Elif, be, te, se, cim: deyişin ilk dörtlüğü Arap alfabesinin ilk harflerini sırayla anar ve her birinden bir anlam çıkarır. Harflerin ardında bir mana arayan bu söyleyiş, tasavvufî halk şiirinin bilinen bir tarzıdır. Sözler Derviş Süleyman adına, ezgi Âşık Hamza Pektaş adına kayıtlıdır. Ezgiyi Merzifon'da Pektaş'ın kendi sesinden kaydedip notaya alan Erkan Demirtaş ile Berkay Gençer, bu işi AB'nin desteklediği CultureCIVIC programı içinde yapmıştır. Repertükül arşivindeki numarası 2097'dir; TRT'nin listelerinde yoktur.
Künye
- Arşiv no: Repertükül arşivi 2097; TRT repertuvarında değildir
- Yöre: Amasya, Merzifon
- Tür: deyiş
- Kaynak kişi: ayrıca yazılmamıştır; kayıt besteciden alınmış, icra besteciye aittir
- Derleyen ve notaya alan: Erkan Demirtaş, Berkay Gençer
- Derleme tarihi: verilmemiştir
- Makamsal dizi: Hüseyni; karar ve bitiş sesi La
- Usul: 7/8
- Ses alanı: kayıtta en pes ses Si bemol (2 koma), en tiz ses Fa, genişlik beş ses
- Söz: Derviş Süleyman
- Müzik: Âşık Hamza Pektaş
- Kaynak bağlantısı: TRT'de bir karşılığı olmadığından künye ve sözler Repertükül arşivindeki notada
Sözleri
Derviş Süleyman adı kayıtta tek başına durur: kim olduğu, hangi dönemde yaşadığı yazılmamıştır, yayımlanmış kaynaklarda da bir izine rastlanmadı. Şairin eski mi çağdaş mı olduğu bilinmeyince ihtiyatlı davranıldı ve beş dörtlükten yalnız birincisi alındı; ötekiler kaynak kayıtta okunabilir.
Vücudum hallolup serden geçince
Elif be harfinde devran görünür
Te tebarek Allah se'yi seçince
Cim cemal aynası seyran görünür
"Vücudum hallolup serden geçince", varlığım çözülüp başımdan, yani benlikten vazgeçince demektir. O zaman elif ile be harfinde dünyanın dönüşü görünür; "te" harfi "tebârek Allah" sözüne, "cim" harfi "cemâl", yani Tanrı'nın güzelliğine bağlanır ve cemal aynası seyre açılır. Harfleri bir kelimenin baş harfi gibi okuyan bu oyun, deyişin geri kalanında yerini cem törenine bırakır. İkinci dörtlükte cem için bir araya gelinmesi, bacı ve kardeşlerin, muhiplerin birliği anlatılır; "lahmike" sözüyle Hz. Muhammed'in Ali'ye "Senin etin benim etimdir" dediği rivayetine işaret edilir ve bu sözde "bir ten" görünür.
Üçüncü dörtlük doluyu içip mest olmayı, "aşkola" denince posta oturmayı ve kâmil bir mürşide dost olmayı anlatır. Dördüncüsünde Hakk'ı ihlasla sevenin yorulmayacağı, cehenneme girse ateşin ona ateş olmayacağı söylenir. Son dörtlükte mahlas gelir: Süleyman, Hünkâr'dan hidayet diler ve Kur'an'dan aktarılan "yâ leytenî" ("keşke") sözüyle Firdevs cennetinde bir mesken görür. Hünkâr burada büyük olasılıkla Hacı Bektaş'a verilen "Hünkâr" sanının yankısıdır; kayıt bunu açıklamaz.
Hikâyesi
Deyişin yazılışına ya da Derviş Süleyman'a dair yayımlanmış bir anlatı bulunamadı. Âşık Hamza Pektaş'ın ezgiyi ne zaman bağladığı da kayıtta yer almaz. Bilinen tek şey, eserin bugün Merzifon'da bu ezgiyle okunduğu ve derlemenin besteciden yapıldığıdır.
Müzikal Özellikleri
Hüseyni dizisinde, 7/8 aksak usulünde bir deyiştir; hem kararı hem son sesi La'dır. Kayıttaki ses alanı değerleri birbiriyle tam örtüşmez: en pes ses Si bemol (2 koma) yazılmıştır, oysa ezgi daha pesteki La'da karar kılar. Beş seslik genişlik, Si ile Fa arasını tutar. Bu durumda pes sesin La olması ya da sayımın karar sesini dışarıda bırakması mümkündür; notayı görmeden hangisinin doğru olduğu söylenemez.
Okuyanlar ve Kayıtlar
İcraya dair elde olan tek bilgi, notanın Âşık Hamza Pektaş'ın okuyuşundan yazıldığıdır. Aynı programla Merzifon'da derlenen öbür parçalar arasında Âşık Erdal Denk'in ve Âşık Bendemi'nin eserleri de bulunur. Deyişin başka sesler tarafından plağa ya da albüme okunduğuna dair bir kayıt yok.
Bu deyişi ilde derlenmiş semah ve türkülerin arasına yerleştiren genel çerçeve Yeşilırmak'ın Ezgisi yazısında kurulur.
Kaynakça
- Repertükül, "Vücudum Hallolup Serden Geçince", Repertükül arşivi no. 2097, künye, sözler ve derleme notu. https://www.repertukul.com/VUCUDUM-HALLOLUP-SERDEN-GECINCE-2097
Çevrimiçi kaynaklar






