Edîb Mustafa Efendi, Amasya'nın Zanalızâde ailesinden kadı Seyyid İbrâhim Efendi'nin oğludur; İstanbul'da okuyup müderrislik ve kadılık yollarından geçmiş, devriye mevleviyeti rütbesine kadar yükselmiş, son görevi olan Tokat kadılığından azledilince doğduğu şehre dönmüş ve 1247 (1831-32) yılında burada ölmüştür. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar Amasya Tarihi'nin yedinci cildinde ona altı cümlelik bir madde ayırır ve son cümlede onu "âlim, şâir" diye niteler. Şiirlerinden tek mısra aktarmaz. Hüsameddin'in metni kelime açıklamalarıyla birlikte Edîb Mustafa Efendi-Kadızâde araştırmasında okunabilir.
Hüsameddin'in Kaydı
Madde, adı "elif" harfiyle başlayan Amasyalıların sıralandığı bölümde, Lâdikli Edîb Mehmed Efendi'den birkaç madde sonra gelir:
Amasyalıdır. Kudâtdan Zanalızâde es-Seyyid İbrâhim Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi'nin mahdûmu ve kibâr-ı kudâtdan es-Seyyid Mehmed Efendi'nin birâderidir. İstanbul'da tahsîl-i ulûm edib müderris, kadı olarak devr-i bilâd etdi. Ba'dehû devriye mevâlîsinden olup Tokat kazâsından ma'zûlen Amasya'ya geldi. 1241'de ihtiyâr-ı tekâüd edib 1247 sâlinde vefât etdi. Âlim, şâir, tab'an latîf, mütekellim bir zât idi.
Bugünkü dille: Amasyalıdır. Kadılardan Zanalızâde Seyyid İbrâhim Efendi'nin oğlu, büyük kadılardan Seyyid Mehmed Efendi'nin kardeşidir; babasının babası Seyyid Hacı Mehmed Efendi'dir. İstanbul'da ilim tahsil etti, müderris ve kadı olarak şehir şehir dolaştı. Sonra devriye mevleviyeti rütbesindeki kadılar arasına girdi ve Tokat kadılığından azledilince Amasya'ya geldi. 1241'de emekliliği seçti, 1247 yılında öldü. Bilgin, şair, yaratılıştan nazik ve konuşması güzel biriydi.
Hayatı
Kayıtta doğum yılı, İstanbul'daki hocaları ve hangi medreselerde ders verdiği yazılı değildir. Görev yerlerinden yalnız sonuncusu, Tokat bilinir. "Devriye mevâlîsi", ilmiye sınıfında büyük şehirlerin mollalıklarını sırayla dolaşan yüksek rütbeli kadıları anlatır; Mustafa Efendi'nin bu sınıfa geçmesi, meslek hayatının sıradan kasaba kadılığının üstüne çıktığını gösterir. Tokat'tan azledildikten sonra yeni bir görev istemeyip Amasya'ya yerleşmiş, 1241'de (1825-26) tekaütlüğü kendi isteğiyle seçmiştir. Ölümüne kadar geçen altı yıl ise karanlıkta kalır.
Son cümledeki iki sıfat açıklama ister. "Tab'an latîf", yaradılışı ince, hoş huylu demektir; "mütekellim" ise burada güzel ve etkili konuşan anlamındadır, kelâm ilmiyle uğraşan biri anlamına da gelebilir. Hangisinin kastedildiği metinden çıkmaz.
Ailesi
Babası Seyyid İbrâhim Efendi kadıydı; ağabeyi ya da kardeşi Seyyid Mehmed Efendi'yi Hüsameddin "kibâr-ı kudât", yani büyük kadılardan sayar. Kendi adının yanındaki "Kadızâde" lakabı muhtemelen babasının mesleğinden gelir, ama madde bunu açıkça yazmış değildir. Aile adı olarak verilen Zanalızâde ise Amasya'nın doğusundaki Zana köyünden gelip XVII. yüzyıl sonundan itibaren şehrin ilmiye ve ayan katında yer tutan bir sülâleyi gösterir. Hüsameddin bu sülâlenin başına 1140'ta (1728) ölen müftü Zanalı Seyyid Hacı Ahmed Efendi'yi koyar. Mustafa Efendi'nin dedesi Seyyid Hacı Mehmed Efendi'nin bu Ahmed Efendi'ye nasıl bağlandığını Hüsameddin göstermez.
Kitapta "Kadızâde" ile "Zanalızâde" adlarının yan yana geçtiği bir başka yer de vardır ve karıştırılmaması gerekir. Altıncı cildin İbrâhim Efendi-Kadızâde es-Seyyid el-Hâc maddesine göre, 1268'de (1851-52) Köprü kadısıyken ölen Seyyid Mehmed Efendi'nin dul eşiyle "Köşe Kadısı" diye tanınan Zanalızâde Seyyid Mustafa Efendi evlenmiş, bu yüzden onun soyuna da "Kadızâde" denmiştir. Bu Mustafa Efendi, 1247'de ölen şairimizden sonraki bir kuşağa aittir; ad benzerliği iki ayrı kişiyi gösterir.
Şiiri
Hüsameddin onu şair sayar ama şiirinden örnek vermez, bir divanından ya da şiirlerinin bulunduğu bir mecmuadan da söz etmez; bugün de şiirlerine ulaşılamamıştır. "Edîb" sözü mahlası da olabilir, adının bir parçası da; madde bu konuda sessizdir. Hüsameddin maddeleri kişinin bilinen adına göre dizer ve şairlerde çoğu zaman mahlası öne alır. Aynı harf bölümünde yer alan ve Lâdik doğumlu olan Edîb Mehmed Efendi başka bir kişidir; XVIII. yüzyıl başında yaşamıştır.
Kronoloji
1241 (1825-26): Tokat kadılığından azledildikten sonra Amasya'da emekliliği seçer.
1247 (1831-32): Amasya'da ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 50-51 (e-kitap s. 280), "Edîb Mustafa Efendi-Kadızâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page280.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 615-618 (e-kitap s. 193), "Ahmed Efendi-Zanalı el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page193.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 198 (e-kitap s. 70), "İbrâhim Efendi-Kadızâde es-Seyyid el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page70.html
Çevrimiçi kaynaklar
