Sâtı' Mustafa Efendi, Amasya'da saatçilikle ün yapmış bir ailenin ilk müderrisiydi. Dedesi Saatçi Mehmed Çelebi bir zanaatkâr ve muvakkit, babası Hâfız Hasan Efendi Ahî Receb Camii'nin imamıydı. Mustafa ise İstanbul'da okuyup imtihanla müderris oldu, medreseleri sırasıyla dolaşarak altmışlı derecesine kadar yükseldi ve icazet verme yetkisi olan ders-i âmlardan biri olarak 1172'de (1758-59) öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın ona yakıştırdığı "âlim, fâzıl, şâir" sıfatlarının sonuncusu ve maddenin başlığı, "Sâtı'" mahlasıyla şiir yazdığını gösterir; ne var ki bu mahlasla imzalı tek beyit bilinmiyor.

Hayatı

Hüsameddin'in Sâtı' Mustafa Efendi-Sâ'atcizâde maddesi şöyledir:

Amasyalıdır. Ahî Receb Câmii imâmı el-Hâc Hâfız Hasan Efendi bin Sâ'atçi Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amasya'da mukaddimât-ı ulûmu Çorumlu Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi'den görüp İstanbul'a gitdi. Orada Amasyalı Büyük Hâfız Mehmed Efendi'den ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve bi'l-imtihân müderris oldu. Tedrîs-i ulûm etdiği esnâda medâris-i mu'tâdeyi devr ederek altmışlı râddesine kadar geldi. Mucîz dersi-âmlardan olduğu hâlde 1172'de vefât etdi. Âlim, fâzıl, şâir, kibâr-ı müderrisînden bir zât idi. Mahdûmu el-Hâc Mehmed Efendi Amasya'da ikâmet etdi.

Sadeleştirilirse: Amasyalıdır. Ahî Receb Camii imamı Hacı Hâfız Hasan Efendi'nin oğlu, Saatçi Mehmed Çelebi'nin torunudur. İlimlerin başlangıç derslerini Amasya'da Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'den okuyup İstanbul'a gitti. Orada Amasyalı Büyük Hâfız Mehmed Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlayarak ders-i âm oldu ve imtihanla müderrisliğe geçti. Ders verdiği yıllarda alışılmış medrese basamaklarını sırasıyla geçerek altmışlı derecesine kadar yükseldi. İcazet verme yetkisine sahip ders-i âmlardan biriyken 1172'de öldü. Âlim, faziletli, şair ve büyük müderrislerden biriydi. Oğlu Hacı Mehmed Efendi Amasya'da yaşadı.

Medrese Yolu

Maddedeki terimler bir ilmiye kariyerini adım adım verir. "Bi'l-imtihân müderris" olmak, İstanbul'da yapılan ve müderris adaylarının bilgisini ölçen sınavı geçmek demekti. Müderrisler, aldıkları yevmiyeye göre adlandırılan medreselerde sırayla ilerlerdi; "altmışlı" bu basamaklardan biridir ve Sahn medreselerine giden yolun üst kısmında yer alır. "Mucîz" ise öğrencilerine icazetname verebilen, yani yeni ders-i âmlar yetiştirme yetkisine sahip hocadır. Hüsameddin'in onu "kibâr-ı müderrisîn" arasında sayması bu yüzden yerindedir.

Mustafa'nın hocaları da maddenin içinde bir harita çizer. Başlangıç derslerini Amasya'da Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'den almış, tahsilini İstanbul'da, yine bir Amasyalı olan Büyük Hâfız Mehmed Efendi'nin yanında tamamlamıştır. Büyük Hâfız Mehmed Efendi, Hüsameddin'in başka maddelerinde de İstanbul'a okumaya giden Amasyalı talebelerin hocası olarak karşımıza çıkar; Sâtı' bu halkadan yetişen müderrislerden biridir. Ölüm yeri madde içinde açıkça yazılmamıştır; oğlunun "Amasya'da ikâmet etdi" diye ayrıca anılması, babanın ömrünü daha çok İstanbul'da geçirmiş olabileceğini düşündürür.

Sâ'atçizâdeler

Hüsameddin'in onuncu cildinde Sâtı'nın maddesini, aynı ailenin iki üyesi izler: Şa'bânî şeyhi Sâ'atî Mehmed Efendi ile ailenin kurucusu Sâ'î Mehmed Çelebi-Sâ'atçi. Sâ'î maddesinde Ahî Receb Mahallesi'nden Hasan'ın oğlu olduğu, saatçilikte ün kazandığı, Sultâniyye Camii'nde muvakkitlik, Ahî Receb Camii'nde imamlık yaptığı ve 1095 (1683-84) dolaylarında öldüğü yazılıdır; oğulları arasında Hasan da vardır. Sâtı'nın babası "Hasan Efendi bin Sâ'atçi Mehmed Çelebi" olduğuna göre Sâ'î onun dedesidir. Saat yapan ve vakit tutan dede ile müderris torunun mahlaslarının ikisinin de "Sâ" sesiyle başlaması, aile lakabını yankılayan bir seçim olabilir; Hüsameddin buna dair bir şey söylemez.

Babası Hâfız Hasan Efendi hakkındaki bilgi sekizinci ciltte, başka bir maddenin içinde geçer: Receb Mahallesi imamı Sâ'atçizâde Hacı Hâfız Hasan Efendi bin Mehmed Çelebi 1136 yılının sonlarında (1724) ölmüş, meclis-i a'yân üyesi, köklü ve nüfuzlu biriymiş; oğulları Hacı Mehmed ile Mustafa Sâtı' Efendi'dir. Ailenin bir başka kolu on birinci ciltteki Sâlih Efendi-Saatçizâde Hacı maddesinden izlenir. Sâtı'nın kardeşi Hacı Mehmed'in oğlu olan bu Sâlih Efendi, belediye tahsilat kâtipliği ve cizye kâtipliğinden sonra 1194'ten (1780) başlayarak birkaç kez şehir kethüdası olmuş, hâciyân ve a'yân meclislerinde bulunmuş ve 1212'den (1797-98) sonra ölmüştür. Aynı maddede amcası, yani Sâtı'nın bir başka kardeşi olan Hacı Sâlih Efendi bin Hâfız Hasan Efendi'nin Cemâziyelâhir 1166'da (Nisan 1753) öldüğü yazılıdır. Ailenin şehir yönetimindeki bu yeri, Amasya'da şehir kethüdalarının uzun listesinde de görünür.

Sâtı'nın çocukları konusunda Hüsameddin'in kayıtları tam örtüşmez. Kendi maddesinde yalnız oğlu Hacı Mehmed Efendi anılır. Sekizinci ciltte ise "Sâ'atçizâde es-Seyyid el-Hâc Hasan Efendi bin Mustafa Sâtı' Efendi"nin meclis-i hâciyân üyesi ve şehrin eşrafından olarak 1226 yılının sonlarında (1811) öldüğü, oğullarının Seyyid Mustafa ve Mehmed olduğu yazılıdır. İki kayıt birbirini dışlamaz; Sâtı'nın Mehmed ve Hasan adlı iki oğlu olması mümkündür, ama Hüsameddin bunları bir arada vermez.

Şiiri

Sâtı' Mustafa Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Şairliği yalnız Hüsameddin'in sıfatlarından bilinir; maddede örnek bir beyit yoktur, bilginin nereden alındığı da yazılmamıştır. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi'nin şairlerini cilt cilt listelediği çalışma da dedeyle torunu ayırır: onuncu cildin şairleri arasında Sâ'î vardır, Sâtı' yoktur.

Kronoloji

1095 (1683-84) dolayları: Dedesi Sâ'î Mehmed Çelebi-Sâ'atçi ölür.

1136 sonları (1724): Babası Hâfız Hasan Efendi ölür.

Cemâziyelâhir 1166 (Nisan 1753): Kardeşi Hacı Sâlih Efendi ölür.

1172 (1758-59): Sâtı' Mustafa Efendi ölür.

1194 (1780): Yeğeni Hacı Sâlih Efendi ilk kez şehir kethüdası olur.

1226 sonları (1811): Oğlu olarak anılan Seyyid Hacı Hasan Efendi ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar