Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ḫūblıḳda māh iderken şems-i tābān ile baḥs̱
Cānı yoḳdur kim ide ḥüsn içre cānān ile baḥs̱
‘Aḳla eydüñ ḳılmasun göñlüme hergiz i‘tirāż
Pīr-i dānā itmek olmaz ṭıfl-ı nādān ile baḥs̱
Kim ola kim ‘ışḳdan ura benüm yanumda dem
Müşkil işdür eylemek ḥikmetde Loḳmān ile baḥs̱
‘Āşıḳa her sözde la‘lüñ cān baġışlar kimse hīç
İdemez iḥyāda ol la‘l-i suḫandān ile baḥs̱
Yol keserse ‘ışḳ serhengine ‘aḳl olmaz ‘aceb
Vaḳt olur kim mūrçe eyler Süleymān ile baḥs̱
Şāh-ı gül Ṭūbā boyuñla itmesün da‘vā-yı ‘ışḳ
Ḥaddini bilsün nigārā ḳılsun aḳrān ile baḥs̱
Mülzem olup ḫacletinden Ca‘ferā baş itdi pīç
Çün benefşe ḳıldı bu zülf-i perīşān ile baḥs̱
Günümüz Türkçesiyle
1. Ay güzellikte parlak güneşle tartışırken, güzellik konusunda sevgiliyle tartışmaya onun cesareti yoktur.
2. Akla söyleyin, gönlüme hiç itiraz etmesin; bilgili bir ihtiyarın cahil bir çocukla tartışması olmaz. (Burada bilge olan gönüldür, toy olan akıl.)
3. Kim olur da benim yanımda aşktan dem vurur? Hikmette Lokman ile tartışmak zor iştir.
4. Senin yakut dudağın âşığa her sözüyle can bağışlar; diriltmekte o söz bilen yakutla kimse tartışamaz.
5. Akıl, aşkın komutanının yolunu keserse şaşılmaz; olur ki karınca da Süleyman ile tartışır.
6. Gül padişahı, senin Tûbâ gibi boyunla aşk davasına girişmesin; ey güzel, haddini bilsin, akranıyla tartışsın.
7. Ey Ca'fer, menekşe bu dağınık zülüfle tartışmaya girince yenildi ve utancından başını büktü.
Edebî ve Tarihî Yorum
Otuz Şairin Zemini
Redifteki Arapça "baḥs̱" kelimesi, medresede bir meseleyi karşılıklı tartışmak, münazara etmek demektir. Her beyit bir tartışmayı ve o tartışmada kimin haddini bilmesi gerektiğini anlatır: ay güneşle tartışabilir ama sevgiliyle tartışamaz; akıl gönülle, aşk davacısı âşıkla, gül sevgilinin boyuyla, menekşe zülüfle boy ölçüşemez. Kafiyeler "-ān" sesinde birleşir: tābān, cānān, nādān, Loḳmān, suḫandān, Süleymān, aḳrān, perīşān.
Nazmî'nin Mecma'u'n-nezâ'ir'inde bu redif Ahmed Paşa'nın "İtmesün hurşîd-ı rahşân rûy-ı cânân ile bahs" diye başlayan gazeline aittir ve mecmuanın en büyük nazire gruplarından birini toplar. Câmî'nin ardından Câfer Çelebi gelir; sonra Vasfî, Sultan Süleyman, Amrî, Mahremî, Şem'î'nin üç şiiri, Revânî, Şevkî, Lâmi'î, Usûlî, Mu'îdî, Me'âlî, Sabâyî, Hadîdî, Sâkî, Sehî, Şehzade Korkut'un Harîmî mahlasıyla yazdığı nazire, Hilâlî-i Kazzâz, Kastamonulu Latîfî, Helâkî, Sürûrî-i Müderris, Hayretî, Gedâyî, Selmân, Sabûhî ve Nazmî sıralanır. Mecmuayı yayımlayan Köksal'ın sayımına göre Nazmî'deki bütün nazirelerin yaklaşık beşte biri Ahmed Paşa'nın şiirlerine yazılmıştır; bu gazel o geleneğin en kalabalık halkalarından biridir ve Câfer Çelebi'nin şiiri grubun başında, Câmî'nin hemen ardından gelir.
Karınca ile Süleyman
Gazelin beyitleri bilinen kıssalara ve kişilere dayanır. Üçüncü beyitte Lokman hikmetin, dördüncüde sevgilinin konuşan dudağı ölüleri dirilten nefesin temsilcisidir; dudağın her sözde can bağışlaması, Hz. İsa'nın diriltme mucizesini çağıran bilinen bir mazmundur. Beşinci beyitte Neml suresinde anlatılan, Süleyman'ın ordusu karşısında konuşan karınca hatırlanır: akıl, aşkın komutanına yol kesmeye kalkarsa, bu da bir karıncanın Süleyman'la tartışmasına benzer. İkinci beyit alışılmış hiyerarşiyi tersine çevirir; bilge ihtiyar gönüldür, cahil çocuk ise akıl.
Gazeli bir hüsn-i ta'lil bitirir. Menekşenin başı eğik açması, sevgilinin dağınık zülfüyle tartışıp yenilmesine ve utancından başını bükmesine bağlanır. Matlaın ilk kelimeleri nüshadan nüshaya oynar: Erünsal'ın tezine bakılırsa Paris nüshası ilk beyitte "māh iderken" yerine "ay iderken", Hâlet Efendi nüshası "ay iderse" okur; Paris ve Hâlet Efendi nüshalarında altıncı beyitteki "da‘vā-yı ‘ışḳ" (aşk davası) yerine "da‘vā-yı ḥüsn" (güzellik davası) vardır. Nazmî'nin metninde de matlaın ikinci mısraı "Yok durur cânı kim ide hüsn-i cânân ile bahs" biçimindedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 325-326, gazel no. 14. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 14 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Resmî kaynaklar
- M. Fatih Köksal (hzl.), Edirneli Nazmî, Mecma‘u'n-Nezâ'ir, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), giriş s. 27; s. 264-274, şiir no. 602-632 (Câfer Çelebi'nin naziresi no. 604). https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
Çevrimiçi kaynaklar






