Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün
Ḳapuñdur ḳıble-i erbāb-ı ḥācāt
İşigün menba‘-ı ehl-i sa‘ādet
Bizümle ṣoḥbeti te’ḫīre ṣalma
Bilürsin çünki fi’t-te’ḫīri āfāt
Şifādur la’li çeşmi ḥikmetü’l-‘ayn
Rumūz-ı ġamzesi şerḥ-i işārāt
Çü vaṣlı va‘desin ferdāya ṣaldı
Çaġırdı cān u dil heyhāt heyhāt
Lebüñ vaṣf eylese Ca‘fer gören dir
Zihī şīrīn ma‘ānī ter ‘ibārāt
Günümüz Türkçesiyle
1. Senin kapın dilek sahiplerinin kıblesidir, eşiğin saadet ehlinin kaynağıdır.
2. Bizimle sohbeti sonraya bırakma; çünkü bilirsin, "gecikmede afetler vardır".
3. Yakut dudağı Şifâdır, gözü Hikmetü'l-ayn, gamzesinin işaretleri de Şerhu'l-İşârât. (Her biri medresede okutulan bir kitabın adıdır; ayrıca şifa, gözün hikmeti ve işaretlerin açıklaması anlamlarına gelir.)
4. Vuslat sözünü yarına bırakınca can ve gönül "heyhat, heyhat" (ne uzak, ne uzak) diye haykırdı.
5. Ca'fer senin dudağını anlatsa, gören "ne tatlı anlamlar, ne taze ifadeler" der.
Edebî ve Tarihî Yorum
Medrese Kitaplarıyla Bir Güzellik Tarifi
Gazelin üçüncü beyti, şairin bir müderris olduğunu hatırlatan bir oyun kurar. Sevgilinin dudağı Şifâ, gözü Hikmetü'l-ayn, gamzesinin işaretleri Şerh-i İşârât diye anılır. Bunlar İslam felsefesinin ve mantığının medreselerde okunan kitaplarıdır: İbn Sînâ'nın eş-Şifâ'sı, Necmeddin Kâtibî'nin Hikmetü'l-ayn'ı ve İbn Sînâ'nın el-İşârât'ına Nasîrüddin Tûsî'nin yazdığı şerh. Kelimeler aynı zamanda gündelik anlamlarını taşır: dudak hastaya şifa verir, göz "gözün hikmeti"dir, gamzenin üstü kapalı işaretleri ancak bir şerhle anlaşılır. Câfer Çelebi Hacı Hasanzâde, Hatîbzâde ve Hocazâde gibi devrin büyük hocalarından okumuş bir âlimdir; bu beyit onun medrese bilgisini sevgili tasvirine taşıdığı yerlerden biridir.
İkinci beyitte Arapça bir söz olduğu gibi mısraa girer: "fi't-te'ḫīri āfāt", gecikmede afetler vardır. Dördüncü beyitteki "heyhāt heyhāt" ise Kur'an'da, Mü'minûn suresinde inkârcıların ahireti uzak görmesini anlatan ifadeyi hatırlatır; burada sevgilinin "yarın" diye ertelediği vuslatın uzaklığını söyler. Erünsal'ın Câfer Çelebi için belirttiği, mısraların arasına bilinen sözleri, atasözlerini, âyet ve hadisleri yerleştirme alışkanlığı bu kısa gazelde iki kez görülür.
Ahmedî'ye Nazire ve Bir Kafiye Sorunu
Câfer Çelebi'nin şiiri Nazmî'nin mecmuasında Ahmedî'nin "Yüzüñdür kıblegâh-ı ehl-i hâcât" diye başlayan gazelinin ardından gelir; grupta Hicrî'nin ve Nazmî'nin iki naziresi de vardır. Ahmedî'de kıble sevgilinin yüzü, mihrap kaşıdır; Câfer Çelebi kıbleyi sevgilinin kapısına taşır.
Matlaın ikinci mısraı neşirde "İşigün menba‘-ı ehl-i sa‘ādet" diye biter. "Sa‘ādet" kelimesi kulağa "ḥācāt" ile kafiyeli gelmez; Erünsal bu beyti Arap harfleriyle yazılışı benzeyen ama okunuşu farklı kelimelerle kurulan göz kafiyesinin divandaki seyrek örnekleri arasında sayar. Nazmî'nin mecmuasında ise aynı mısra "İşigüñ menba‘-ı ‘izz ü sa‘âdât" biçimindedir ve "-āt" kafiyesi gazelin öteki kelimeleriyle (āfāt, işārāt, heyhāt, ‘ibārāt) tam olarak uyar. Üçüncü beytin "ġamzesi" kelimesi ise Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshalarında, tezin kaydına göre, tamlama biçiminde "ġamze-i" olarak geçer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 323, gazel no. 11. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 59, 66 ve dipnot 294 (göz kafiyesi). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 11 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Resmî kaynaklar
- M. Fatih Köksal (hzl.), Edirneli Nazmî, Mecma‘u'n-Nezâ'ir, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 251-252, şiir no. 563-567 (Câfer Çelebi'nin naziresi no. 564). https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
Çevrimiçi kaynaklar






