Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Maṭla‘-ı envâr-ı Ḳur’ân-ı Kerîm
Oldı Bismillahirraḥmânirraḥîm
Başla ey dil sen anıñla bu işe
‘Avn-i ḥaḳla tâ ḥıtâma irişe
Maḳsadıñ ḳoşdur aña rîş oldı o
Ḳuş ḳanadsız uçsa olur ser-fürû
Ehl-i ‘aşḳ tesbîhidür çün besmele
Besmelesiz söze dirler velvele
Besmele miftâḥdur her pîşeye
Ansız işiñ pâyı uġrar tîşeye
Ḫâliḳa ḥamd eyleyelim ba‘d ez-în
Çün bize virdi lisânla zîb ü zîn
Ḥamd-i Ḥaḳḳı kim ki eylerse edâ
İrgürür in‘âmın aña ol Ḫudâ
Ḥamd her dem ni‘meti efzûn ider
Dostı memnûn düşmeni maḥzûn ider
Re’s-i şükr oldı ḥam(i)d bî-iştibâh
Bu söze ḳavl-i resûl-i Ḥaḳ güvâh
Ḥamd ile mevṣûf olan maḥmûd olur
Ni‘meti bol sofrası memdûd olur
Bî-‘aded olsun ṣalâtile selâm
Ol resûle kim odur ḫayrü’l-enâm
Âline olsun selâm enṣârına
Bâ-ḥuṣûṣ ol dûstân-ı çârına
Bil olardur ‘âşıḳânıñ aḳdemi
Ya‘ni maḥbûb-ı Ḫudânıñ hem-demi
Bir nefescik olmadılar ġayr ile
Bu sebebden yâd olurlar ḫayr ile
Ḫayr ile añ hem-dem-i peygamberi
Tâ olasın bu cihânıñ ser-veri
Kim ki sevmez anlarıñ bir ferdini
Dûzaḫ içre artırır ḥaḳ derdini
Kim ki uyar dâr-ı âḫret şâhına
Hîç baḳar mı işbu dünyâ câhına
Meslek-i aṣḥâba iden iḳtidâ
Bâb-ı maḳṣûda bulur ol ihtida
Kâmilâ aṣḥâb izinde pey-rev ol
Ehl-i sünnet mezhebinde reh-rev ol
Günümüz Türkçesiyle
1. Kur'ân-ı Kerîm'in nurlarının doğduğu ilk söz "Bismillâhirrahmânirrahîm" oldu.
2. Ey gönül, bu işe sen de onunla başla ki Hakk'ın yardımıyla sonuna ulaşsın.
3. Maksadın bir kuştur, besmele de onun kanat tüyü oldu; kuş kanatsız uçmaya kalksa başaşağı düşer.
4. Besmele aşk ehlinin tesbihidir; besmelesiz söze boş gürültü derler.
5. Besmele her işin anahtarıdır; onsuz işin ayağı baltaya uğrar (iş baştan kesilir).
6. Bundan sonra Yaratan'a hamd edelim, çünkü bize dil ile süs ve güzellik verdi.
7. Kim Hakk'a hamd borcunu yerine getirirse, Allah ona nimetini ulaştırır.
8. Hamd nimeti her zaman artırır; dostu sevindirir, düşmanı üzer.
9. Hamd şüphesiz şükrün başıdır; bu söze Hakk'ın elçisinin sözü tanıktır.
10. Hamd ile anılan kişi övülmüş olur; nimeti bol, sofrası geniş olur.
11. Sayısız salât ve selam, insanların en hayırlısı olan o elçiye olsun.
12. Selam onun ailesine, yardımcılarına, özellikle o dört dostuna olsun.
13. Bil ki âşıkların en öncesi onlardır; yani Allah'ın sevgilisinin can yoldaşları.
14. Bir nefes bile başkasıyla olmadılar; bu yüzden hayırla anılırlar.
15. Peygamberin yoldaşlarını hayırla an ki bu dünyanın başı olasın.
16. Kim onlardan birini bile sevmezse, Hak cehennemde onun derdini artırır.
17. Ahiret yurdunun şahına uyan kimse bu dünyanın makamına, mevkiine hiç bakar mı?
18. Ashabın yoluna uyan kişi maksat kapısına varan doğru yolu bulur.
19. Ey Kâmil, ashabın izinden yürü; ehl-i sünnet mezhebinin yolcusu ol.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir on dokuz beyitlik bir mesnevidir ve aruzun "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Mesnevide her beyit kendi içinde kafiyelenir: "Kerîm / -raḥîm", "işe / irişe", "besmele / velvele" gibi. Mahlas son beyitte geçer. Şiir, Abdurrahman Kâmil Efendi'nin Divançe'sinin ilk şiiridir ve eserin açılış beytiyle başlar. Yazmadaki yeri karışıktır: ikinci sayfada yalnız ilk yedi beyit bulunur, sonradan yapıştırılan 86b sayfasında on yedi beyit yer alır, mahlas beytini de içeren son iki beyit ise seksen birinci sayfadadır. Avni Erdemir bu parçaları birleştirerek mesneviyi on dokuz beyit olarak yayımlamıştır. Dokuzuncu beyitteki "ḥam(i)d" yazımı da onundur ve vezin gereği kelimenin üç heceli okunduğunu gösterir.
Anlam ve Söz Sanatları
Mesnevi, klasik eserlerin girişindeki sırayı izler: önce besmele, ardından Allah'a hamd, sonra Peygamber'e salât ve dört halifeye övgü. Erdemir de şiiri bu açıdan klasik mesnevi geleneğine uygun bulur. İlk beş beyit besmelenin değerini anlatır. Üçüncü beyitte maksat bir kuşa, besmele bu kuşun kanat tüyüne benzetilir; kanatsız kuşun başaşağı düşmesi, besmelesiz başlayan işin akıbetini gösterir. Beşinci beyitteki "anahtar" ve "balta" sözleri de aynı düşünceyi gündelik bir dille söyler.
Hamd bölümünde dokuzuncu beyit, hamdin şükrün başı olduğunu bildiren ve Hz. Peygamber'e nispet edilen söze açıkça dayanır; şair bunu "ḳavl-i resûl" diye kendisi söyler. Onuncu beyitte "ḥamd" ve "maḥmûd" aynı kökten gelir ve "memdûd" ile ses bakımından da eşlenir; bu kelime oyunu bizim tespitimizdir. On dördüncü beyitte "ġayr" (başkası) ve "ḫayr" (iyilik) yakın sesli kelimelerdir, on beşinci beyit de "ḫayr ile" sözüyle başlayarak öncekine bağlanır. Son iki beyit şiiri bir ilke ile kapatır: ashabın yolu maksada ulaştırır. Erdemir, mahlas beytine dayanarak Kâmil Efendi'yi ehl-i sünnet yolunun yolcusu olarak tanımlar. Bir müftünün şiir defterini böyle bir mesneviyle açması, eserin tasavvufî aşk anlatısını baştan bir itikat çerçevesine yerleştirir; bu yorum bizimdir.
Kaynakça
- Avni Erdemir, "Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi'nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri", Amasya İlahiyat Dergisi, 12, Haziran 2019, s. 176-177 (metin), s. 170-171 (şiir hakkında), doi:10.18498/amailad.579964. https://dergipark.org.tr/tr/pub/amailad/article/579964
- Mecdîzâde Abdurrahman Kâmil, Divançe, Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu, Yz. A 8993, s. 2, 86b ve 81 (müellif hattı).
Çevrimiçi kaynaklar






