynak onun Amasya dışında bir görevinden söz etmez; akrabalarından Celîlî gibi kazadan kazaya dolaşan kadıların aksine bütün ömrünü şehrin mahkemesinde ve vakıf defterlerinin başında geçirmiş görünür.

Şiiri

Sun'î ve Celîlî gibi akrabaları mahlaslarıyla anılırken Saîd Çelebi kayda yalnız adıyla geçmiştir. Hüsameddin onu şairler arasında sayar, ama mahlasını bildirmez; Saîd Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır ve mahlas bilinmedikçe mecmualarda ona ait olabilecek beyitlerin izini sürmek de olanaksızdır. Mahlassız kayıt, şiirin onun hayatında kâtipliğin gölgesinde kaldığını düşündürür. Bu, kaynağın suskunluğundan çıkan bir tahmindir.

Kronoloji

847 (1443-44): Atası Pîr Sun'ullah Halvetî ölür.

943 (1536-37): Akrabası Celîlî Mehmed Çelebi Amasya'da ölür.

958 (1551): Saîd Çelebi, Sultan Bayezid evkafının kâtibiyken ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar