Kömürcüzâde Rûhî Ahmed Efendi, XIX. yüzyılın ilk yarısında Merzifon'un tanınmış hattatlarından biriydi. Çeşitli yazı türlerini şehrin ünlü hattatı Vehbî Mehmed Efendi'den meşk ederek öğrendi, Merzifon müftüsü Nâsıh Ahmed Efendi'nin dersinde okudu, sonra Çelebi Sultan Mehmed'in Merzifon'daki vakfına kâtip ve Câmi-i Cedîd'e imam oldu. 1251 (1835-36) yılından sonra öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "âlim, hattât-ı meşhûr, kâtib, şâir" diye niteler. Hakkında bildiklerimizin hemen hepsi bu birkaç satırlık maddeden gelir; şiirlerinden ise tek bir mısra kalmamıştır.
Hayatı
Hüsameddin'in Rûhî Ahmed Efendi-Kömürcüzâde maddesi tek paragraftan ibarettir:
Merzifonludur. Mehmed oğlu olup hutût-ı mütenevvi'ayı orada hattât-ı meşhûr Vehbî Mehmed Efendi'den ahz ü temeşşuk etdikten sonra müftî-i Merzifon Nâsıh Ahmed Efendi'nin dâru'l-ifâdesinde ulûm-ı edebiyye vü şer'iyyeyi tahsîl ederek Çelebi Sultân vakfı kâtibi ve Câmi-i Cedîd imâmı oldu. 1251 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, hattât-ı meşhûr, kâtib, şâir idi.
Günümüz Türkçesiyle: Merzifonludur, Mehmed'in oğludur. Çeşitli yazı türlerini orada ünlü hattat Vehbî Mehmed Efendi'den alıp meşk ettikten sonra Merzifon müftüsü Nâsıh Ahmed Efendi'nin ders halkasında edebî ve şer'î ilimleri okudu; Çelebi Sultan vakfının kâtibi ve Câmi-i Cedîd'in imamı oldu. 1251 yılından sonra öldü. Âlim, tanınmış bir hattat, kâtip ve şairdi.
Madde kısa olsa da bir meslek yolunu sırasıyla verir. "Hutût-ı mütenevvi'a" sülüs, nesih, ta'lik gibi farklı yazı çeşitleridir; "ahz ü temeşşuk" ise hocanın verdiği örneği defalarca yazarak öğrenmektir. Bu yoldan yetişmiş bir hattatın vakıf kâtipliğine geçmesi şaşırtıcı değildir, çünkü vakıf muhasebesi, hüccetler ve mütevelli defterleri hem düzgün hem okunaklı bir el isterdi. İmamlık da medrese tahsilinin olağan karşılığıydı. Hüsameddin aileden yalnız babası Mehmed'i anar. "Kömürcüzâde" lakabı soyda kömürcülükle geçinen birini düşündürse de kaynak bunu açıklamaz.
Merzifon'daki Çevresi
Hocası Nâsıh Ahmed Efendi için Hüsameddin ayrı bir madde yazmamıştır; adı başka kayıtların arasında geçer. Aynı sayfanın biraz aşağısındaki Rûmî Mehmed Efendi-Müderris maddesi onun dönemini belirlemeye yarar. Şam'da İbn Âbidîn'in yanında okuyup Merzifon'a dönen Rûmî Mehmed Efendi, yıllarca ders verdikten sonra "es-Seyyid el-Hâc Nâsıh Ahmed Efendi'ye mu'âdil ve daha kâmil" olarak Safer 1225'te (Mart-Nisan 1810) Sultâniyye-i Merzifon müderrisi olmuş, birkaç yıl Merzifon müftülüğü de yapmış ve 1234'te (1818-19) ölmüştür. Bu karşılaştırmadan Nâsıh Ahmed Efendi'nin XIX. yüzyılın başlarında Merzifon'un önde gelen âlimlerinden olduğu anlaşılır. Rûhî'nin 1251'den sonra ölmesi, onun bu kuşağın öğrencisi olmasıyla uyumludur.
"Çelebi Sultân vakfı", Çelebi Sultan Mehmed'in 1414'te Merzifon'da yaptırdığı medrese ile hamamın gelirlerini düzenleyen vakıftır. Hüsameddin'in "Sultâniyye-i Merzifon" dediği medrese de budur; bugün Merzifon Çelebi Sultan Mehmed Medresesi adıyla bilinir ve şehrin Cami-i Cedid Mahallesi'nde durur. Rûhî'nin imamı olduğu Câmi-i Cedîd'in hangi yapı olduğunu madde söylemez. Mahallenin adını bu camiden aldığı düşünülebilir, fakat yapıyı kesin olarak belirlemek için vakıf defteri ya da başka bir belge gerekir. Hattat, kâtip ve imam olarak Rûhî, Merzifon'un medreselerinden yetişen âlimler zincirinin son Osmanlı kuşaklarından birine aittir.
Adaşı Fâzıl Rûhî ile Karışıklık
Hüsameddin'in onuncu cildinde Rûhî Ahmed Efendi adını taşıyan iki madde art arda gelir ve iki kişinin arasında üç yüz yılı aşkın bir zaman vardır. İlki, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'nin oğlu, 891'de (1486) doğup 927'de (1521) ölen, Osmanlı tarihi ve divanı bulunan Fâzıl Rûhî Çelebi'dir. Hüsameddin onun maddesine iki beyit ekler; Kömürcüzâde'nin maddesi bu beyitlerin hemen ardından başlar. Ad, mahlas ve unvan tıpatıp aynı olduğu için, bir mecmuada "Rûhî" imzalı bir beyit çıktığında bunun XVI. yüzyıl başındaki Rûhî Fâzıl Çelebi'ye mi, yoksa Merzifonlu hattata mı ait olduğu ancak dilinden ve döneminden çıkarılabilir. Mahlas zaten yaygındır: Kınalızâde'nin tezkiresinde, Zenbillizâde'den hemen sonra, Şeyhülislam Ebussuûd Efendi'nin kethüdası Hasan Ağa'nın oğlu olan bir başka Rûhî yer alır.
Şiiri
Rûhî Ahmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Maddenin sonundaki "şâir" kelimesi, onun şiirle uğraştığını gösteren bilinen tek tanıktır: Hüsameddin ne bir beyit aktarır ne de şiirlerinin toplandığı bir divan ya da mecmua anar. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi'ndeki şairleri cilt cilt sıralayan dökümünde, onuncu cildin listesinde de Kömürcüzâde'nin adı yoktur. Hattatlığı şairliğinden daha belirgin göründüğüne göre, yazdığı levhalar ya da istinsah ettiği kitaplar arasında kendi manzumelerine rastlanması mümkündür, fakat bugün böyle bir parça bilinmiyor.
Kronoloji
1414 (817): Çelebi Sultan Mehmed, Rûhî'nin daha sonra kâtipliğini yapacağı vakfa bağlı medreseyi Merzifon'da yaptırır.
Safer 1225 (Mart-Nisan 1810): Rûmî Mehmed Efendi, Nâsıh Ahmed Efendi'nin dengi olarak Sultâniyye-i Merzifon müderrisi olur.
1251 (1835-36) sonrası: Rûhî Ahmed Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 137 ("Rûhî Ahmed Efendi-Kömürcüzâde" maddesi; e-kitap s. 232). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page232.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 135-137 ("Rûhî Ahmed Efendi-Fâzıl" maddesi; e-kitap s. 232) ve s. 139-140 ("Rûmî Mehmed Efendi-Müderris" maddesi; e-kitap s. 233). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page233.html
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 399-400. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (onuncu cildin şairleri: s. 27-28). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
