Özgün Metin
Vezin: her bölüm – – . – – (mef'ûlü fa'lün) düzeninde
Ey cân-ı ‘âlem her sırra maḥrem ve’y ġonca gül-fem ġâyet güzelsin
Ey cân-ı ‘âlem bir ince belsin her sırra maḥremsin bî-bedelsin
Gâyet güzelsin sen bî-bedelsin bir ince belsin tûl-i emelsin
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey âlemin canı, her sırrın mahremi ve ey gonca ağızlı, pek güzelsin. Ey âlemin canı, ince bellisin, her sırrın mahremisin, eşsizsin. Pek güzelsin, sen eşsizsin, ince bellisin, (bütün) uzun emellerin (hedefisin).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir bir satrancîdir. Bu türde mısralar kısa parçalara ayrılır ve aynı parçalar satranç taşları gibi yer değiştirerek yeniden gelir. Hakverdioğlu'nun makalesi cönkteki şiirlerin yalnız ilk nazım birimlerini yayımladığı için bu şiirin ilk bölümünü biliyoruz. Bölümler "âlem / mahrem / gül-fem" ve "güzelsin / belsin / bî-bedelsin / emelsin" sesleriyle iç kafiyeler kurar. Vezin tespiti bizimdir; halk şairlerinin aruzlu şiirlerinde olduğu gibi bazı hecelerde kalıba tam uymayan yerler bulunabilir. Makalede mısralar sayfa genişliği yüzünden bölünerek dizilmiştir; burada her mısra tek satırda birleştirilmiştir. Makale bu şiir için Ahmet Talat'ın (Onay) 1933 tarihli kitabının 171. sayfasını gösterir. Şiirin kime ve hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Satrancî, aruzlu âşık şiirinin söz oyununa en açık türlerinden biridir. Bu parçada mısralar kısa bölümlere ayrılır ve aynı bölümler ("ey cân-ı âlem", "her sırra mahrem", "gâyet güzelsin", "bî-bedelsin", "bir ince belsin") yer değiştirerek yeniden gelir; okuyan ya da dinleyen, satranç tahtasındaki taşlar gibi yer değiştiren parçaları izler. Anlam bakımından parça, sevgiliyi sıfat sıfat öven bir güzellemedir: âlemin canı, sırların mahremi, gonca ağızlı, ince belli, eşsiz. "Tûl-i emel", uzun emel, tasavvufta dünyaya bağlanmayı anlatan olumsuz bir terimdir; burada sevgili, âşığın bütün uzun emellerinin hedefi olarak anılır.
Tarihî Bağlam
Şiir, Metin Hakverdioğlu'nun 2019'da tanıttığı Merzifon Cönkü'nde Tokatlı Nûrî adına kayıtlıdır; Nûrî otuz altı şiirle cönkün en çok yer verdiği şairdir. Hakverdioğlu, Orhan Bilgin'e dayanarak Merzifonlu Eyüb Sabrî'nin Nûrî'yi sık sık Merzifon'a davet ettiğini aktarır; Nûrî'nin cönkteki ağırlığı bu dostlukla açıklanabilir. Nûrî mahlasını kullanan başka âşıklar da bulunduğu için cönkteki her Nûrî şiirinin Tokatlı Nûrî'ye ait olduğu kesin değildir; makale bu şiirleri Tokatlı Nûrî'ye bağlar. Şairin hayatı ve Amasya ile bağı için Tokatlı Nûrî sayfasına bakılabilir. Akman'ın maddesine göre "Ey cân-ı âlem" dizesiyle başlayan Nûrî şiiri de Kastamonu'dan derlenip bestelenen şiirleri arasındadır. Hakverdioğlu bu şiir için Ahmet Talat'ın (Onay) Tokatlı Nûrî kitabının 171. sayfasını gösterir; şiirin tam metni oradadır. Makalenin kaynakçasında bu kitabın yılı 1993 diye geçer, metin içinde ise 1933 yazılıdır; Akman'ın maddesi de kitabı 1933 tarihli verir. Şiir cönkün 26. sayfasında, makalenin 549. sayfasındadır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 549 (Cönk, s. 26). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
Kitaplar
- Eyüp Akman, "Nûrî, Tokatlı", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nuri-tokatli
- Ahmet Talat Onay, Âşık Tokatlı Nûrî, Çankırı 1933, s. 171 (Hakverdioğlu 2019 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar






